Eğitim, Çocuğu Tanımak ve Sevmekle Başlar !

Eğitim, Çocuğu Tanımak ve Sevmekle Başlar !
Cuma, 20 Ocak 2017 19:45

Yeni eğitim müfredat programları düzenlenirken… 
Gelişmiş ülkelerde bu dersler ilkokuldan itibaren bölgesel ihtiyaçlara göre ortaöğretim sonlanana kadar veriliyor.

Kışları karlı, buzlu geçen bölgelerde çocuklara kayak, buz pateni, kızak kayma gibi dersler verilirken, sıcak bölgelerde bu derslerin yerini yüzme, sutopu gibi sporlar alıyor. Atletizm ise tüm bölgelerin vazgeçilmesi. 

Bizde ise varsa yoksa top peşinde koşturmak. Okullarımızı büyük çoğunluğunda doğru dürüst bir basketbol ya da voleybol sahası olmadığı gibi yer jimnastiği ve aletli jimnastik için gerekli donanıma sahip kapalı salon sayısı da çok az. 

Millî Eğitim Bakanlığı’nın okullardaki ders müfredatını değiştirirken, bu eksiklikleri de göze alması gerektiğini düşünüyorum.

www.muhsinyazici.com

 
Cuma, 20 Ocak 2017 19:11

Eğitim anlayışımız yetersiz 
Çocuklarımız, halen yürürlükte olan öğretmen merkezli, ezbere dayanan, takvim ile kısıtlanmış, konuların gerçekten öğrenilip öğrenilmediğini sorgulamayan, öğrenilememiş konuların yeniden ele alınmasına zaman ayırmayan, merkezi sınav takvimine ipotekli, öğretmenliği sınav teknisyenliğine dönüştürmüş olan, öğretmenlerinin niteliği ve niceliği kadar okullarının arasında da dağlar kadar farklılıkları olan bir eğitim sisteminin içinde, kendilerini var etmeye çalışıyorlar.

Bu ortam içinde çocuklarımızın başarılı olmasını beklemek gökten üç elmanın düşmesini beklemekten farklı değil. Çocuklarımız için asla gökten üç elma düşmeyeceği gibi, ilerleme treni kaçıyor ve treni kaçıranların ikinci bir şansı da olmayacaktır. 

www.muhsinyazici.com

 
Cuma, 20 Ocak 2017 05:46

Eğitim reformu üzerine düşünceler

Milli Eğitim Bakanlığı gelişen eğitim teknolojileri üzerinde durarak “Fatih Projesi”, “Eba Bilişim Ağı”, “Bilgisayar Laboratuarları” kurarak eğitime katkı yapmayı hedeflenmiştir.

Günümüzde bilgiye ulaşmak değil, ulaşılan bilgiyi analiz etmek, içselleştirmek, yeni bilgiler üretecek ve öğrenciyi eğitecek öğretmen yetiştirmeyi ciddiye almadık, eğitim camiası olarak atladık galiba…

Muhsin YAZICI – 20.01.2017

www.muhsinyazici.com

 
Perşembe, 19 Ocak 2017 07:53

Eğitim reformu üzerine

Eğitimin bütün sorunlarını kökten ve bir defada çözme girişimleri, bu konuyla bir biçimde ilgili hemen herkesin hayalidir. 17 milyon öğrenci, 30 milyonun üzerinde veli, onbinlerce eğitim yöneticisinden oluşan bu kitleyi, sistemi bütünüyle ve bir defada yaygın ve köklü değişimlerin gerektireceği “yeni öğrenci”, “yeni öğretmen”, “yeni veli” ve “yeni yönetici” niteliklerini sağlayabilmenin de güçlükleri ortadadır. Hele hele bilimdışı, ideolojik, kendi kalıpları içerisinde davranıp reform diye sunulursa başarı şansı hiç yoktur.

Büyük oranda insan, kaynak ve en önemlisi de zaman kaybına neden olacaktır.

www.muhsinyazici.com

 
Perşembe, 19 Ocak 2017 06:03

Günün şiiri: A r k a d a ş   D ö k ü m ü 

Evvela dişlerimiz döküldü,

Sonra saçlarımız,

Arkasından birer birer arkadaşlarımız.

Şu canım dünyanın orta yerinde,

Yalnız başına yapayalnız,

Kırılmış kolumuz, kanadımız,

Tatlı canımızdan usanmışız..

 

Bir şüphedir sarmış yüreğimizi,

Ya kendini aldatıyor demişiz ya bizi.

Bir şüphedir demir atmış ciğerimize.

Pamuk ipliği ile bağlamışlar bizi,

Düğüm üstüne düğüm, şöyle dursun.

Bir çalım bir kurum hepimizde,

Nereden inceyse oradan kopsun..

 

Bu canım dünyanın orta yerinde,

Hayvanlar kadar bağlanamamışız birbirimize.

Yalan mı? Gözünü sevdiğim karıncalar,

İşte: hamsiler sürü sürü,

Arılar bölük bölük geçer,

Leylekler tabur tabur..

 

Ya bizler? Eşref-i mahlukat.!

Boğazımıza kadar kendi murdar karanlığımıza gömülmüşüz.

Bizler bölük bölük, bizler tabur tabur,

Bizler sürü sepet

Yalnız birbirimizi öldürmüşüz.!

Bedri Rahmi EYÜBOĞLU

www.muhsinyazici.com

 
Perşembe, 19 Ocak 2017 05:40

Pozitivizm Nedir?

Belli çevreler “pozitivizm” anlayışının artık geçerliliğini yitirdiğini, aşılması gerektiğini, özelikle Türkiye Cumhuriyet’i kurulduğunda eğitim ve bilim alanında çok önemsenen pozitivizmin artık geçersiz olduğunu anlatmaya ve eğitim programlarından ayıklamaya çalışıyorlar.

Olguculuk olarak da adlandırılan pozitivizm akımı, felsefi bir akım olarak ortaya çıkmıştır. Anlatmaya çalıştığı durum herhangi bir durumda sebep-sonuç ilişkilerinde mantığın sadece olgulara dayandırılmasıdır. Pozitivistlere göre, elde edilen en doğru ve sağlam bilgi olgulardan elde edilen bilgidir. Pozitivizme göre olaylar olumlu bir bakış çerçevesi içerisinde değerlendirilir ve buna göre hareket edilir ya da yorum yapılır. Pozitivizm, kendi bilgi sahasını belirli kurallar çerçevesinde oluşturur.

Devamını oku...
 
Perşembe, 19 Ocak 2017 05:29

Nakilcilik ve akılcılık

Eğitimi “nakilciliğin” girdabına sokarsanız “akılcılığı” uzun süre bir daha bulamazsınız. Akıl yürüttüğünüz ve tartıştığınız her şey inanç üzerinden değerlendirileceğinden “düşünce” ve “düşünce özgürlüğü” alanı diye bir şey kalmaz. Osmanlı Devleti’inin 17. Yüzyılın başından itibaren eğitim kurumlarını incelediğinizde bilim adına ne buluyorsunuz?

Coğrafi haritalarının bile resim kabul edilip günah diye kaldırıldığı bir bilimdışı topluma varılmıştır. Darülfünunu açmak için 19. Yüzyılda verilen mücadeleye baktığınızda bilime karşı nasıl direnildiğini görürsünüz.

Koskoca Osmanlı’dan bilim adına bize kalan nedir? 

www.muhsinyazici.com

 
Perşembe, 19 Ocak 2017 05:09

Günün üzücü olayı

Reina katliamcısı İstanbul Esenyurt’ta bir sitede yakalanınca gazeteci kılıklı Cemil Barlas demiş ki: “Katil, çocuğu ile yakalanmış… Katili konuşturmak için o çocuk da ne şekilde kullanılması gerekiyorsa kullanılmalı… Ahlakı sakıncası yok…”

Kendisinde ahlak ve insanlık duygusu olmadığından olsa gerek…

www.muhsinyazici.com

 
Çarşamba, 18 Ocak 2017 06:41

Kendi şablonumuz iyi midir?

Eğitim müfredatı geliştirirken temel anlayışımız:

  • Kafamızdaki insan tipini nasıl üretiriz.
  • Kendi şablonlarımızı topluma nasıl giydiririz.
  • Kendimiz gibi düşünmediğini düşündüğümüz anlayışın ne kadar kötü olduğunu anlatmanın derdindeyiz.
  • Toplum olarak birlikte eğitim konusunda kafa yormadık.
  • Herkes bir tarafa çekmenin ve çekiştirmenin çabası içerisindeyiz.
  • Eğitim politikasını bilimsellik etrafında oluşturamadık.
  • Eğitim reformu yapacağız diye birikimlerimizi de yok etmekle meşgulüz.

Muhsin YAZICI – 18.01.2017

 

www.muhsinyazici.com 

 
Çarşamba, 18 Ocak 2017 05:43

Bizden hatırlatması

Sürekli olarak “cehennem tehdidiyle korkutun, cennet vaadiyle ödüllendirilen” çocuklardan eleştirel düşünmeyi nasıl bekleyeceksiniz. Cemaat ya da tarikat kültürü içinde “biat” anlayışının egemen olduğu yerde bilimsel düşünebilen, sorgulayan, karşı çıkan, tartışan bireyleri beklemek hayalden başka bir şey değildir.  

Muhsin YAZICI – 18.01.2017

www.muhsinyazici.com 

 
Çarşamba, 18 Ocak 2017 04:26

Üstün yetenekli çocuklar soyut ve somutu fark eder

Güçlü bir sözel beceri, tutkulu hayal gücü, yoğun merak, bulmacalara karşı ilgi, sabırsızlık, karmaşık düşünme, politik meseleler hakkında fikir yürütme, gelişmiş mizah...

Uzmanlara göre çocuğunuz eğer bu ortak özelliklerden birkaçına sahipse IQ puanı 130’dan fazla. Küçük yaşlardan itibaren de soyut ve somut kavramların farkında.

Devamını oku...
 
Salı, 17 Ocak 2017 05:10

Bizden hatırlatması

Cumhuriyet’in kuruluşuna ilişkin bir sorunumuz yok diyorlar ama iktidara yakın Eğitim-Bir-Sen’in görüşü ve önerisi:

 “Ümmetçi bir toplumdan seküler bir Türk ulusu inşa etmeyi hedef aldılar” eleştirisi ve “manevi değerlere uygun müfredat” getirilerek bu sekülerizm/laiklik aşılmalı anlayışı egemen…

Şimdi diyelim ki, sekülerizm düşüncesini aştık, İslamiyet’in hangi mezhebini, hangi tarikatını ve o tarikatın alt kollarından hangisine göre toplum ümmet anlayışı etrafında toplanacaktır. Her cemaat ya da tarikat diğerini adeta sapkın olarak kabul etmekte ve varlıklarına tahammül edememekte…

Laik toplum, toplumsal barışın ve toplumsal birliğin çimentosudur. Eğer bu çimentoyu yok ederseniz adeta toplumu parçalamanın yollarını açarsınız. Ya da bir mezhebin ya da tarikat anlayışını topluma zorla dayatırsınız.

Günümüz dünyasında dayatma ile ne kadar sürer?

İnanç ve yaşam biçimlerine müdahalenin yolu açıldı mı nerede duracağı belli değildir.

Muhsin YAZICI / 17.01.2017

www.muhsinyazici.com

 
Pazartesi, 16 Ocak 2017 14:55

Amerikalıların, Batılıların istedikleri şey...

Cehalet tüm beyinlere yayılsın ki, bu ülke geçmiş yüzyılların batağında çırpınsın dursun. Geleceğin, bilimin yol açıcılığı üzerinde hızla ilerlediğinin farkında olmasın! 
Ne işin var senin bilim, kültür, bilimsel düşünce, evrim-biyoloji-genetikle! Onları yok et ki, ben de seninle istediğim gibi oynayayım!

Devamını oku...
 
Pazartesi, 16 Ocak 2017 07:18

Günün sorusu: İslam dünyası neden perişan? 
İslam Dünyası Batı’nın çelik çomağı olmuş durumda.

Yoksulluk neden diz boyu?

1.5 milyar Müslüman neden Batı’nın oyuncağı?

Neden insan hak ve özgürlükleri, ifade özgürlüğü, demokrasi, bilim kültürü ve düşüncesi bu ülkelerde kök salamamış? 

Neden İslam ülkelerinde bir ulus bütünlüğü yok da, yüzyıllar öncesinin ümmetçilik oyunu oynanıyor?

Devamını oku...
 
Pazartesi, 16 Ocak 2017 05:33

Anne/babaların dikkatine

  • Çocuklar, algılamanın başladığı küçük yaşlardan itibaren “taklit” ederek öğrenirler. Bu taklitlere son verildiğinde ise “kişilik” gelişimi başlar.

www.muhsinyazici.com

 
Pazartesi, 16 Ocak 2017 05:28

Günün sözleri

  • Bence artık kendinize gelin. Çünkü parlatıcıyla aydınlanmaz gelecek. Fön çekmekle düzelmez yaşam ve fondötenle kapanmaz yaralar. Müşfik Kenter
  • Gerçek demokratik ilke, hiç kimsenin halkın üzerinde bir güce sahip olmaması demektir. Lord Acton

www.muhsinyazici.com

 
Pazartesi, 16 Ocak 2017 05:08

Günün düşündüren olayı

Ülkemin bir yerinde kedi evi kuran gençlere saldırıldı, ikincisinde kedi evi kuran bir psikolog öldürüldü.

Karda kışta sokak hayvanlarını düşünmek ahlaki bir tercihtir. Vicdanı ona buyuruyor. Kimse emir vermiyor kedi evi kur diye. Bu vicdani tercihe yönelik bir hınç ve şiddet gelişiyor.

Devamını oku...
 
Pazartesi, 16 Ocak 2017 04:55

Bizden hatırlatması

Dünya devleti olabilmek için sağa sola inşaat, tünel, yol yapmakla, musluk takmakla, yerlere fayans döşemekte olmuyor.

Devamını oku...
 
Pazar, 15 Ocak 2017 11:38

Macaristan 1941 yılında Amerika’ya savaş ilan eder

11 Aralık 1941'de 10 milyonluk Macaristan, dünyanın en güçlü ülkesi ABD'ye savaş ilan eder (Almanya ve Japonya'nın müttefiki olduğu için). Ve anlatılanlara göre Franklin D. Roosevelt, savaşın ilk günlerinde bir danışmanına Macaristan'ın bir cumhuriyet mi yoksa krallık mı olduğunu sorar.

Devamını oku...
 
Pazar, 15 Ocak 2017 11:30

Evrim Teorisi Nedir: Teori ve Gerçek

Dünyadaki tüm bilim adamları tarafından gerçek kabul edilen, hem labaratuarda, hem doğal hayatta defalarca gözlemlenmiş, tüm TIP ve biyoloji dünyasının rehber edindiği teorinin ülkemizde bir sürü insan tarafından yalan ve yanlış sanılması son derece endişe verici ve üzücü bir durum. Son yıllarda Evrim Teorisi'ne yapılan saldırılardan sonra durum daha da vahim bir hal aldı.

Devamını oku...
 
Pazar, 15 Ocak 2017 11:09

Bizden hatırlatması: 200 yılın hesabıymış!

İstanbul Milletvekili Sayın Metin Külünk, “başkanlık sistemiyle 200 yılın hesabının sorulacağını” söylemiş. Külünk, bırakın Cumhuriyet ilanını, hesaplaşmayı padişah yetkilerine sınır getiren ilk belge olan 1808 yılında gerçekleşen Sened-i İttifak’a kadar götürüyor. 

Devamını oku...
 
Pazar, 15 Ocak 2017 10:41

Günün sorusu

Bana tek bir ülke gösterin (belki bazı İslam ülkeleri ve en geri kalmış bazı ülkeler dışında) okullarında, dahası ilkokuldan itibaren evrim kuramını ünite olarak okutmayan ülke hangisidir?

Bilimdışı ülke olma yolunda hızla ilerliyoruz.

1598 yılında rasathanesini kendi ordusuna bombalatarak bilimdışı kalan kültüre mi özeniyorsunuz? 

www.muhsinyazici.com

 
Pazar, 15 Ocak 2017 10:35

PİSA Sınav sonuçlarına kızmak

3 yılda bir yapılan PISA sınavlarında ülke öğrencilerinin neden geriye doğru ilerlediğini de yazıp değerlendirdiğinizde. “Milli Eğitim Bakanlığı”’ndan yetkililer:

-“Sonuçlar devletin aleyhine kullanılmaya başlanıyor” diye kızmaya başladılar.

Yani eğitimin kötüye gittiğini yazmak, ülke çıkarına karşı çıkma haline dönüşüyor ya da öyle gösterilmeye çalışılıyor! 

www.muhsinyazici.com

 
Pazar, 15 Ocak 2017 10:29

Ağzınızla kuş tutsanız, ülkeyi düzlüğe çıkartamazsınız...

Yok hayır, bu başlıktan kastım genel siyaset değil özel siyaset; eğitim meselesi. Ama ülkenin geleceği açısından da bir no’lu konu! 
Size, 3 yılda bir yapılan PISA sınavlarında ülke öğrencilerinin neden geriye doğru ilerlediğini de yazmayacağım. Öyle ki Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yetkililer “Sonuçlar devletin aleyhine kullanılmaya başlanıyor” diye kızmaya başladılar. Yani eğitimin kötüye gittiğini yazmak, vatan hainliği suçlamasından önceki basamak haline dönüşüyor! 
Derdim, bakanlığın açıkladığı yeni eğitim müfredatı taslağı ve burada yapılan değişiklikler. 

Devamını oku...
 
Pazar, 15 Ocak 2017 10:23

Günün sorusu

Madem parlamenter sistem kötü. Peki, neden vekil sayısını 600’e, süresini de 5 yıla çıkarıyorsun? 

www.muhsinyazici.com

 
Pazar, 15 Ocak 2017 10:19

Dilin kemiği yok ki;

Devlet adamlarımız, “Şehadet çok değerli bir makam. Keşke biz de olsak!” deseler de yanlarında koruma mangaları olmadan sokağa çıkmıyorlar. 

 

www.muhsinyazici.com

 
Pazar, 15 Ocak 2017 10:17

Günün lak lakı

Elinde döviz tutan ‘makul terör şüphelisi’ sayılacaksa... 2 milyon dolarla, vatandaşlığa başvuranların ne malum tutuklanmayacağı?

www.muhsinyazici.com

 
Pazar, 15 Ocak 2017 08:22

Bilinsin istedik

2002’de kişi başına dış borç 1.900 doların altındayken, bugün 5.300 doların üstünde.

Tüketici borçları da aynı dönemde dolar bazında tam 40 kat artmış!

Ekonomik mucize dedikleri bu olsa gerek!

Prof. Hurşit Güneş

 

www.muhsinyazici.com

 
Pazar, 15 Ocak 2017 06:43

Bugünün Ortadoğusu

Süreç, diktatörlük veya askeri-siyasi parti yönetimlerinin yerini dini (İslami) siyasi partiler yer almaya başladığı ve demokrasi şemsiyesi altında halkın iradesinin yansıtılmaya çalışıldığı bunu da “ silahsız devrim” veya “ nitelikli halk hareketi” şeklinde vuku bulduğu bir döneme girilmiş durumdadır.

Önemli olan bu süreçte oluşan yeni İslami partiler veya nitelikli halk organizasyonları/hareketleri, Ortadoğu’da yeni düzende/yeni siyasal yapıda nasıl yer alacağı veya nasıl uyum sağlayacağı, geçmiş siyasal düzlemden hangi açılardan farklılık göstereceği ve etkileri neler olacağı, yeni yapılanma ve oluşum sürecinde hangi uygulamalar, unsurlar ortaya çıkacağı sorularının analiz edilmesi ve yanıtlaması gerekir. Bu soruları bütün çıplaklığıyla yanıtını görmek için Ortadoğu’daki yeni süreci izlememiz gerekmektedir.

Devamını oku...
 
Pazar, 15 Ocak 2017 05:32

Günün yorumu: Ortadoğu bataklığı

Ortadoğu; coğrafyasıyla, sınırlarıyla, fikirleriyle ve akımlarıyla, kaynakları ve kültürüyle, dini yapısıyla, siyasetiyle, ideolojileriyle dünya üzerindeki diğer bölgelerden farklı bir konuma sahiptir. Bu farklı konumlarından dolayı da özellikle Batı devletleri tarafından daima bölgede egemenlik savaşları ve “kendinden olan” birilerinin iktidara yerleştirilmesi, işgallerin gerçekleşmesi vb. olayların yaşanmasına sebebiyet vermiştir. 

Devamını oku...
 
Pazar, 15 Ocak 2017 05:24

Günün şiiri

Kim ermişse yüce mutluluğuna 
Bir dost ile dost olmanın, 
Kim kazanmışsa yüreğini bir soylu kadının, 
Evet, kim bu yeryüzünde, 
Bir cana canım diyebilmişse, 
Gelsin katılsın sevincimize! 
Ama kim tadamamışsa bunu ömründe, 
Çekilsin gitsin aramızdan ağlayarak.

Friedrich Schiller

www.muhsinyazici.com

 
Pazar, 15 Ocak 2017 05:07

Bizden hatırlatması

Geçmişte laiklik dinin alanını daraltmayı hedeflediyse, şimdi de laikliğin ve laiklerin alanını daraltmak gibi bir stratejinin ortak payda olduğunu düşünüyorum. Kamu alanının ve bireyin kendi yaşam biçimine ne geçmişte ne de şimdi saygı duyuluyor. Demokrasi lafta var yaşamın içinde yok…

Muhsin YAZICI

 

www.muhsinyazici.com

 
Cumartesi, 14 Ocak 2017 16:59

Eğitim reform için uzun soluklu düşünmek gerek…

Biz hala basit ve hafıza düzeyindeki yani duyduğunu aklında tutabilme, hatırlayabilme becerisini ölçen sorularla çocuklarımızı ölçüyoruz.

TEOG sistemimiz de buna dayalı. “Türkiye’nin başkenti aşağıdakilerden hangisidir?” dediğimiz zaman bizim çocuklarımız “Ankara” seçeneğini hemen buluyorlar, ama bu, üstbilişsel dediğimiz yeni bilgiler inşa etme, o bilgiler arasında ilişki kurabilmeyle ilgili bir soru değil.

Örneğin “Aşağıdaki kentlerden hangisi başkent olma özelliklerine sahiptir?” ya da “Siz Türkiye’ye bir başkent seçecek olsaydınız, hangi özelliklerle, hangi şehri seçerdiniz?” diye sorarsanız durum farklılaşır.

Elinizde bir bilgi olacak, o bilgiyi yorumlayabileceksiniz, üstüne bir de yeni bilgi inşa edebileceksiniz. En üst düzeydeki PISA soruları böyle işte.

www.muhsinyazici.com

 
Cumartesi, 14 Ocak 2017 13:48

Başarılı Öğretmenlerin Farklı Yaptığı 25 Şey

Bir öğrenciye, onu okulda başarılı yapan şeyin ne olduğunu sorduğunuzda, size muhteşem yeni bir kitap ya da harika bir eğitim film serisinden bahsetmeyecektir. Alacağınız yanıt çoğunlukla şu olacaktır: “Hep öğretmenim Bay Jones sayesinde. Çünkü o benden hiç vazgeçmedi.”

Çocukların başarılı bir eğitimden alıp hayatlarına taşıdıkları şey, genellikle kendilerine ve yaptıklarına tutku ve ilham aşılayan bir öğretmenle kurdukları ilişkide yatar. Başarıyı ölçmek kolay değil. Ve akademi dünyasında eğitimciler, öğrenmeyi nasıl ölçmeleri gerektiğini sürekli olarak yeniden değerlendiriyorlar. Ancak sorulması gereken ilk ve en önemli soru şu olmalıdır:

Devamını oku...
 
Cumartesi, 14 Ocak 2017 13:00

Anne - babalara günün önerisi...

Vicdanlı çocuklar yetiştirin, çocuklarınız başka insanların farklılıklarıyla ya da dış görünüşleriyle alay etmenin yanlış olduğunu öğretin…

www.muhsinyazici.com

 
Cumartesi, 14 Ocak 2017 06:59

PISA Mesajları

Ülkelerin eğitim sistemleri artık ülkelerin geleceklerini ve kalkınmalarını belirleyen dev bir endüstri.

15 yaş grubu öğrencilere 3 yılda bir uygulanan PISA-Programme for International Student Assesment ‘ın;OECD- Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü tarafından uygulanıyor olması ise kalkınmanın en temel ögesinin eğitim olduğunun bir kez daha altını çiziyor. Bu yüzdendir ki PISA Projesinden elde edilen sonuçlar bu endüstriye ait politikaların belirlenmesinde en etkin rolü oynuyor.

Devamını oku...
 
Çarşamba, 06 Temmuz 2011 01:35

Hizmet 

Müritlerden biri, şeyhine gelip rica etmiş:

-"Benim oğlumu iftira yüzünden hapse attılar, yardım et de kurtulsun!"

Şeyh başını sallamış:

-"Biz dünya ile ilgili işlere karışmayız!"

Müridi, öbür dünyayı garantiye almak istemiş:

-"Bari öbür dünyada bize yardım et, ahirette bizi yalnız bırakma!"

Şeyh;

-"Allah’ın işine karışmak benim ne haddime?"

Mürid dayanamamış:

 

-"Be adam, bu dünyada yardım etmiyorsun, o dünyada etmiyorsun, peki, o halde biz sana niye eşekler gibi hizmet edelim?.." 
www.muhsinyazici.com

 
Cumartesi, 14 Ocak 2017 06:45

Finlandiya Eğitim Sistemi ile Köy Enstitülerinin İnanılmaz Benzerliği

İskandinav ülkelerinin eğitim sistemleri son yıllarda dünyanın en iyi eğitim sistemi olarak biliniyor. Şüphesiz ki özellikle Finlandiya. Her yıl gittikçe daha fazla yabancı delegasyonlar Finlileri ziyaret ediyor ve bu başarının ardındaki filozofiyi inceliyor. Hatta eğitime Finlilerden %40 fazla bütçe ayırmasına rağmen lise terk oranı Finlilerden %30 fazla olan Amerikalılar bile eğitim sisteminde Finlilerden aldığı ipuçlarıyla yeni düzenlemelere gidiyor.

Aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığı da başta Finlandiya olmak üzere gelişmiş bazı ülkelerde uygulanan eğitim sistemlerini okullarımızda hayata geçirmeyi planlıyor.

Devamını oku...
 
Cumartesi, 14 Ocak 2017 06:36

Bizden hatırlatması

Ahlaklı olmanın sadece dindar olmaktan geçtiğine inananlar varsa, onlar tekçi, mutlakıyetçi, baskıcı ve despotik anlayışın yeşermesine hizmet edenlerdir.

Demokrasiyle, özgürlükle ve insan haklarıyla yakından uzaktan alakaları yoktur.

www.muhsinyazici.com

 
Cumartesi, 14 Ocak 2017 05:48

Önemli olan müfredat mı yoksa öğretmen mi?

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, müfredat programıyla ilgili ayrıntıları paylaştı.
Yeni programı askıya çıkarttı.
İsteyen öneri getirebilecek, isteyen de karşı çıktığı maddelere itiraz edebilecek.
Demokrasi dediğin böyle olur diyenler mutlaka olacaktır.
Umarız öyle olur!..
Ayrıntılarıyla ilgili detaylara girmek için henüz erken. Önce sonucu görmek gerekir, çünkü Ankara’daki tasarıların başıyla sonu çok farklı olabiliyor.

Devamını oku...
 
Cuma, 13 Ocak 2017 07:52

Finlandiya Eğitim sisteminin Bazı Özellikleri

• Öncelikle sistem, herkese eşit eğitim üzerine kurulu. Sosyal statüsü ne olursa olsun istisnasız aynı eğitim parasız alınıyor. 
• Birbirini etkileyen tüm aktörler, yani politikacı (iktidarı, muhalefeti), öğretmen, aile, herkesin ortak bir hedefi var: Çağdaş dünyanın rekabet koşullarına doğru hazırlanan çocuklar yetiştirmek. Zaten en kapsamlı uluslararası başarı ölçme verisi PISA sonuçlarında Finlandiya’nın sürekli aynı sırayı koruması bunu çok iyi açıklıyor. 

Devamını oku...
 
Cuma, 13 Ocak 2017 05:06

Günün Fıkrası: Politikacı Erdal İnönü

İsmet Paşanın oğlu Erdal İnönü, bir seçim mitingi için Rize'ye gider. Kürsüde konuşan ince zayıf uzun boylu İnönü'yü gören Temel sorar:

-“Habu konuşan adam da kimdur?”

Derler ki:

-“İsmet Inönü'nün oğlu Erdal”dır!

-“Uy desene Paşa’nun çok günahini almişuz. Rahmetli II. Dünya Savaşı yıllarında bizleri çok aç birakmişti. Baksaniza ne kadar adaletli davranmuş, kendi uşağini da aç birakarak ne hale getirmiş!”

 

www.muhsinyazici.com

 
Perşembe, 12 Ocak 2017 12:29

Öğrencilere öneriler: Etkili not alma teknikleri

Ders dinlerken aynı anda not almak birçok öğrenci için zordur. Ama etkili not alma teknikleri ile hem dersi dinleyip hem de iyi not alabilirsiniz.

Etkili not alma teknikleri

1. Dersi dinlerken etkili not almak istiyorsanız sınıfa vaktinde gelin. 

2. Tahtayı iyi görebileceğiniz ve dersi iyi dinleyebileceğiniz yerde oturun. Rahatsız olduğunuz yerde oturmanız dikkatinizi dağıtacaktır.

Devamını oku...
 
Perşembe, 06 Ekim 2011 13:03

Günün fıkrası: Kutsal Üçlü

Birkaç yüzyıl önce Papa bütün Yahudilerin Roma'yı terk etmeleri gerektiğine karar verir. Doğal olarak Yahudi toplumundan büyük bir tepki gelir. Bunun üzerine, Papa ile Yahudi toplumundan önde gelen birisiyle karşılıklı dini bir müzakere yapmalarını önerir. Yahudiler kazanırsa
kalacaklar, Papa kazanırsa gidecekler. Yahudiler çaresiz kabul eder ve temsilci olarak Moiz'i seçerler.

Devamını oku...
 
Pazartesi, 19 Aralık 2016 07:44

İnsanoğlu dahi mi(?) ahmak mı?

“İnsan, kendine özgü bir şekilde olağandışı bir yaratıktır, ateşi keşfetti, şehirler inşa etti, muhteşem şiirler yazdı, dünyaya çeşitli yorumlar getirdi, mitolojik imgeler yarattı vs. 
Fakat aynı zamanda hemcinslerine savaş açmaktan, yanılgıya düşmekten, çevresini yok etmekten vs. bir türlü vazgeçmedi. 
Terazinin bir kefesine yüksek zihinsel meziyeti, öbür kefesine bayağı salaklığı koyduğunuzda terazi neredeyse dengede kalır. 
Dolasıyla, aptallıktan bahsetmeye karar vermekle, bu yarı dâhi - yarı ahmak yaratığa saygılarımızı sunuyoruz..” 
“Hata ile aptallık arasında bir çeşit akrabalık, hatta yüzyıllardır hiçbir şeyin bozacak güçte görünmediği, gizli bir suç ortaklığı olduğu ortaya konabilir..” 

Umberto Eco

 
Pazartesi, 19 Aralık 2016 05:00

PISA eğitimde bulunduğumuz yeri belgeledi

Prof. Dr. Erhan ERKUT - MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı

PISA, OECD tarafından eğitim politikaları ve çıktılarını geliştirmek amacıyla uygulanan bir program. 2000 yılında uygulanmaya başlayan bu programa Türkiye 2003’te dahil oldu.  Üç yılda bir 15 yaşındaki öğrencilere, matematik, fen ve okuma alanlarında bir sınav veriliyor ve bu sınavda tüm ülkelerdeki öğrencilerin ortalama puanları kamuoyuyla paylaşılıyor.

Devamını oku...
 
Pazartesi, 19 Aralık 2016 04:53

Güçlü eğitim felsefesi, güçlü Türkiye demek

Şahin AYBEK - Eğitimci Yazar

Eğitim kavramını en genel anlamında insanın yetişmesi ve yetiştirilmesi olarak ele aldığımızda tüm Türkiye’yi ilgilendiren bir kavramla karşılaşıyoruz. Doğal olarak bir milyona yakın öğretmen ve on sekiz milyona yakın öğrencinin olduğu bir Milli Eğitim Bakanlığı ve velileri de işin içine katınca tüm Türkiye’yi ilgilendiren bir konu, eğitim. Cumhuriyet tarihi eğitim felsefeleri seküler ve dinsel dünya görüşlerinin kavgalarıyla geçti. Türkiye’nin kaybedecek vakti yok. Hepimiz aynı gemideyiz. Eğitim çökerse Türkiye çöker. Dünya tarihi bunun örnekleriyle dolu.

Devamını oku...
 
Pazartesi, 19 Aralık 2016 04:42

MEB PISA 2015 Ulusal Ön Raporu: Milli gelir performansta etkili

MEB’in PISA 2015 Ulusal Ön Raporu’na göre en başarılı bölge Türkiye ortalamasını geride bırakan Batı Marmara olurken, fen liseleri ise beklendiği gibi en iyi performansı gösterdi. MEB raporda, OECD’nin göstergelerinden çıkarak kimi tespitlerde de bulundu. Buna göre, gayrisafi yurtiçi hasılanın düşüklüğü, okul öncesi eğitime erişimin az olması Türkiye’nin PISA 2015’teki performansını etkiledi.

Devamını oku...
 
Pazartesi, 19 Aralık 2016 04:19

Uzman psikolog Pınar Arslan: Öğrencilerinizle ilişkinizi gözden geçirin

Öğrencilerin başarısında öğretmenin etkisi su götürmez bir gerçek. Eğitimciler, öğretmenin sadece öğreten değil, öğrenen de olduğu bir eğitim sürecinin önemini vurguluyor. Olumlu niyet, geri bildirim ve program geliştirme konularında çalışmalarını sürdüren uzman psikolog Pınar Arslan, “Öğretmenler öncelikle niyetlerini gözden geçirsin. Kendilerine “Ben bu işi yapmak istiyor muyum? Ne kadar hakkıyla yapıyorum?” diye sorsunlar. Ardından becerilerini tartsınlar. Öğrencileriyle ilişkilerini değerlendirsinler” diyor.

Devamını oku...
 
Salı, 13 Aralık 2016 19:16

Türkiye’den bilim insanı çıkması zor

‘Fen’de en üst iki seviyede olan öğrenci oranı OECD’de yüzde 7.7 iken bu oran Türk öğrenciler için sadece yüzde 0.3. Yani 333 Türk öğrenciden sadece birisi en üst iki seviyeden birinde.

PISA sonuçları, eğitim sisteminde yıllardır yapılan yanlışları bir kez daha gözler önüne serdi. Prof. Dr. Erhan Erkut, “TEOG’da 4 bin 700 öğrenci tüm soruları doğru yanıtladı. Bunlardan biri bile mi fende en üst seviyeye çıkama” diye sordu.

Devamını oku...
 
Cumartesi, 10 Aralık 2016 09:36

Singapur eğitimde nasıl başarılı oldu?

Öğrencilerin uluslararası ölçekte fen, matematik ve okuma becerilerini ölçen en önemli sınavlardan PISA'da Singapur birinci olmakla kalmadı, Singapurlu her dört öğrenciden biri üst seviyede performans gösterdi. Singapur'un bunu nasıl başardığını eğitim uzmanı Derya Şahin İpek'e sorduk.

Devamını oku...
 
Cumartesi, 03 Aralık 2016 18:24

Öğrencilerime öneriler: Daha hızlı öğrenmenin yolları

Öğrenmek zor mu geliyor? Bu 8 yöntemle her şeyi 10 kat daha hızlı öğrenebilirsiniz.

  • Gözünüze büyük görünen şeyleri parçalara ayırın.
  • Aynı anda o parçalardan sadece birine odaklanın.
  • Hatalarınızı kabul edin ve onlardan ders alın.
  • Haftada bir gün saatlerce çalışacağınıza her gün 1-2 saat çalışın.
  • Gelişiminizi gözden geçirin ve geldiğiniz noktayı görün.
  • Kendinizi test edin.
  • Diğer insanlara bildiklerinizi anlatın.
  • Bir öğrenme ritüeli oluşturun. 

Muhsin YAZICI - Eğitimci

 
Cumartesi, 03 Aralık 2016 06:25

Toplama kampları gibi…

Cemaatlerin yurtları adeta toplama kampı gibiler...

Sabah 05.45'de kalkıp hatim indireceksin, sabah, öğlen, ikindi, akşam ve yatsı namazı zorunlu kılacaksın. Okuldan çıkış saatine göre yurda geliş saati kesin... Yatış saati: 10.45, 10.30 ya da 11.00, ama zorunlu... Kurala uymayanlara ceza kesin; ev izinlerinde 2 - 5 saatleri geç gönderiliyor.  Hiç bir sosyal faaliyete izin verilmiyor... Kendi etütleri ve vaazları dışında çocukların her hangi bir şeyle karşılaşmasını istemiyorlar.

Adeta yürüyen ruhsal robotlar üretiyorlar...

Tüm yaşamları günah ve sevap ikilemi içinde geçiyor. Ne çocukluklarını ne de gençliklerini yaşayabiliyorlar.

Belli bir yaşa gelip yurttan ayrıldığında adeta birer robot gibi davranan tipler çıkıyor.

15 Temmuz 2016 tarihinde programlanmış robotların ne düzeyde işlere karıştıklarını hep beraber gördük...

Devamını oku...
 
Pazar, 27 Kasım 2016 06:19

Öğrencilerime öneriler: Egzersiz yapmak

Vücut ve zihin bir bütündür. Birinde problem varsa diğeri de etkilenir. Bu yüzden günde 20 dakikanızı beyin egzersizlerine ayırın.

Muhsin YAZICI - Eğitimci

 
Cuma, 02 Aralık 2016 05:24

Bir anı…

Leyla Tavşanoğlu 1994 yılında başından geçen para olayını anlatıyor:

“Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreterliği'ne seçilmiştim. (Gülen) Cemaatin organı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın o zamanki başkanı Harun Tokak ve Genel Sekreter Erkam Tufan Aytav -ki şu anda arananlar listesindeler- beni ziyarete geldiler. Cemiyetteki odamda çay kahvelerin yanı sıra bana Zaman gazetesinde yazı yazmamı ve yakında kurulacak Samanyolu televizyonunda program yapmamı ve bunun karşılığında da aylık 500 milyon lira teklif ettiler. O zaman çalıştığım Cumhuriyet gazetesinden aylık 15 milyon lira alıyordum.

-‘Ben Cumhuriyet yazarıyım size uymam' dedim, reddettim. O dönem bunu kabul eden çok gazeteci oldu…”

Okay Gönensin, Hasan Cemal, Şahin Alpay, Yavuz Baydar, Mehmet Barlas (her devirin adamıdır), Cengiz Çandar gibileri para için ruhlarını sattılar. İşleri bitince birer pas pas olarak kullanıldılar… Yani faydalı salaklar konumuna düştüler…

Muhsin Yazıcı

 
Perşembe, 01 Aralık 2016 08:08

TIMSS 2015 sonuçları açıklandı

Dünyada PISA ile birlikte önde gelen uluslararası öğrenci değerlendirme programları arasında gösterilen TIMSS’in 2015 sonuçları açıklandı. Buna göre 4 ve 8’inci sınıf öğrencilerinin matematik ile Fen bilimleri performanslarının değerlendirildiği programda, Türkiye tüm alanlarda puanını arttırsa da dünya ortalamasının altında kaldı. Türkiye’de kızlar erkeklerden 4’üncü sınıf matematik hariç daha başarılı oldu.

Devamını oku...
 
Pazar, 27 Kasım 2016 06:18

Öğrencilerime öneriler: Konuşmak

İnsanlarla fikir alışverişinde bulunun. Ortak deneyimleriniz üzerinden konuşun. Fikirlerinizi belirtin, yeni düşünceler geliştirin.

Muhsin YAZICI - Eğitimci

 
Perşembe, 01 Aralık 2016 06:37

Nerden nereye…

Mimarlık profesörü Ernst Egli Ankara’ya davet üzerine 1927 yılında gelir. Kendisine verilen ilk görev Mimar Kemalettin Bey’in başlattığı öğretmen okulunu (Gazi Eğitim Enstitüsü) gezip görmesidir. Birkaç gün sonra Atatürk tarafından kabul edildiğinde ona şu soru sorulur:

- Bu proje modern bir okul olarak görülebilir mi?

Devamını oku...
 
Perşembe, 01 Aralık 2016 06:14

Anne/babalara öneriler

Problemler duygularal çözülmez, duygularla anlaşılır ve mantıkla çözülür.

Anne/babalar şu üç soruyu sormalarını öneriyoruz:

  • Çocuğum neden böyle davrandı?
  • Bu konuda ona nasıl bir ders vermek istiyorum?
  • Bu dersi en iyi nasıl verebilirim?

Yukarıdaki soruların karşılığını bulup yerine getirebiliyorsanız diyecek bir şeyimiz yoktur.

Ya getiremiyorsanız ya da getirmiyorsanız…

Muhsin YAZICI – 01.12.2016

 
Perşembe, 01 Aralık 2016 03:58

Bizden hatırlatması…

Dil, en önemli iletişim aracımız. Her birimiz, dağarcığımızda her ne varsa o kadar ilişki kurabiliyoruz. Kavgamız da, sevgimiz de, hırçınlıklarımız da, övgümüz de sözcük sayımız ve onları nasıl yan yana getirebildiğimizle sınırlı. 
Yazan insanlar zaman zaman hakikaten dilleri, elleri sürçse de, kullandıkları her sözcüğün, o sözcüğün gideceği yerin, kime ne ifade edeceğinin farkındadır.
Siyaset dili, eğitim dili, günlük konuşma dili ve dilin söyleniş biçimi gelip önümüze dikiliyor...
Buyur sen busun diyor..

Muhsin YAZICI – 01.12.2016

 
Salı, 29 Kasım 2016 02:45

Bilinsin istedik…

Dünyanın en eğitimli ülkeleri

The World Economic Forum, dünyanın en eğitimli ülkelerini sıraladı. İşte listenin ilk sıralarında yer alan ülkeler ve puanları..

1. Singapur

  •      Puan: 6.3

2. Finlandiya

  •      Puan: 6.2

3. Hollanda

Devamını oku...
 
Pazar, 27 Kasım 2016 06:18

Öğrencilerime öneriler: Açılmak

Bildiğiniz şeylerle kalmayın. Sorgulayın. Adım adım bilgileriniz genişleyecek ve beyniniz tek bir bilgiye bağlı kalmamaya alışacak.

Muhsin YAZICI - Eğitimci

 
Pazar, 27 Kasım 2016 06:18

Öğrencilerime öneriler: Deneyimlemek

Yerinizden kalkıp yeni şeyler deneyimlemeye başlamazsanız hayatınızı veya bakış açınızı değiştirebilecek, ufkunuzu genişletecek şeyleri kaçırabilirsiniz.

Muhsin YAZICI - Eğitimci

 
Salı, 29 Kasım 2016 01:38

Öğretmenlere ve anne/babalara öneriler

Çocuğun yeteneği nasıl keşfedilir?

Sözel zeka

Sözel zeka; dili etkili kullanma ve dile ilişkin her türlü etkinliği içeren bir zeka türü. Sözel zekası yüksek kişiler, sözcükleri iyi kullanıyor, ikna ve anlatım gerektiren işlerde başarılı olabiliyorla

Nasıl anlarsınız?

•İyi bir konuşmacı ve dinleyicidir

•Yazma becerileri yüksektir

•Hafızaları iyidir

Muhsin YAZICI – Eğitimci

 
Pazar, 27 Kasım 2016 14:49

Veliler ayaklandı: 'Ödev zararlıdır'

İspanya'da Öğrenci Velileri Birliği Konfederasyonu, ödevin zararlı olduğu iddiasıyla ödev boykotu başlattı.

Konfederasyon, velilere Kasım ayı boyunca çocuklarının ödev yapmasına izin vermemeleri çağrısında bulundu.

Devamını oku...
 
Pazar, 27 Kasım 2016 06:17

Öğrencilerime öneriler: Dinlemek

Etrafınızdaki sesleri dinlerken dünyanın bir kısmını özümsersiniz. Bu yüzden şehir sokaklarında dolaşırken, bir kafede otururken insanların ne konuştuğuna ve çevrenizdeki seslere kulak verin.

Muhsin YAZICI - Eğitimci

 
Pazar, 27 Kasım 2016 06:17

Öğrencilerime öneriler: Öğrenmek

Beyninizi bilgiye açtığınızda beyniniz sürekli yeni şeyler isteyecek.

Muhsin YAZICI - Eğitimci

 
Pazar, 27 Kasım 2016 07:41

Bilisin istedik…

Japonların başarısının sırrı ne?

Japonlar tüm dünyada keskin zekaları, kibarlıkları ve başarılarıyla örnek gösteriliyor. Peki nedir bu Japonları bu kadar başarılı yapan? Cevabını hemen verelim: Eğitim sistemleri.

4. sınıfa kadar sınav yok

Japonya'da 4. sınıfa kadar öğrencilere sınav yapılmıyor. Okullar ilk 3 sene, çocukların bilgisini test etmek yerine karakterinin oluşmasına, görgü kurallarını öğrenmesine destek oluyor.

Çocuklara diğer insanlara saygı, doğaya ve hayvanlara nazik davranma, oto-kontrol, adalet, cömertlik, şevkat ve empati kurma gibi erdemler 

Muhsin YAZICI - Eğitimci

 
Pazar, 27 Kasım 2016 06:16

Öğrencilerime öneriler: Gözlemlemek

Görmek ve gözlemlemek birbirinden farklı eylemlerdir. Gözlemlemek gördüğünü analiz etmeyi içerir.

Muhsin YAZICI - Eğitimci

 
Çarşamba, 23 Kasım 2016 01:52

Türkiye-Avrupa ilişkilerinde üç farklı boyut

Türkiye-Avrupa ilişkileri bizim tarafta “cahiller korosu” gibi akıllara ziyan konuşulup tartışılmaktadır. Türkiye-Avrupa ilişkilerinin “üç boyutu” vardır. Bu boyutlar sağ, sol, liberal, demokratik çevrelerde genellikle birbirine karıştırılmaktadır. Üç farklı boyut iç içe sokularak doğrular ve yanlışlar anlaşılamaz hale getirilmektedir. 
Nedir bu üç boyut: 
Türkiye-Avrupa Konseyi ilişkileri: Türkiye 1949’dan beri Avrupa Konseyi’nin üyesidir. Eşit koşullar altında bulunmaktadır. Bütün kurumlarında normal bir üyenin sahip olduğu “hak ve yükümlülüklere” sahiptir. Demokratik ve çağdaş ilkelerini benimsemektedir. Bunu özümseyerek sürdürmesi Türkiye’nin yararınadır. 

Devamını oku...
 
Salı, 15 Kasım 2016 15:33

Saygıdeğer Velilerimize;

Biz eğitimciler olarak elimizden gelenin en iyisini yapmaya gayret ediyoruz. Ancak kusurlarımızın olabileceğini, zaman zaman hatalar da yapabileceğimizi de kabul edin.

Öğrencimizin mükemmel bir öğretmene değil, onu seven, koruyan, anlayan, hoşgörülü, öngörülü bir öğretmene gereksinmesi vardır.

Ayrıca herkesin hata yapabileceğini ve hataları hoşgörü bilmeyi  bilmek ve bu hataları birer öğrenme aracına dönüştürebileceğimizi anlamak, öğrencimize verebileceğimiz paha biçilmez bir yaşam dersi olacaktır. 

Muhsin YAZICI

 
Pazartesi, 14 Kasım 2016 05:01

Hikayelerin çocuğun gelişimindeki önemi

3-7 yaş grubu çocuklar için hikaye dinlemek ya da onun bir hikaye anlatmasına fırsat vermek gelişimi açısından son derece önemlidir. 

-Kitap okumak, hikaye anlatmak çocuğun zihinsel, duygusal, sosyal ve dil gelişiminde önemli bir yer tutar.

Devamını oku...
 
Pazartesi, 14 Kasım 2016 04:53

Çocuğunuza "Okul Nasıldı?" yerine sorabileceğiniz farklı sorular

Okulların açılmasıyla birlikte aileler çocuklarının günlerinin nasıl geçtiğini ve okulda neler yaptıklarını merak ediyor. Özellikle okula yeni başlayan bir çocuğun ailesi bu konuda haklı olarak daha da çok şey öğrenmek istiyor. “Çocuğum okulda neler yapıyor, arkadaş edinebildi mi, öğretmeni nasıl birisi, onu seviyor mu, okulda iyi vakit geçiriyor mu ?” tüm bu sorular daha da merak uyandırıcı oluyor.

Devamını oku...
 
Pazar, 13 Kasım 2016 04:05

Ellerinize ve Yalana Dair

Bütün taşlar gibi vekarlı,
hapiste söylenen bütün türküler gibi kederli,
bütün yük hayvanları gibi battal, ağır
ve aç çocukların dargın yüzlerine benzeyen elleriniz.
 Arılar gibi hünerli, hafif,
sütlü memeler gibi yüklü,
tabiat gibi cesur
ve dost yumuşaklıklarını
haşin derilerinin altında gizleyen elleriniz.
Bu dünya öküzün boynuzlarında değil
bu dünya ellerinizin üstünde duruyor.
İnsanlar, ah benim insanlarım,
yalanla besliyorlar sizi.
Halbuki açsınız,
etle, ekmekle beslenmeğe muhtaçsınız.
Ve beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya,
Göçüp gideceksiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan.
İnsanlarım, ah benim insanlarım,
hele Asya’dakiler, Afrika’dakiler,
Yakın Doğu, Orta Doğu, Pasifik adaları
ve benim memleketlilerim;
yani bütün insanların yüzde yetmişinden çoğu,
elleriniz gibi ihtiyar ve dalgınsınız,
elleriniz gibi meraklı, hayran ve gençsiniz.
İnsanlarım, ah benim insanlarım,
Avrupa’lım, Amerika’lım benim
uyanık, atak ve unutkansın ellerin gibi,
ellerin gibi tez kandırılır,
kolay aldatılırsın.
İnsanlarım, ah benim insanlarım,
antenler yalan söylüyorsa
yalan söylüyorsa rotatifler,
kitaplar yalan söylüyorsa,
duvarda fiş, sütunda ilân yalan söylüyorsa,
beyaz perdede yalan söylüyorsa çıplak baldırları kızların,
dua yalan söylüyorsa,
ninni yalan söylüyorsa,
rüya yalan söylüyorsa,
meyhanede keman çalan yalan söylüyorsa

yalan söylüyorsa umutsuz günlerin gecelerinde ay ışığı,
ses yalan söylüyorsa,
söz yalan söylüyorsa,
ellerinizden başka her şey,
herkes yalan söylüyorsa,
elleriniz balçık gibi itaatli,
elleriniz karanlık gibi kör,
elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun,
elleriniz isyan etmesin diyedir.
Ve zaten bu kadar az misafir olduğumuz,
Bu ölümlü, bu yaşanası dünyada
Bu bezirgan saltanatı, bu zulüm bitmesin diyedir.

Nâzım Hikmet

1949 yılında Bursa Cezaevi’nde yazdı 

 
Pazartesi, 07 Kasım 2016 05:06

Kültür, Uygarlık ve Aydınlanma

Özgürleşme, hem doğadan hem de toplumsal- siyasal ve kültürel bağımlılıklardan kurtularak özerkleşme ve bağımsızlaşma uğraşıyla olanaklıdır. Özünün bilincine varma anlamında özgürleşme, başkalarının özgürlüğüne saygı duyma, başkaları için de özgürlük istemeyi kapsar.

Devamını oku...
 
Pazartesi, 07 Kasım 2016 04:03

Birleşik Arap Emirlikleri memurlar için “okuma saati” uygulaması başlattı

Kültür Servisi’nin The Guardian’a dayandırarak verdiği habere göre, Birleşik Arap Emirlikleri’nde çıkarılan yeni yasaya göre kamu görevlilerinin iş saatleri içerisinde “okuma saati” olacak.

Türünün ilk örneği olan “ulusal okuma yasası”, hafta başında Birleşik Arap Emirlikleri başkanı Halife bin Zayid El Nahyan tarafından duyuruldu. Yasa ile birlikte kamu personeli iş saatleri içinde okuma saatine sahip olacak; ancak okunulan kitabın çalışma hayatında mesleki ya da kişisel gelişime odaklanıyor olması gerekiyor.

Devamını oku...
 
Diğer Makaleler...
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 213

Giris Formu



mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün200
mod_vvisit_counterDün2183
mod_vvisit_counterBu Hafta13637
mod_vvisit_counterBu Ay57707
mod_vvisit_counter6 Aralık 2008'den Beri3873525
Üyeler : 1126
İçerik : 23968
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 15697644

Anket..

Sitemizde en çok hangi bölüm ilginizi çekiyor?
 

Anket...

Ben bir...
 
internet haftasi
e-okul

Meraklının Köşesi