Eğitim, Çocuğu Tanımak ve Sevmekle Başlar !

Günün Fıkrası
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 08 Aralık 2014 21:36

Günün fıkrası

-“Aşkum kar topı oynayalum mi?”

-“Vuu habu soğukta mi?”

-“Haklisun yazun oynayuruk.”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 08 Aralık 2014 21:02

Günün fıkrası

Temel ile eşi Fadime lunaparka gitmişler.

Fadime;

-“Ula Temel ben haa salınacağa binmek isteyrim…”

-“Olmazzz… Donun gözükür…”

-“Ama binmek isteyrum…é

-“Olmaz deyirum da…”

Bir ara Temel başka tarafa bakmış. Başını çevirdiğinde ne görsün…”

Fadime bildiğini okuyup salınacağa binmiş dönüyor…”

-“Ula Fadime donun gözükecek demedum mi ben saa…”

-“Gözükmez Temelum gözükmez…”

-“Çikardum oni…”

www.muhsinyazici.com

 
İnsan ol yeter PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 08 Aralık 2014 17:18

İnsan ol yeter

Tanrı ile pazarlık yapan bir insan demiş:

-“Gökyüzü benim, bulutlar senin, deniz benim dalgalar senin.”

Tanrı gülümsemiş:

-“Sen insan ol hepsi senin”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 08 Aralık 2014 17:09

Günün fıkrası

Adam, bir kitapçıdaki bayan tezgâhtarla dalga geçmek için sorar:

-“Hanımefendi ‘evin reisi erkektir’ adlı kitap var mı?”

Tezgahtar bayan gülümseyerek;

-“Maalesef beyefendi ‘masal’ kitabı satmıyoruz.”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Sağlamcı Temel PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 06 Aralık 2014 12:54

Günün fıkrası: Sağlamcı Temel

Temel üniversite sınavına girmiş.

Her soru için yazı-tura atarak yanıtları vermiş.

İki saat sonra örgencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş,

Temel hala yazı tura atıyor. 

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Bizim Temel Papa Hazretlerine karşı PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 03 Aralık 2014 16:59

Günün fıkrası: Bizim Temel Papa Hazretlerine karşı

Temel Vatikan’da gezerken upuzun bir kuyruk görür.

-"Nedir bu kuyruk..?" diye sorduğunda;

Kuyruğun diğer ucunun kiliseye uzandığını ve Vatikan kilisesi tarafından cennetin parça parça satıldığını,1000 dolar verenin de cennetten bir parça satın alabildiğini öğrenir.

Kuyruğu takip edip kiliseye ulaşır, kapıdaki görevlilere

-"Ben cehennemi satın almak istiyorum.." der.

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Bu sefer iş çok ciddi… PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 01 Aralık 2014 07:54

Günün fıkrası: Bu sefer iş çok ciddi…

Bir kasabada, son derece haylaz iki çocuk varmış. Evlerin pencere camlarını kırmak, arabaların lastiğini patlatmak, çizmek özetle akla gelebilecek her türlü yaramazlığı yaparlarmış. Komşular da sık sık gelip, babalarına şikayet edermiş.

Baba bir gün dayanamamış, çocukları kasabanın rahibine götürüp, yardımını istemiş.

O da:

- "Sen git ben onlarla konuşurum" demiş.

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Anam ağladı yapana kadar… PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 01 Aralık 2014 07:48

Günün fıkrası: Anam ağladı yapana kadar…

Temel, seyahate çıkmış. Uzun zaman evinden ayrı kalmış. Bir akşam bir kente gelip küçük bir otele inmiş.
Odasına yerleştikten sonra, aşağıya telefon etmiş. Telefonu otelin sahibi açmış.
Temel, ne istediğini söylemiş:
"Bana bir fahişe bulup gönderin."
Bunu söyledikten sonra telefonu kapatmış. Otelin sahibi şaşırmış. Yanında duran karısına dönmüş:

Son Güncelleme ( Perşembe, 04 Aralık 2014 07:57 )
Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Kadın ölmüş ve.. PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 01 Aralık 2014 07:36

Günün fıkrası: Kadın ölmüş ve..

Jack ve arkadaşı Bob, kayak yapmaya Kuzeye gitmişler. Bir kaç saat yol aldıktan sonra korkunç bir kar fırtınasına yakalanmışlar. Yakındaki bir çiftlik evine arabalarını çekmişler ve evin çekici hanımından geceyi orada geçirmek için izin istemişler.
- "Dul bir kadınım ben" diye açıklamış hanim,
- "Eğer evimde kalmanıza izin verirsem komsular dedikodu yaparlar."
- "Endişelenmeyin" demiş Jack, "ahırda da rahat edebiliriz."

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Bende eve… PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Kasım 2014 06:17

Günün fıkrası: Bende eve…

Temel Amerika’nın en iyi kovboyuymuş. Temel bir gün bara girmiş ve içkisini içmiş ve hesabı ödemeden çıkmış dışarı.. Üç dakika sonra geri gelmiş ve sinirli bir şekilde:

-“Benim atımı kim çaldıysa hemen geri versin.”

Hiç kimseden ses yok ve Temel bir kez daha:

-“Atım beş dakika içinde gelmezse 1980’de yaptığımı bugün yaparım”, demiş.

Herkes korkmaya başlamış. Sonra Temel’in atını getirmişler. İçlerinden bir dayanamamış ve sormuş:

-“1980’de ne oldu?”

Temel adama doğru dönmüş:

-“1980’de yine atım çalınmıştı, bende yürüyerek eve gittim…”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Apartman zili PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Kasım 2014 06:16

Günün fıkrası: Apartman zili

Ufak bir çocuk apartman ziline basmaya çalışıyormuş. Oradan geçen ihtiyar amca çocuğa yardım etmek istemiş.

-“Hangi zile basmak istiyorsun evladım?”

Çocuk:

-“İkinci zile amca””

Amca zile bastıktan sonra:

-“Şimdi ne yapacaksın” diye sormuş.

Çocuk:

-“Şimdi kaçalım amca…”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Ücretim PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Kasım 2014 06:15

Günün fıkrası: Ücretim

Adam yolda giderken 100 TL bulur ve hemen koşarak önünde giden adamın omzuna dokunarak:

-“Bu para sizden mi düştü acaba?” der.

Adam ise:

-“Hayır” der.. Parayı evirir çevirir ve cebine atar.

Bu duruma bir anlam veremeyen parayı bulan kişi ise:

-“Arkadaş; hem para bana ait değil diyorsun, hem de cebine atıyorsun. Bu nasıl iş!” deyince,

Adam:

-“Ben avukatım. Danışma ücretim 100 TL’dir” der.

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazar, 08 Şubat 2015 06:27 )
 
Günün fıkrası: Özel yaşam PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Kasım 2014 06:14

Günün fıkrası: Özel yaşam

Tdemel keçinin boynuna takmış tasmayı gezdiriyormuş..

Arkadaşı Dursun yolda onu görüp:

-“Ula Temel Napiysun?”

-“Ula görmiymisin çöpeğimi cezdiriyorum.”

-“Ula Temel bunun boynuzları var.”

Temel:

-“Valla ben onun özel yaşamına karışmiyrum.”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Onlar çalişmayurlar PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Kasım 2014 06:14

Günün fıkrası: Onlar çalişmayurlar

Temel mezarlıkta işe başlar fakat ikinci gün işi bırakır.

Arkadaşları sorar:

-“Temel işi niye bıraktın.”

Temel:

-“Orda herkes yatıyor hep ben çalışıyorum.”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Kaliteli mal PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Kasım 2014 06:13

Günün fıkrası: Kaliteli mal

Polis yurtdışına kaçak insan taşıyan kamyon şoförüne sorar:

-“Ne var kamyonda?”

Şoför:

-“Mal var” der.

Bunun üzerine kaçaklardan biri kafasını çıkarır ve:

-“Kime mal diyorsun lan sen?” der.

Polis:

-“Hani mal vardı?”

Şoför:

-“Eee mal olmasa kafasını çıkarır mı?”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Anana söyle PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Kasım 2014 06:09

Günün fıkrası: Anana söyle

Rize’de gencin biri yeşil elbiseli kıza laf atar:

-“Yeşiluda çok severum”

Kız yanıt verir:

-“Söyle anana da bağlasun seni çayira…”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 28 Kasım 2014 16:21

Günün fıkrası

Temel ava çıkmıştır, hiç bişey vuramadığı için dönüşte kasaba uğrar.

Kasaptan tavşan alır.

Eve gelen Temel’e Fadime sorar,

-“Ha bu nedur, soyulmuş tavşani nasıl avlayisun?

Temel yanıt verir;

-“Sevgilisiyle yakaladum, giyinmeye firsati olmadi daa…

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Parasitçü Temel PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 25 Kasım 2014 05:58

Günün fıkrası: Parasitçü Temel

Temel Nato da havacı olarak askerliğini yapıyormuş. Komutan askerlere paraşütle nasıl atlanacağını öğretmiş.
- "Uçaktan atlayınca birinci ipi çekeceksiniz. Paraşüt açılmaz ise ikinci ipi çekeceksiniz. Yine açılmadı, o zaman Meryem Ana ya dua edeceksiniz."
Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker paraşüt açılmaz, ikinci ipi çeker yine açılmaz. O sırada yere yavaş yavaş süzülen komutanının yanından geçerken sorar:
- "Komutanım, komutanım.. O kadinun adı neydiii?"

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Salı, 25 Kasım 2014 06:00 )
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 23 Kasım 2014 14:42

Günün fıkrası

İki tarih Profesörü yolda hem yürüyüp hemde sohbet ediyormuş.

Biri günün sorusunu soruyor:

-“Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerika’yı bir Müslüman keşfetti tezini! ortaya atması yerinde oldu.”

Devamını oku...
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 20 Kasım 2014 17:29

Günün fıkrası

Ziraat mühendisi bilgi vermek için gittiği köyün birinde:

-“Sizin toprağınızı tahlil ettirdim” demiş.

-“O kadar verimli toprağınız var ki ne ekerseniz bire yirmi verir…”

Köylülerden biri:

-“Aman deme mühendis bey” diye ayağa fırlamış:

-“Geçen hafta bizim kayınvalideyi gömdük de..!

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Kuaför Temel PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 19 Kasım 2014 19:35

Günün fıkrası: Kuaför Temel

Temel kadın kuaförlüğü yapmaktadır. Bir müşterisine aşıktır. Her akşam Cemal’le bir şeyler içip dertleşirler:

-“Aşuğum Cemal’im. O da pağa aşuk.”

Cemal şaşırır:

-“O da saa aşuksa evlenun daa.”

Temel açıklar:

-“Ula her cun celup saçlaruni yaptiriup, pi sürü para verurken, evlenup pedavami yapayum?!..

www.muhsinyazici.com

 
Hoş geldin hiçliğe. PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 18 Kasım 2014 19:09

Hoş geldin hiçliğe..

Nasrettin Hoca'ya sormuşlar:

-“Kimsin?”

-“Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.”

Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca:

-“Sen kimsin?”

Devamını oku...
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 18 Kasım 2014 17:35

Günün fıkrası

Bir gün Temel’in annesi ölmüş,

Temel’e sormuşlar:

-“Niye namaz kılmeysun”

Temel:

-“Ben cenaze namazı kılmasını bilmeyrum”, demiş.

15 gün sonra kaynanası ölmüş, Temel en önde namaz kılıyormuş.

Temel’e:

-“Hani sen cenaze namazı kılmasını bilmiyordun” demişler.

Temel:

-“Bu cenaze namazı deyildur. Bayram namazudur da” demiş.

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Önlem alıyoruz PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 21:42

Günün fıkrası: Önlem alıyoruz

Bir Arap bölgesinde bir gazeteci erkeklerin kadınlardan her daim önde yürüdüğünü görür. Şaşırır ve yoldan rastgele bir adama sorar: 
-“Neden kadınların önünde yürüyorsunuz?” 
Adam tek kelimeyle yanıt verir:

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: İkisi de öldü PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 21:25

Günün fıkrası: İkisi de öldü

Temel, Fadime’yi Dursun’la birlikte yakalamış. Hemen silahını almış ve Dursun’a:

-“Madem Fadime’yi istiyorsun, onu benden erkek gibi al. Seni düelloya davet ediyorum” Demiş.

Dursun kabul etmiş ve düello için ikisi birlikte yanındaki odaya girip kapıyı kapatmışlar.

Temel Dursun’a fısıldamış:

Devamını oku...
 
Günün fıkrası:Dedeler PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 08:38

Günün fıkrası: Dedeler

Şapka satarak geçinen bir adamın yolu bir gün bir ormana düşer... 
Bir süre yürüdükten sonra sıcaktan ve yorgunluktan bunalır, bir ağacın altına oturup, şapkalarla dolu sepetini de yere koyar ve uykuya dalar... 

Birkaç saat sonra adam tuhaf sesler duyarak uyanır. Kafasını sepete çevirdiğinde sepetin bomboş olduğunu görür! 

Bir de kafasını kaldırıp ağaca bakar ki, ağacın dallarında bir sürü maymun, her birinin kafasında adamın şapkaları... 

Adam düşünmeye başlar:  

 - "Ben şimdi napıcam, şapkaları bu maymunlardan nasıl alıcam...?"

Düşünceli bir şekilde kafasını kaşırken yukarı baktığında maymunların kendisini taklit ettiğini, 
kafalarını kaşıdığını görür... 

Adam ellerini havaya kaldırır, maymunlar da aynısını yapar. 

Derken adam napıcağını bulur.   Kendi başındaki şapkasını çıkartıp yere atar,   tabi maymunlar da kafalarındaki şapkaları hemen yere atarlar. 

Adam böylece bütün şapkaları toplayıp sepetine koyar... 

Aradan uzun yıllar geçer...   

Şapkacı adamın yaşlanmasından dolayı şapka işlerine torunu bakmaktadır, o da dedesi gibi şapka satıcısı olmuş hayatından mutludur... 

Fakat günlerden bir gün onun da yolu aynı ormana düşer... 

Hava yine çok sıcaktır ve genç adam bir ağacın altına oturur, şapkalarla dolu sepetini yanına koyar ve uykuya dalar.. bir saat sonra uyandığında sepetin içinde şapkalar olmadığını fark eder! 

Derken tuhaf sesler duyduğundan kafasını yukarı kaldırır, gördüğü manzara karşısında tüyleri diken diken olur ağacın üstünde bir sürü maymun, hepsinin kafasında birer şapka... 

Adam düşünür: 
- "Dedem yıllar önce bana bir hikaye anlatmıştı, ne yapacağımı çok iyi biliyorum..." der.

Şapkacı torun kafasını kaşımaya başlar, maymunlar da aynısını yapar... 

Adam ellerini havaya kaldırır, maymunlar da ellerini kaldırır... 

Ve adam gülümseyerek kendi başındaki şapkayı çıkarıp yere fırlatır. 

O anda maymunlardan biri ağaçtan iner adamın yere attığı şapkayı kapar, adama da bir tokat atar! 

- "Sadece senin mi deden var .....

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası:Maymun PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 08:37

Günün fıkrası: Maymun 
Maymun kurmuş çilingir sofrasını ormanın ortasına, külhanbeylik yapıyormuş.O sırada zürafa oradan geçiyomuş, sormuş: 
- "Vay maymun Kardeş, nasılsın?" 
- "İyiyim be anam, içiyorum içiyorum aslanı dövüyorum." 
Zürafa tırsmış ve uzaklaşmış. Derken Zebra geçmiş, o da sormuş: 
- "Selam maymun abi, ne var ne yok?" 
- "N'olsun be gülüm hep aynı; içiyorum içiyorum aslanı marizliyorum." 
Zebra da uzaklaşmış oradan. Bu kez köstebek, geçerken sormuş: 
- "Maymun ya naber?" 
- "İyilik koçum içiyorum içiyorum 
Allah ne verdiyse girişiyorum aslana!" 
Köstebek de sıvışmış Ancak böyle böyle derken, olanlar aslanın kulağına gitmiş ve aslan o tarafa doğru yola koyulmuş. Çıkmış maymunun karşısına: 
- "Eee anlat bakalım maymun efendi, ne var ne yok?" 
Maymun hemen kendine çeki düzen vererek yanıtlamış: 
- "N'olsun be abi, içiyorum içiyorum abuk subuk konuşuyorum." 

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası:Temel ve Di Caprio PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 08:35

Günün fıkrası: Temel ve Di Caprio 
Amerika'da zencinin biri pasaportunu kaybetmiş. Tam da Türkiye'ye tatile gideceği gün... Aksilik bu ya... 
Uçağı kaçıracak; kara kara düşünürken yolda bir pasaport bulmasın mı?!.. . 
Hemen almış yerden ve hikaye bu ya, bir bakmış ki Leonardo di Caprio'nun pasaportu... 
"Ne olursa olsun artik" demiş ve şansını denemeye karar vermiş. 
Çıkarmış Leonardo'nun fotoğrafını, kendi fotoğrafını yapıştırmış... 
Uçmuş Türkiye'ye... 
Atatürk hava limanında görevli gümrük memurunun karsısına geçmiş.. 
Kim olabilir memur? Tabii ki bizim Temel... :-) 
Almış pasaportu eline Temel, adamın ismine bakmış: 
"Leonardo di Caprio"... 
Fotoğrafa bakmış...bir zenci. 
Adama bakmış...ayni zenci... 
Bir kaç şaşkın bakıştan sonra çaresiz kalan Temel obur masaya seslenmiş, 
"Ula Dursun, bu Titanik batmış miyduu, yanmış miyduu?

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Bardak PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 08:33

Günün fıkrası: Bardak 
Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bırakılmasını ister. 
Bunun üzerine doktor: 
-Sana bir soru soracağım doğru bilirsen buradan çıkarsın 
Deli: 
-Peki anlaştık sor sorunu. 
Doktor: 
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam. 
Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın? 
Deli: 
-Niye atlayım ben deli miyim der? 
Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar 
Deli: 
-Ya bardağı çekersen 

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Zayıf Not PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 08:32

Günün fıkrası: Zayıf Not 
Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından kalınca doğru hocasına gider: 
-"Siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve beni cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düşündünüz 
mü?" 
-"Tabii düşündüm. Hocanın görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayanı sınıfta bırakmak değil mi?" 
-"İyi. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben size soracağım. 
Doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sınıfta kalacağım. Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı geçirteceksiniz. (Hocanın keyfi yerinde. Teklifi kabul eder.) 
Ve öğrenci sorar: 
-"Yasal olup, mantıklı olmayan nedir? 
Mantıklı olup, yasal olmayan nedir? 
Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?" 
Hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz. 
İddia gereği öğrencisine iyi not vererek sınıfı geçirir. Ama aklı da soruda kalır. Sonunda sınıfın en iyi öğrencisini çağırır, olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip bilmediğini sorar. 
Öğrenci hemen cevap verir: 
-"Siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz. Bu yasal ama mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var. Bu mantıklı ama yasal değil. Siz karınızın sevgilisini, zayıf alıp sınıfta kalması gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz. Bu da ne mantıklı, ne de yasal." 

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Peltek çocuk PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 06:10

Günün fıkrası: Peltek çocuk

Çocuk peltektir. Öğretmen tahtaya:

-“Kedi sütü iç " yazar ve çocuğa okumasını söyler.
Çocuk okur:

"Tedi tütü it"

Öğretmen azarlar çocuğu.

-"Bir daha oku der"

Çocuk tekrar okur:

-"Tedi tütü it"

Öğretmen sinirlenir bağırır

-"Düzgün oku şunu" der.

Çocuk tekrar okur, ama nafile. Öğretmen bu kez döver çocuğu ve:

-"oku" der.

Çocuğun canına tak etmiştir. Öfkeyle haykırır:

"Anatını tittimin... tediti! Ittene tu tütü "

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Hesap PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 05:55

Günün fıkrası: Hesap

Adamın biri bir bankaya girmiş ve bankadaki görevli kadına:

-“A.ina koyduğumun bankasında boktan bir hesap açtırmak istiyorum” demiş.

Kadın bir anda böyle bir laf beklemediği için şaşırmış ve afallamış...

-“Affedersiniz anlayamadım beyefendi tekrar eder misiniz?” diye sormuş.

Bunun üzerine adam yine:

-“A.ina koyduğumun bankasında boktan bir hesap açtırmak istiyorum” demiş.

Kadın çok bozulmuş ve:

-“Aman beyefendi! Lütfen sözlerinize dikkat edin ve ne istediğinizi kibarca söyleyin” demiş.

Adam da hiçbir değişme yok, ayni lafı tekrar tekrar söylemiş...

En sonunda bankadaki kadın dayanamamış ve:

-“Ben sizi müdürümün yanına götüreyim de, derdinizi ona anlatın” demiş.

Müdürün yanına gitmişler. Adam yine ayni şekilde müdüre isteğini iletmiş.

Mudur:

-“Beyefendi, elemanım son derece haklı. Bu şekilde konuşursanız korkarım size yardımcı olamayacağım, lütfen bu şekilde konuşmanızın nedenini anlatır mısınız?” demiş.

Bunun üzerine adam:

-“Ağzına s.ctığımın sayısal lotosundan en büyük ikramiye bana cıktı ve bunu a... koyduğumun bankasında boktan bir hesap açtırarak değerlendirmek istiyorum” demiş...

Bu lafı duyan müdür eliyle bankadaki bayanı işaret ederek yüksek sesle adama demiş ki:

-“Ve bu orospu size yardımcı olmuyor, öyle mi?

www.muhsinyazici.com

 
Bir boku bile bilmiyorsun! PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 05:46

Bir boku bile bilmiyorsun!

Delikanlı uçakta güzel bir sarışının yanına düşmüş. Hemen sarkmış sarışına;

-“Yanyana otururken muhabbet edilirse seyahat çok kısa sürer, hadi konuşalım”' demiş.

Sarisin okuduğu kitabi yavaşça kapatarak:

-“Ne üzerine konuşmak istersin” demiş.

Delikanlı:

-“Valla bilmem ki ... Örneğin nükleer enerjiye ne dersin?”

Sarışın;

-“Enteresan bir konu, olabilir, ama önce sana bir soru sorayım... At inek ve geyik ayni şeyi yerler.. Yani ot... Ama  çıkartırlarken geyik küçük parçalar halinde, inek lappadanak parçalar halinde, at da pişmaniye topları gibi çıkartır. Neden olduğunu biliyor musun?”

Delikanlı; 

-“Valla en ufak bir fikrim yok” demiş,

Bunun üzerine sarışın;

-“Daha bir boktan anlamazken nükleer enerjiyi nasıl tartışabileceğini zannediyorsun?”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Sağlam adresler aldum daa.. PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 05:37

Günün fıkrası: Sağlam adresler aldum daa..

Temel'le Dursun gezerlerken bir kilisenin önünden geçerler.

Temel, Dursun'a:

 -“Ula Dursun 5 dakika bekle bir günah çıkartayım”.

Temel Kiliseye girer Papaz gelir.

-“Söyle evladım ne günah işledin?”

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Yatmayacak mıyız? PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 05:29

Günün fıkrası: Yatmayacak mıyız?

Newyork da ikiz kuleler yıkılmadan önce bir adamla bir kadın kulelerin tepesinde akşam yemeği yiyorlarmış. Romantik bir yer, ortam süper, New York acayip güzel, kemancılar, yemek... Her şey süper... Kadın mest... başlamışlar muhabbete.. Adam konuştukça kadın hayran, adam konuştukça kadın hayran.. Adam en sonunda mevzuyu yatağa getirmiş:

-“Yatalım mı? demiş..”

Kadın, birden ayağa kalkmış;

-“Lanet olsun size, bütün erkekler aynısınız.. aklınız fikriniz yatakta..”  Deyip kendini camdan aşağıya atmış.. 

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Abi tiyatro nasıldı? PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 14 Kasım 2014 16:00

Günün fıkrası: Abi tiyatro nasıldı?

Adamın birinin arabası çalınır. İki gün sonra araba geri gelir ve bir not vardır içinde: 
-Özür dilerim arabanızı aldım ama karim doğum yapacaktı.. Kendimi affettirmek için yarin tiyatroya eşiniz ve sizin için 2 bilet aldım, hatamı telafi etmek için ben de orada olacağım, lütfen kabul edin.

Son Güncelleme ( Cuma, 14 Kasım 2014 16:28 )
Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Cennetin Anahtarı PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 13 Kasım 2014 07:36

Günün fıkrası: Cennetin Anahtarı 

Peder John'un Cumartesi gecesi banyo zamanı gelmiş, genç rahibe Magdalene Edwards, yaşlı rahibenin kendisine verdiği talimata uygun olarak banyo suyunu ve havluları hazırlamıştı. Magdelene ayrıca, eğer kendine hakim olabilirse Peder John'un çıplak bedenine bakmaması fakat Peder'in kendisine söylediği 
her şeyi yapması ve dua etmesi talimatını da almıştı. 

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Kolayı var… PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 11 Kasım 2014 12:50

Günün fıkrası: Kolayı var...

İmparatorluk dönemi şairlerinin en esprililerinden biri olan şair Haşmet'in (18. yüzyıl), kendine göre aptalca işler yapanların adını kaydettiği gizli bir defteri varmış. Kim ahmakça, akılsızca bir iş yapsa adını oraya işlermiş. Haşmet'in böyle bir defter tuttuğundan haberdar olan padişah 3. Mustafa bir yolunu bulup bu defteri elde etmiş.

Padişah zevk ve merakla defterin sayfalarını karıştırırken, aptalca işler yapanların listesi demek olan bu defterde kendi adına da rastlamış.

Son Güncelleme ( Salı, 11 Kasım 2014 12:56 )
Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Çok şey PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 09 Kasım 2014 06:56

Günün fıkrası: Çok şey

Temel ile Dursun birlikte meyhaneye girerler. Birer rakı isteyip bir tek atarlar. Sonra ikincileri isterler... Bu sırada Temel sorar:

- Ula Tursin. Akluma takildu. İçi içi taha ne eder?

Dursun:

- 4 eder uşağum.

Devamını oku...
 
Gördünüz mü? PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 07 Kasım 2014 16:40

Gördünüz mü?

Temel kendini iyi hissetmiyor ve sürekli olarak:

-“Ben hastayım, beni doktora götürün” diyormuş.

Karısı ve çocukları ise:

-“Turp gibisin maşallah” deyip geçiştirirlermiş.

Devamını oku...
 
Du bakalii ne olacak? PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 07 Kasım 2014 16:37

Du bakalii ne olacak?

Adam seyahatten dönmüş, akşam yemekten sonra sormuş:
“Eeee ne var, ne yok bakalım!”
Kadın boynunu bükmüş:
“Ne olsun, otobüste adamın biri gözlerini dikti bakıyor...”
Adamın şivesi biraz bozuk:
“Dur bakalım ne olacak?”

Devamını oku...
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 06 Kasım 2014 04:06

Günün fıkrası

Humeyni Şah’ı devirerek iktidara geldikten bir süre sonra İran’da birine sormuşlar:

-“Devrim yaşamınızda neleri değiştirdi?”

Adan yanıt vermiş:

-“Eskiden dışarıda içer, evde ibadet ederdik. Şimdi ise ede içiyor, dışarıda ibadet ediyoruz.”

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Perşembe, 06 Kasım 2014 04:10 )
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 05 Kasım 2014 17:12

Günün fıkrası

Büyük bir şirketin üst düzey yöneticilerden biri bir gün Newyork üzerinde balonla dolaşmaya çıkar. Aksilik bu ya, pusulasını aşağıya düşürür ve kaybolur. İnmek için uygun bir yer ararken bir gökdelenin tepesinde sigara içen bir adam görür ve alçalır.

-“Pardon, ben neredeyim acaba? Diye sorar.

-“Yerden 500 feet yükseklikte bir balonun içindesin”, der adam.

Son Güncelleme ( Çarşamba, 05 Kasım 2014 17:35 )
Devamını oku...
 
Uyyy aslanum PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 04 Kasım 2014 18:33

Uyyy aslanum

Veliefendi hipodrumuna giden Temel atlar start alır almaz favorisi olan atı elinde dürbinle takip ederek bir yandan da: 
-“Ulanım benum, yabak nasıl da yel gibi gidey” diyerek atını teşci eder.

Devamını oku...
 
Hoca ile oğlu PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 04 Kasım 2014 05:25

Hoca ile oğlu

Hoca Nasreddin, oğluyla birlikte köyüne gidiyormuş. Oğlunu eşeğe bindirmiş, kendisi yürümüş. Karşıdan gelenler, oğlunu göstererek:
-“ Ak sakallı adam yürürken bacak kadar velet  eşekte gidiyor. Zamane çocuğu işte.”, demişler.
Hoca oğlunu indirip kendisi binmiş. Az sonra birkaç kişiyle daha karşılaşmışlar. Bunlar ise:
-“Koca adama bak! Bu sıcakta minnacık çocuğu yaya yürütüyor. Hiç insafı yok.” demişler.

Son Güncelleme ( Salı, 04 Kasım 2014 10:26 )
Devamını oku...
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Kasım 2014 16:02

Günün fıkrası

Temel akşam eve gitmiş. Bakmış Fadime evde yok. Yarım saat sonra Fadime gelmiş.

Temel sormuş:

-“Neredeydun Fadimem?”

-“Cüzellük salonina gitmiştum Temelum”

-“Hee peki ne oldi saa sira gelmedi mi?”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 01 Kasım 2014 11:59

Günün fıkrası

Politikacı, seçim kampanyasında yapacağı miting konuşmasını talim ediyormuş:
- Sevgili vatandaşlar, biz iktidara gelince herkesi güçlendirecek, yolsuzluğu da hadım edeceğiz.
Bir, iki, üç, beş... Durmadan tekrarlıyormuş bu cümleyi.

Devamını oku...
 
Günün şakası: O benim işte PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 01 Kasım 2014 07:32

Günün şakası: O benim işte

Erdal İnönü bir gün İstanbul’da taksiye binmiş.

Şoför:

-“Sen ne kadar Erdal İnönü’ye benziyorsun” demiş.

-“O, benim” diye yanıt vermiş Erdal Bey…

Şaşırmış taksi şoförü…

-“Yahu” demiş, birisi daha var, Harbiye’nin aralarında dolaşıyor. O da aynı Erdal İnönü.”

Bunun üzerine Erdal Bey, espriyi patlatmış:

-“O da benim…!”

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Kasım 2014 16:37 )
 
Günün fıkrası: Aman dikkat PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 01 Kasım 2014 05:24

Günün fıkrası: Aman dikkat

Bir gün Temel’in karısı ölür. Camiye getirilir namazı kılınır tam camiden çıkartılacakken caminin çıkışındaki kapıya tabut çarpmış ve tabutun içinden bir ses gelmiş. Hemen tabut açılmış ve kadının ölmediği anlaşılmış.

Devamını oku...
 
Acemi ve usta siyasetçi PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 25 Ekim 2014 07:41

Acemi ve usta siyasetçi

Acemi siyasetçilerden biri, büyük bir havuza bir kesme şeker atmış.
Sonra da eğilip suyun tadına bakmaya kalkmış ve:
- “Hiç tadı yok”, demiş.
Daha kaşarlanmış bir siyasetçi olan arkadaşı:
- “Şöyle iyice karıştırmadın ki, demiş; tadı çıksın.”

www.muhsinyaziic.com

Son Güncelleme ( Çarşamba, 29 Ekim 2014 11:17 )
 
Günün fıkrası: Farelerin toplantısı PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 24 Ekim 2014 07:02

Günün fıkrası: Farelerin toplantısı

Bir gün fareler bir araya gelirler ve baslarına musallat olan bir kediden
kurtulma planları yaparlar. Pek çok fikir öne sürülür. Hiçbiri kabul görmez. 

Son Güncelleme ( Cumartesi, 25 Ekim 2014 06:05 )
Devamını oku...
 
Diğer Makaleler...
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 3 > 20
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün994
mod_vvisit_counterDün1576
mod_vvisit_counterBu Hafta994
mod_vvisit_counterBu Ay39541
mod_vvisit_counter6 Aralık 2008'den Beri2623940
Üyeler : 948
İçerik : 22076
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 9018944

Anket..

Sitemizde en çok hangi bölüm ilginizi çekiyor?
 

Anket...

Ben bir...
 
internet haftasi
e-okul