Eğitim, Çocuğu Tanımak ve Sevmekle Başlar !

Günün Fıkrası
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 07 Ocak 2015 17:13

Günün fıkrası

Temel’e:

-“Papağanın neden öldü?” diye sormuşlar.

-“Evlendim de ondan” demiş Temel.

-“Seni kıskandığı için mi?”

-“Yok canım ne kıskanması. Fadime konuşmaya başlayınca papağana fırsat kalmadı, kahrından öldü.”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 06 Ocak 2015 08:37

Günün fıkrası

Tarih dersinde öğretmen öğrencisine sorar:

-“Kapitalizm ile sosyalizm arasındaki fark nedir?”

Öğrenci şöyle bir yanıt verir:

-“Kapitalizmde insan insanı sömürür, sosyalizmde ise tam tersi olur!.”

Öğretmeni:

-“Nasıl yani?” diye öğrenciye sorunca..

-“Anlamadınsa ben ne yapayım” der öğrenci..

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Ben tavaya yapıştım PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 01 Ocak 2015 13:46

Günün fıkrası: Ben tavaya yapıştım

Bir gün bir bilim adamı yılbaşı nedeniyle, hastaneleri gezip akıllanan delileri salmaya karar vermiş.

Bir sürü hastaneyi gezmiş fakat hiç, akıllandığına kanaat getirilen deliye rastlamamış.

En sonunda bir hastaneye gitmiş birde bakmış ki bütün deliler zıplıyor hemen onlarla ilgilenen doktorlara sormuş:

-"Bunlar neden böyle zıplıyorlar?"

Devamını oku...
 
Maliye bakanı gelirken PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 31 Aralık 2014 07:41

Maliye bakanı gelirken

Recep Tayyip Erdoğan tarafından merkez ilçe kongresine destek amacıyla Trabzon’a gönderilen maliye bakanı Unakıtan şehre girmek üzeredir.

O sırada meydan'da bisikletini parkeden biri yandaki kahveye girer.
Az sonra bir polis kapıdan içeriye doğru bağırır:
-“ Kardeşim!!! dışarıdaki bisiklet kiminse alsın... Maliye bakanı Unakıtan gelecek.”
Trabzonlu içerden aynı ses tonuyla yanıt verir.
- “Bi şey olmaz... kilitledum.”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Ayının mecliste adamı var PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 31 Aralık 2014 07:34

Günün fıkrası: Ayının mecliste adamı var

Köylünün biri, sürekli tarlasına zarar veren ve tarlayı perişan edenin ne olduğu anlamak için, bir plan yapar. Bir kuytu köşeye çekilir ve gece gündüz beklemeye karar verir.

Akşam karanlığı yeni çökmüştür ki; bir hışırtı duyar ve dikkat kesilir. Bir de bakar ki kocaman bir ayı. Tarladaki ekinden koparıyor, kokluyor beğenmediklerini atıyor, beğendiklerini karnını doyuruncaya kadar yiyor. Köylü çok şaşırıyor ve emin olmak için, bir akşam daha bekliyor. Ertesi akşam yine aynı ayı, aynı şekilde geliyor ve ekinleri koparmaya başlıyor. Köylü dayanamıyor, tüfeğini doğrulttuğu gibi ayı orada vurup öldürüyor.

Devamını oku...
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 29 Aralık 2014 07:21

Günün fıkrası

Bölgelerarası folklor yarışması düzenlenmiş.

Finale, Karadeniz horon ekibiyle Ege Zeybek ekipleri kalmış.

Ve yarışmayı, ‘Zeybekler’ kazanmış. Karadenizliler bu duruma çok bozulmuş.

Temel yenilginin nedenini açıklarken:

-“Biz oynarken çok acele ettuk” demiş.

-“Keşke biz de Zeybekler gibi düşüne düşüne oynasayduk.”

www.muhsinyazici.com

 
Ülkemizin durumunu anlatan bir fıkra… PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 27 Aralık 2014 06:44

Ülkemizin durumunu anlatan bir fıkra…

Ülkemizdeki demokrasi üzerine ne zaman bir tartışma duysam ya da okusam aşağıdaki fıkrayı anımsıyorum…

Trende biri çok şişman, öteki çok zayıf iki kadın aynı kompartmana düşmüşler.

Zayıf kadın kalkıp, kopmpartmanı ısıtan kalorifer kolunu ‘sıcak’ yazan tarafa getirir. Çok geçmeden bu kez şişman kadın kalkıp ve kalorifer kolunu ‘soğuk’ yazan ayna çevirir.

Az sonra yeniden üşüyen zayıf kadın kalkıp, ‘sıcak’ tarafa… Şişman kadın terleyerek kalkıp ‘soğuk’ tarafa… Derken kondüktör gelir. İkisi birden şikayete başlarlar..

Şişman kadın:

-“Sıcaktan bayılacağım…. Sönsün şu!”

Zayıf kadın:

-“Titriyorum soğuktan ne olur yansın” der.

Kondüktör gülerek der ki:

-“Hanımlar, boş yere tartışıyorsunuz… Kaloriferimiz bozuktur. Çalışmıyor ki…!!!”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Galiba politikacı olacak PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 27 Aralık 2014 06:19

Günün fıkrası: Galiba politikacı olacak

Bir gün anne-baba 18 yaşındaki oğullarını bir testten geçirmeye karar verirler.

Salondaki masanın üzerine bir miktar para, bir dini kitabı ve bir şişe şarap koyarlar.

Çocuk din kitabını seçerse din adamı, parayı seçerse işadamı, şarabı seçerse de işe yaramaz tembel birisi olacaktır bu testin sonunda…

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Pipoyu sevmek PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 27 Aralık 2014 06:17

Günün fıkrası: Pipoyu sevmek

Bir kral, diğerine emrinde ne kadar çok insan çalıştığını anlatmaya çalışıyordu:

-“Sadece pipomla uğraşan bir adamın var”, ded.

Diğer kral ise:

-“O da bir şey mi? Benim dört tane var; birincisi getirmek, ikincisi doldurmak, üçüncüsü de yakmak için”

-“Ya dördüncüsü? Sorulduğunda…

-“O da içmek için… Çünkü pipo içmesini sevmem” der.

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Türetilmiş hayvan PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 27 Aralık 2014 06:16

Günün fıkrası: Türetilmiş hayvan

İki arkadaş konuşurken bir konuyu açar:

-“Amerika’da pek tuhaf bir hayvan türetmişler” der.

Diğeri;

-“Yok canım, neymiş”

-“Bir inekle bir deveyi çiftleştirerek ortaya çıkarmışlar.”

-“Anlamadım?”

-“Bu çiftleşmeden elde edilen hayvan, azgelişmiş ülkelerde otlarken, Amerika’da sağılıyormuş!”

 

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Yaşlı Golfcü PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 26 Aralık 2014 23:34

Günün fıkrası: Yaşlı Golfcü  

Adam 80 yaşında olmasına rağmen her gün golf oynuyormuş, bir gün eve gelmiş:
– “Bitti artık” demiş. “Gözlerim artık iyi görmüyor, topun nereye gittiğini bilemiyorum, golf hayatım da bitti artık.”
Bu duruma üzülen karısı:
– “Yanında ağabeyimi götürsene” teklifinde bulunmuş.
Son Güncelleme ( Cumartesi, 27 Aralık 2014 05:15 )
Devamını oku...
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 24 Aralık 2014 05:54

Günün fıkrası

İki Trakyalı bulmaca çözüyormuş.

Birisi;

-“Dört harfli bir hayvan ne?

-“Oroz, be ya..”

-“Dur yazmayalım ‘indi’ de olabilir.”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: ‘Sev beni’, ‘unutma beni’ PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 18 Aralık 2014 19:01

Günün fıkrası: ‘Sev beni’, ‘unutma beni’

Yaşlı amca çarşıya inecektir. Evdekiler kolonya lamasını isterler. Kolonya markası ise ‘unutma ben’dir. Amca çarşıya inince kolonya markasının ismini yanlış anımsar ve satıcı bayandan ‘sev beni’ kolonyasını vermesini ister.

Satıcı bayan ise:

-“Unutma beni’ der.

Amca:

-‘Kızım sev beni’der..

Yok yok amca der, Unutma beni..

Sonunda amca:

-‘Tamam kızım ver şu kolonyayı unutmam seni’

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Perşembe, 18 Aralık 2014 19:29 )
 
Günün fıkrası: Gülüyorlar PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 17 Aralık 2014 05:40

Günün fıkrası: Gülüyorlar

Savcı, morgdaki üç cesedi incelemek üzere gelmişti. Birinci ceset sırıtıyordu.

Savcı nedenini sordu:

-“Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandı, sevincine dayanamadı, kalp krizi geçirdi ve öldü” dediler.

İkinci ceset de sırıtıyordu.

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Bir adam daha koysanız PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 15 Aralık 2014 07:18

Günün fıkrası: Bir adam daha koysanız

Vezirler huzura  çıkmışlar:
- Padişahım, hazinede para kalmadı. Yeni vergilere ihtiyacımız var,diyerekten.. .
Padişah, kavuğunun altından  kafasını kaşımış,
- Eeee! Ne vergisi  koyalım, demiş...
- Köprülere adam  koyalım, geçenden bir akçe alsınlar!
Padişah,
- Tamam, demiş.
Aradan  bir süre geçtikten sonra sormuş vezirlerine:
- Tepki var mı?
- Hiç bir tepki yok!

Son Güncelleme ( Pazar, 08 Şubat 2015 06:27 )
Devamını oku...
 
Siz bile… PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 12 Aralık 2014 22:36

Siz bile…

Kuraklıktan kıvranan bir beldenin halkı nefesi kuvvetli bir hoca bulup, topluca yağmur duasına çıkmışlar.
Hoca efendi duayı yapmış, herkes amin demiş, bir kenara çekilmişler, yağmur bekliyorlar.
Bir üç beş saat damla düşmemiş, cemaatten bazıları mırıldanmaya başlamış:
“- Bu hocada da iş yok.”
Hoca dönmüş, münafıkların ağızlarının payını vermiş.
“ - Ulan siz bile bu duaya inanmadığınız için şemsiyenizi bile yanınıza alıp gelmemişsiniz!”

www.muhsinyazici.com

 
İngilizce bilmeden PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 11 Aralık 2014 16:12

İngilizce bilmeden

Temel İngilter’ye gezmeye gidecekmiş. Tabii İngilizce bilmediğinden arkadaşı Dursun’a sormuş:

-“Dursun ben İngilter’ye gidince onlarla nasıl anlaşacağım?”

Dursun’da:

-“Bak konuştuğun her cümlenin sonun ‘ing’ koy onlar senin ne demek istediğini anlar” demiş.

Devamını oku...
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 09 Aralık 2014 06:30

Günün fıkrası

Temel’e sormuşlar:

-“Kadının iyisini nasıl analarsın?”

-“Konuşmasına bakarım” demiş.

-“Ya hiç konuşmuyorsa” diye tekrar sorduklarında ise…

-“O kadar iyisine rastlamadım..!”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 08 Aralık 2014 21:36

Günün fıkrası

-“Aşkum kar topı oynayalum mi?”

-“Vuu habu soğukta mi?”

-“Haklisun yazun oynayuruk.”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 08 Aralık 2014 21:02

Günün fıkrası

Temel ile eşi Fadime lunaparka gitmişler.

Fadime;

-“Ula Temel ben haa salınacağa binmek isteyrim…”

-“Olmazzz… Donun gözükür…”

-“Ama binmek isteyrum…é

-“Olmaz deyirum da…”

Bir ara Temel başka tarafa bakmış. Başını çevirdiğinde ne görsün…”

Fadime bildiğini okuyup salınacağa binmiş dönüyor…”

-“Ula Fadime donun gözükecek demedum mi ben saa…”

-“Gözükmez Temelum gözükmez…”

-“Çikardum oni…”

www.muhsinyazici.com

 
İnsan ol yeter PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 08 Aralık 2014 17:18

İnsan ol yeter

Tanrı ile pazarlık yapan bir insan demiş:

-“Gökyüzü benim, bulutlar senin, deniz benim dalgalar senin.”

Tanrı gülümsemiş:

-“Sen insan ol hepsi senin”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 08 Aralık 2014 17:09

Günün fıkrası

Adam, bir kitapçıdaki bayan tezgâhtarla dalga geçmek için sorar:

-“Hanımefendi ‘evin reisi erkektir’ adlı kitap var mı?”

Tezgahtar bayan gülümseyerek;

-“Maalesef beyefendi ‘masal’ kitabı satmıyoruz.”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Sağlamcı Temel PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 06 Aralık 2014 12:54

Günün fıkrası: Sağlamcı Temel

Temel üniversite sınavına girmiş.

Her soru için yazı-tura atarak yanıtları vermiş.

İki saat sonra örgencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş,

Temel hala yazı tura atıyor. 

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Bizim Temel Papa Hazretlerine karşı PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 03 Aralık 2014 16:59

Günün fıkrası: Bizim Temel Papa Hazretlerine karşı

Temel Vatikan’da gezerken upuzun bir kuyruk görür.

-"Nedir bu kuyruk..?" diye sorduğunda;

Kuyruğun diğer ucunun kiliseye uzandığını ve Vatikan kilisesi tarafından cennetin parça parça satıldığını,1000 dolar verenin de cennetten bir parça satın alabildiğini öğrenir.

Kuyruğu takip edip kiliseye ulaşır, kapıdaki görevlilere

-"Ben cehennemi satın almak istiyorum.." der.

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Bu sefer iş çok ciddi… PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 01 Aralık 2014 07:54

Günün fıkrası: Bu sefer iş çok ciddi…

Bir kasabada, son derece haylaz iki çocuk varmış. Evlerin pencere camlarını kırmak, arabaların lastiğini patlatmak, çizmek özetle akla gelebilecek her türlü yaramazlığı yaparlarmış. Komşular da sık sık gelip, babalarına şikayet edermiş.

Baba bir gün dayanamamış, çocukları kasabanın rahibine götürüp, yardımını istemiş.

O da:

- "Sen git ben onlarla konuşurum" demiş.

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Anam ağladı yapana kadar… PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 01 Aralık 2014 07:48

Günün fıkrası: Anam ağladı yapana kadar…

Temel, seyahate çıkmış. Uzun zaman evinden ayrı kalmış. Bir akşam bir kente gelip küçük bir otele inmiş.
Odasına yerleştikten sonra, aşağıya telefon etmiş. Telefonu otelin sahibi açmış.
Temel, ne istediğini söylemiş:
"Bana bir fahişe bulup gönderin."
Bunu söyledikten sonra telefonu kapatmış. Otelin sahibi şaşırmış. Yanında duran karısına dönmüş:

Son Güncelleme ( Perşembe, 04 Aralık 2014 07:57 )
Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Kadın ölmüş ve.. PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 01 Aralık 2014 07:36

Günün fıkrası: Kadın ölmüş ve..

Jack ve arkadaşı Bob, kayak yapmaya Kuzeye gitmişler. Bir kaç saat yol aldıktan sonra korkunç bir kar fırtınasına yakalanmışlar. Yakındaki bir çiftlik evine arabalarını çekmişler ve evin çekici hanımından geceyi orada geçirmek için izin istemişler.
- "Dul bir kadınım ben" diye açıklamış hanim,
- "Eğer evimde kalmanıza izin verirsem komsular dedikodu yaparlar."
- "Endişelenmeyin" demiş Jack, "ahırda da rahat edebiliriz."

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Bende eve… PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Kasım 2014 06:17

Günün fıkrası: Bende eve…

Temel Amerika’nın en iyi kovboyuymuş. Temel bir gün bara girmiş ve içkisini içmiş ve hesabı ödemeden çıkmış dışarı.. Üç dakika sonra geri gelmiş ve sinirli bir şekilde:

-“Benim atımı kim çaldıysa hemen geri versin.”

Hiç kimseden ses yok ve Temel bir kez daha:

-“Atım beş dakika içinde gelmezse 1980’de yaptığımı bugün yaparım”, demiş.

Herkes korkmaya başlamış. Sonra Temel’in atını getirmişler. İçlerinden bir dayanamamış ve sormuş:

-“1980’de ne oldu?”

Temel adama doğru dönmüş:

-“1980’de yine atım çalınmıştı, bende yürüyerek eve gittim…”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Apartman zili PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Kasım 2014 06:16

Günün fıkrası: Apartman zili

Ufak bir çocuk apartman ziline basmaya çalışıyormuş. Oradan geçen ihtiyar amca çocuğa yardım etmek istemiş.

-“Hangi zile basmak istiyorsun evladım?”

Çocuk:

-“İkinci zile amca””

Amca zile bastıktan sonra:

-“Şimdi ne yapacaksın” diye sormuş.

Çocuk:

-“Şimdi kaçalım amca…”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Ücretim PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Kasım 2014 06:15

Günün fıkrası: Ücretim

Adam yolda giderken 100 TL bulur ve hemen koşarak önünde giden adamın omzuna dokunarak:

-“Bu para sizden mi düştü acaba?” der.

Adam ise:

-“Hayır” der.. Parayı evirir çevirir ve cebine atar.

Bu duruma bir anlam veremeyen parayı bulan kişi ise:

-“Arkadaş; hem para bana ait değil diyorsun, hem de cebine atıyorsun. Bu nasıl iş!” deyince,

Adam:

-“Ben avukatım. Danışma ücretim 100 TL’dir” der.

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazar, 08 Şubat 2015 06:27 )
 
Günün fıkrası: Özel yaşam PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Kasım 2014 06:14

Günün fıkrası: Özel yaşam

Tdemel keçinin boynuna takmış tasmayı gezdiriyormuş..

Arkadaşı Dursun yolda onu görüp:

-“Ula Temel Napiysun?”

-“Ula görmiymisin çöpeğimi cezdiriyorum.”

-“Ula Temel bunun boynuzları var.”

Temel:

-“Valla ben onun özel yaşamına karışmiyrum.”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Onlar çalişmayurlar PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Kasım 2014 06:14

Günün fıkrası: Onlar çalişmayurlar

Temel mezarlıkta işe başlar fakat ikinci gün işi bırakır.

Arkadaşları sorar:

-“Temel işi niye bıraktın.”

Temel:

-“Orda herkes yatıyor hep ben çalışıyorum.”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Kaliteli mal PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Kasım 2014 06:13

Günün fıkrası: Kaliteli mal

Polis yurtdışına kaçak insan taşıyan kamyon şoförüne sorar:

-“Ne var kamyonda?”

Şoför:

-“Mal var” der.

Bunun üzerine kaçaklardan biri kafasını çıkarır ve:

-“Kime mal diyorsun lan sen?” der.

Polis:

-“Hani mal vardı?”

Şoför:

-“Eee mal olmasa kafasını çıkarır mı?”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Anana söyle PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Kasım 2014 06:09

Günün fıkrası: Anana söyle

Rize’de gencin biri yeşil elbiseli kıza laf atar:

-“Yeşiluda çok severum”

Kız yanıt verir:

-“Söyle anana da bağlasun seni çayira…”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 28 Kasım 2014 16:21

Günün fıkrası

Temel ava çıkmıştır, hiç bişey vuramadığı için dönüşte kasaba uğrar.

Kasaptan tavşan alır.

Eve gelen Temel’e Fadime sorar,

-“Ha bu nedur, soyulmuş tavşani nasıl avlayisun?

Temel yanıt verir;

-“Sevgilisiyle yakaladum, giyinmeye firsati olmadi daa…

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Parasitçü Temel PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 25 Kasım 2014 05:58

Günün fıkrası: Parasitçü Temel

Temel Nato da havacı olarak askerliğini yapıyormuş. Komutan askerlere paraşütle nasıl atlanacağını öğretmiş.
- "Uçaktan atlayınca birinci ipi çekeceksiniz. Paraşüt açılmaz ise ikinci ipi çekeceksiniz. Yine açılmadı, o zaman Meryem Ana ya dua edeceksiniz."
Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker paraşüt açılmaz, ikinci ipi çeker yine açılmaz. O sırada yere yavaş yavaş süzülen komutanının yanından geçerken sorar:
- "Komutanım, komutanım.. O kadinun adı neydiii?"

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Salı, 25 Kasım 2014 06:00 )
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 23 Kasım 2014 14:42

Günün fıkrası

İki tarih Profesörü yolda hem yürüyüp hemde sohbet ediyormuş.

Biri günün sorusunu soruyor:

-“Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerika’yı bir Müslüman keşfetti tezini! ortaya atması yerinde oldu.”

Devamını oku...
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 20 Kasım 2014 17:29

Günün fıkrası

Ziraat mühendisi bilgi vermek için gittiği köyün birinde:

-“Sizin toprağınızı tahlil ettirdim” demiş.

-“O kadar verimli toprağınız var ki ne ekerseniz bire yirmi verir…”

Köylülerden biri:

-“Aman deme mühendis bey” diye ayağa fırlamış:

-“Geçen hafta bizim kayınvalideyi gömdük de..!

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Kuaför Temel PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 19 Kasım 2014 19:35

Günün fıkrası: Kuaför Temel

Temel kadın kuaförlüğü yapmaktadır. Bir müşterisine aşıktır. Her akşam Cemal’le bir şeyler içip dertleşirler:

-“Aşuğum Cemal’im. O da pağa aşuk.”

Cemal şaşırır:

-“O da saa aşuksa evlenun daa.”

Temel açıklar:

-“Ula her cun celup saçlaruni yaptiriup, pi sürü para verurken, evlenup pedavami yapayum?!..

www.muhsinyazici.com

 
Hoş geldin hiçliğe. PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 18 Kasım 2014 19:09

Hoş geldin hiçliğe..

Nasrettin Hoca'ya sormuşlar:

-“Kimsin?”

-“Hiç” demiş Hoca, “Hiç kimseyim.”

Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca:

-“Sen kimsin?”

Devamını oku...
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 18 Kasım 2014 17:35

Günün fıkrası

Bir gün Temel’in annesi ölmüş,

Temel’e sormuşlar:

-“Niye namaz kılmeysun”

Temel:

-“Ben cenaze namazı kılmasını bilmeyrum”, demiş.

15 gün sonra kaynanası ölmüş, Temel en önde namaz kılıyormuş.

Temel’e:

-“Hani sen cenaze namazı kılmasını bilmiyordun” demişler.

Temel:

-“Bu cenaze namazı deyildur. Bayram namazudur da” demiş.

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Önlem alıyoruz PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 21:42

Günün fıkrası: Önlem alıyoruz

Bir Arap bölgesinde bir gazeteci erkeklerin kadınlardan her daim önde yürüdüğünü görür. Şaşırır ve yoldan rastgele bir adama sorar: 
-“Neden kadınların önünde yürüyorsunuz?” 
Adam tek kelimeyle yanıt verir:

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: İkisi de öldü PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 21:25

Günün fıkrası: İkisi de öldü

Temel, Fadime’yi Dursun’la birlikte yakalamış. Hemen silahını almış ve Dursun’a:

-“Madem Fadime’yi istiyorsun, onu benden erkek gibi al. Seni düelloya davet ediyorum” Demiş.

Dursun kabul etmiş ve düello için ikisi birlikte yanındaki odaya girip kapıyı kapatmışlar.

Temel Dursun’a fısıldamış:

Devamını oku...
 
Günün fıkrası:Dedeler PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 08:38

Günün fıkrası: Dedeler

Şapka satarak geçinen bir adamın yolu bir gün bir ormana düşer... 
Bir süre yürüdükten sonra sıcaktan ve yorgunluktan bunalır, bir ağacın altına oturup, şapkalarla dolu sepetini de yere koyar ve uykuya dalar... 

Birkaç saat sonra adam tuhaf sesler duyarak uyanır. Kafasını sepete çevirdiğinde sepetin bomboş olduğunu görür! 

Bir de kafasını kaldırıp ağaca bakar ki, ağacın dallarında bir sürü maymun, her birinin kafasında adamın şapkaları... 

Adam düşünmeye başlar:  

 - "Ben şimdi napıcam, şapkaları bu maymunlardan nasıl alıcam...?"

Düşünceli bir şekilde kafasını kaşırken yukarı baktığında maymunların kendisini taklit ettiğini, 
kafalarını kaşıdığını görür... 

Adam ellerini havaya kaldırır, maymunlar da aynısını yapar. 

Derken adam napıcağını bulur.   Kendi başındaki şapkasını çıkartıp yere atar,   tabi maymunlar da kafalarındaki şapkaları hemen yere atarlar. 

Adam böylece bütün şapkaları toplayıp sepetine koyar... 

Aradan uzun yıllar geçer...   

Şapkacı adamın yaşlanmasından dolayı şapka işlerine torunu bakmaktadır, o da dedesi gibi şapka satıcısı olmuş hayatından mutludur... 

Fakat günlerden bir gün onun da yolu aynı ormana düşer... 

Hava yine çok sıcaktır ve genç adam bir ağacın altına oturur, şapkalarla dolu sepetini yanına koyar ve uykuya dalar.. bir saat sonra uyandığında sepetin içinde şapkalar olmadığını fark eder! 

Derken tuhaf sesler duyduğundan kafasını yukarı kaldırır, gördüğü manzara karşısında tüyleri diken diken olur ağacın üstünde bir sürü maymun, hepsinin kafasında birer şapka... 

Adam düşünür: 
- "Dedem yıllar önce bana bir hikaye anlatmıştı, ne yapacağımı çok iyi biliyorum..." der.

Şapkacı torun kafasını kaşımaya başlar, maymunlar da aynısını yapar... 

Adam ellerini havaya kaldırır, maymunlar da ellerini kaldırır... 

Ve adam gülümseyerek kendi başındaki şapkayı çıkarıp yere fırlatır. 

O anda maymunlardan biri ağaçtan iner adamın yere attığı şapkayı kapar, adama da bir tokat atar! 

- "Sadece senin mi deden var .....

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası:Maymun PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 08:37

Günün fıkrası: Maymun 
Maymun kurmuş çilingir sofrasını ormanın ortasına, külhanbeylik yapıyormuş.O sırada zürafa oradan geçiyomuş, sormuş: 
- "Vay maymun Kardeş, nasılsın?" 
- "İyiyim be anam, içiyorum içiyorum aslanı dövüyorum." 
Zürafa tırsmış ve uzaklaşmış. Derken Zebra geçmiş, o da sormuş: 
- "Selam maymun abi, ne var ne yok?" 
- "N'olsun be gülüm hep aynı; içiyorum içiyorum aslanı marizliyorum." 
Zebra da uzaklaşmış oradan. Bu kez köstebek, geçerken sormuş: 
- "Maymun ya naber?" 
- "İyilik koçum içiyorum içiyorum 
Allah ne verdiyse girişiyorum aslana!" 
Köstebek de sıvışmış Ancak böyle böyle derken, olanlar aslanın kulağına gitmiş ve aslan o tarafa doğru yola koyulmuş. Çıkmış maymunun karşısına: 
- "Eee anlat bakalım maymun efendi, ne var ne yok?" 
Maymun hemen kendine çeki düzen vererek yanıtlamış: 
- "N'olsun be abi, içiyorum içiyorum abuk subuk konuşuyorum." 

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası:Temel ve Di Caprio PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 08:35

Günün fıkrası: Temel ve Di Caprio 
Amerika'da zencinin biri pasaportunu kaybetmiş. Tam da Türkiye'ye tatile gideceği gün... Aksilik bu ya... 
Uçağı kaçıracak; kara kara düşünürken yolda bir pasaport bulmasın mı?!.. . 
Hemen almış yerden ve hikaye bu ya, bir bakmış ki Leonardo di Caprio'nun pasaportu... 
"Ne olursa olsun artik" demiş ve şansını denemeye karar vermiş. 
Çıkarmış Leonardo'nun fotoğrafını, kendi fotoğrafını yapıştırmış... 
Uçmuş Türkiye'ye... 
Atatürk hava limanında görevli gümrük memurunun karsısına geçmiş.. 
Kim olabilir memur? Tabii ki bizim Temel... :-) 
Almış pasaportu eline Temel, adamın ismine bakmış: 
"Leonardo di Caprio"... 
Fotoğrafa bakmış...bir zenci. 
Adama bakmış...ayni zenci... 
Bir kaç şaşkın bakıştan sonra çaresiz kalan Temel obur masaya seslenmiş, 
"Ula Dursun, bu Titanik batmış miyduu, yanmış miyduu?

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Bardak PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 08:33

Günün fıkrası: Bardak 
Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bırakılmasını ister. 
Bunun üzerine doktor: 
-Sana bir soru soracağım doğru bilirsen buradan çıkarsın 
Deli: 
-Peki anlaştık sor sorunu. 
Doktor: 
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam. 
Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın? 
Deli: 
-Niye atlayım ben deli miyim der? 
Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar 
Deli: 
-Ya bardağı çekersen 

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Zayıf Not PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 08:32

Günün fıkrası: Zayıf Not 
Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından kalınca doğru hocasına gider: 
-"Siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve beni cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düşündünüz 
mü?" 
-"Tabii düşündüm. Hocanın görevi bilgiyi ölçmek, yeterli olmayanı sınıfta bırakmak değil mi?" 
-"İyi. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben size soracağım. 
Doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sınıfta kalacağım. Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı geçirteceksiniz. (Hocanın keyfi yerinde. Teklifi kabul eder.) 
Ve öğrenci sorar: 
-"Yasal olup, mantıklı olmayan nedir? 
Mantıklı olup, yasal olmayan nedir? 
Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?" 
Hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz. 
İddia gereği öğrencisine iyi not vererek sınıfı geçirir. Ama aklı da soruda kalır. Sonunda sınıfın en iyi öğrencisini çağırır, olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip bilmediğini sorar. 
Öğrenci hemen cevap verir: 
-"Siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz. Bu yasal ama mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var. Bu mantıklı ama yasal değil. Siz karınızın sevgilisini, zayıf alıp sınıfta kalması gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz. Bu da ne mantıklı, ne de yasal." 

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Peltek çocuk PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 06:10

Günün fıkrası: Peltek çocuk

Çocuk peltektir. Öğretmen tahtaya:

-“Kedi sütü iç " yazar ve çocuğa okumasını söyler.
Çocuk okur:

"Tedi tütü it"

Öğretmen azarlar çocuğu.

-"Bir daha oku der"

Çocuk tekrar okur:

-"Tedi tütü it"

Öğretmen sinirlenir bağırır

-"Düzgün oku şunu" der.

Çocuk tekrar okur, ama nafile. Öğretmen bu kez döver çocuğu ve:

-"oku" der.

Çocuğun canına tak etmiştir. Öfkeyle haykırır:

"Anatını tittimin... tediti! Ittene tu tütü "

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Hesap PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 05:55

Günün fıkrası: Hesap

Adamın biri bir bankaya girmiş ve bankadaki görevli kadına:

-“A.ina koyduğumun bankasında boktan bir hesap açtırmak istiyorum” demiş.

Kadın bir anda böyle bir laf beklemediği için şaşırmış ve afallamış...

-“Affedersiniz anlayamadım beyefendi tekrar eder misiniz?” diye sormuş.

Bunun üzerine adam yine:

-“A.ina koyduğumun bankasında boktan bir hesap açtırmak istiyorum” demiş.

Kadın çok bozulmuş ve:

-“Aman beyefendi! Lütfen sözlerinize dikkat edin ve ne istediğinizi kibarca söyleyin” demiş.

Adam da hiçbir değişme yok, ayni lafı tekrar tekrar söylemiş...

En sonunda bankadaki kadın dayanamamış ve:

-“Ben sizi müdürümün yanına götüreyim de, derdinizi ona anlatın” demiş.

Müdürün yanına gitmişler. Adam yine ayni şekilde müdüre isteğini iletmiş.

Mudur:

-“Beyefendi, elemanım son derece haklı. Bu şekilde konuşursanız korkarım size yardımcı olamayacağım, lütfen bu şekilde konuşmanızın nedenini anlatır mısınız?” demiş.

Bunun üzerine adam:

-“Ağzına s.ctığımın sayısal lotosundan en büyük ikramiye bana cıktı ve bunu a... koyduğumun bankasında boktan bir hesap açtırarak değerlendirmek istiyorum” demiş...

Bu lafı duyan müdür eliyle bankadaki bayanı işaret ederek yüksek sesle adama demiş ki:

-“Ve bu orospu size yardımcı olmuyor, öyle mi?

www.muhsinyazici.com

 
Bir boku bile bilmiyorsun! PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 16 Kasım 2014 05:46

Bir boku bile bilmiyorsun!

Delikanlı uçakta güzel bir sarışının yanına düşmüş. Hemen sarkmış sarışına;

-“Yanyana otururken muhabbet edilirse seyahat çok kısa sürer, hadi konuşalım”' demiş.

Sarisin okuduğu kitabi yavaşça kapatarak:

-“Ne üzerine konuşmak istersin” demiş.

Delikanlı:

-“Valla bilmem ki ... Örneğin nükleer enerjiye ne dersin?”

Sarışın;

-“Enteresan bir konu, olabilir, ama önce sana bir soru sorayım... At inek ve geyik ayni şeyi yerler.. Yani ot... Ama  çıkartırlarken geyik küçük parçalar halinde, inek lappadanak parçalar halinde, at da pişmaniye topları gibi çıkartır. Neden olduğunu biliyor musun?”

Delikanlı; 

-“Valla en ufak bir fikrim yok” demiş,

Bunun üzerine sarışın;

-“Daha bir boktan anlamazken nükleer enerjiyi nasıl tartışabileceğini zannediyorsun?”

www.muhsinyazici.com

 
Diğer Makaleler...
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 3 > 21
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün542
mod_vvisit_counterDün1737
mod_vvisit_counterBu Hafta7345
mod_vvisit_counterBu Ay43837
mod_vvisit_counter6 Aralık 2008'den Beri2672809
Üyeler : 960
İçerik : 22184
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 9286965

Anket..

Sitemizde en çok hangi bölüm ilginizi çekiyor?
 

Anket...

Ben bir...
 
internet haftasi
e-okul