Eğitim, Çocuğu Tanımak ve Sevmekle Başlar !

Günün Fıkrası
Herkes Yemek İstiyor Öğretmen, elindeki küreyi sınıfa göstererek. "Çocuklar,şu elimdeki,dünyamızın k PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 17 Eylül 2013 20:17

Herkes Yemek İstiyor

Öğretmen, elindeki küreyi sınıfa göstererek.
"Çocuklar,şu elimdeki,dünyamızın küçük bir örneğidir.Gördüğünüz gibi aynı bir portakala benzemektedir..."
 Öğrencilerden biri:
"Anlaşıldı,dedi.Onun için herkes onu yemek istiyor." 

 
Kalp Atışları Hızlanıyor PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 17 Eylül 2013 20:15

Kalp Atışları Hızlanıyor

Hemşire, doktora hastayı gösterdi ve
- Kalbini dinlemek için ne zaman eğilsem, kalp atışları birden hızlanıyor.
Tedavi için ne önerirsiniz doktor bey? Ne yapsak?
- Dr: Önlüğünün yakasını iliklesen...

 
Abdurrezzak Öğretmen iki öğrencisine, sınıfta yaramazlık yaptıkları için kızar ve yüzer kez isimleri PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 17 Eylül 2013 20:14

Abdurrezzak

Öğretmen iki öğrencisine, sınıfta yaramazlık yaptıkları için kızar ve yüzer kez isimlerini yazmalarını söyler.

Öğrencilerden biri bu karara üzülüp itiraz eder,

-“Öğretmenim, bu çok büyük bir haksızlık değil midir?”

Öğretmen:

– “Çocuğum neden haksızlık olsun ki?”

Öğrenci:

-“Onun adi Ali, benim ki ise Veled bin Abdurrezzak…”

 
Günün fıkrası: Açılım üzerine Etine dolgun bi kadın, kucağında bebeğiyle Ankara garından otobüse bin PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 17 Eylül 2013 17:06

Günün fıkrası: Açılım üzerine

Etine dolgun bi kadın, kucağında bebeğiyle Ankara garından otobüse biner. Yanına irikıyım bi arkadaş oturur. Kızılcahamam’a vardıklarında, kadın emzirmek için memesini açar, çocuğun ağzına dayar, çocuk direnir, başını öte yana çevirir, kadın uyarır,

-“Alsana yavrum, bak yoksa amcaya veririm” der.

Adam çaktırmadan göz ucuyla bakar, önüne döner.

Bolu’ya geldiklerinde, kadın yine memesini çıkarır, çocuk yine direnir, kadın yine uyarır,

“Al, yoksa amcaya veririm” der.

Adam çocuğa bakıyormuş ayağıyla, memeye bakar, önüne döner.

Adapazarı, İzmit, aynı sahneler tekrarlanır. İstanbul gişelere gelindiğinde, kadın yine:

- “Al çocuğum, yoksa amcaya veririm” deyince...

Adam patlar!

-“Hanım hanım, vereceksen ver artık, Bolu’da inecektim, senin yüzünden buralara kadar geldim!”

 
Günün fıkraı: Adem ile Havva hangi milletten? Bir Fransız, bir Alman ve bir Türk müzede “Adem ve Hav PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 11 Eylül 2013 04:03

Günün fıkrası: Adem ile Havva hangi milletten?

Bir Fransız, bir Alman ve bir Türk müzede “Adem ve Havva Cennet Bahçesinde” tablosuna bakıyorlarmış.

Alman:

-“Bedenlerinin kusursuzluğuna bakar mısınız? Adem ile Havva mutlaka Alman olmalı” demiş.

Fransız Alman’a karşı çıkmış:

-“Havva ne kadar güzel, Âdem ne kadar yakışıklı. Bu denli çekici olduklarına göre, hiç kuşkusuz Fransız olmalılar.”

Türk, tabloya uzun uzun izledikten sonar kararını vermiş:

-“Bunlar kesin Türk’tür. Üstte yok, başta yok, elmadan başka yiyecek yok. Ama hala kendilerini cennette sanıyorlar.

www.muhsinyazici.com

 

 
Pazar fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 08 Eylül 2013 07:58

Pazar fıkrası

Esnaf heyeti bakanı ziyarete gitmiş...

Bakan bey sormuş:
- "Beyler içmek için ne alırsınız?"
- "Çay alırız, demişler..."
Bakan zile basmış...

Gelen odacıya:
- "Oğlum beylere birer çay getir, demiş..."
Ardından eklemiş:
- "Tazeyse bana da getir..."

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Ruşen Çakır kovuldu ve... PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 07 Eylül 2013 13:44

Günün fıkrası: Ruşen Çakır kovuldu ve...

Baba Erdoğan Demirören, Ruşen Çakır'ın atılmasını/kovulmasını ister.

Vatan gazetesi yönetimi merak eder; "hangi yazısından dolayı!"

Baba Demirören "ne yazısı" der, "ben onu okumuyorum."

Peki...

Sebeb nedir?

Baba Demirören açıklar:

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Asıl¬ma¬ya gi¬der¬ken… Es¬ki dö¬nem¬de bir de¬li¬kan¬lı, Va¬li Pa¬şa¬’nın ha¬tı¬rı iç PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 06 Eylül 2013 05:16

 Günün fıkrası: Asıl­ma­ya gi­der­ken…

Es­ki dö­nem­de bir de­li­kan­lı, Va­li Pa­şa­’nın ha­tı­rı için ağır bir su­çu gü­nah­sız ye­re üzerine al­mış… 

Pa­şa:

-“Hiç me­rak et­me ben se­ni kur­ta­rı­rı­m” di­yor­muş.
Fa­kat iş­ler ters git­miş ve du­rum cid­di­leş­miş.

Mah­ke­me­den çı­kan ka­rar: İdam!
Bi­ça­re, suç­suz ye­re ası­la­cak!
De­li­kan­lı idam seh­pa­sı­na gö­tü­rü­lür­ken yal­va­ra­rak so­ran göz­ler­le ba­kıp:
-“A­man Pa­şa­m” de­miş “Ö­lü­me gi­di­yo­rum. Ha­ni be­ni kur­ta­ra­cak­tın?”
Va­li eği­lip, müş­fik bir ses­le genç ada­mın ku­la­ğı­na fı­sıl­da­mış:
-“A­man de­li­kan­lı, gö­re­yim se­ni… Bir can için be­ni mah­cup et­me!”

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cuma, 06 Eylül 2013 05:23 )
 
Günün fıkrası: Vaz geçtim PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 03 Eylül 2013 06:56

Günün fıkrası: Vaz geçtim

Nasrettin Hoca pazarda zeytin satıyormuş...
İki üç sokak ileride oturan yarıbuçuk tanıdığı bir kadın gelmiş.
Kadın:

- “Zeytinin iyi mi?”
Hoca:

- “Tadına bak.”
Kadın:

- “Ben orucum.”
Hoca:

- “Madem oruçlusun zeytini al git parasını sonra ver.”
Hocanın birdenbire aklına düşmüş; Ramazanlık değilmiş çünkü...
Hoca:

- “Tuttuğun oruç ne orucu ki?”
Kadın:

- “Üç sene önceden borcum vardı da onları tutuyorum.”
Hoca tam zeytinleri veriyormuş vazgeçmiş...
Kadın:

- “Biraz önce al git dedin noldu da vazgeçtin Hoca?”
Hoca:

- “Get anam get... Allah'a olan borcunu üç senede veriyorsan bizim borcu ne zaman getirirsin kim bilir.”

 
Ankaralı siyasetçi PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 31 Ağustos 2013 09:06

 Aankaralı siyasetçi

Vurulmuş, ezilmiş, parçalanmış bahtsız birinin kimlik tespiti yapılıyordu.
Doktorlardan biri:
- Mutlaka Ankaralı siyasetçilerden biri olacak şu, dedi.
Yanındakiler:
- Nereden anladınız, diye sordular.
Doktor parmağıyla göstererek şu cevabı verdi:
- Baksanıza ar damarı çatlamış.”

 
Ufak bir kaza Kasabanın oduncusu papazin evine odun götürmüş. Odunları kömürlüğe boşaltırken, nasıl PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 29 Ağustos 2013 10:26

Ufak bir kaza

Kasabanın oduncusu papazin evine odun götürmüş. Odunları kömürlüğe boşaltırken, nasıl olduysa olmuş, bir tanesi gitmiş alt kattaki pencerenin camini kirmiş.

Oduncu çok telaşlanmış ve özür dilemek için papazi aramış ama bulamamış. Ayni telaş içerisinde evine dönmüş ve kapıda kiliseye derse giden oğluyla karşılaşmış. 

Çekmiş oğlunu kenara olanları anlatmış ve bak oğlum papaz efendi sorarsa

-“Babam boşaltırken bir kaza olmuş ve çok özür diliyor” dersin demiş. 

Çocuk da telaşlanmış ama yapacak bir şey yok kilisenin yolunu tutmuş.

Papaz o gün yaratılış hakkında konuşuyormuş.

Ve oduncunun oğluna: 

-"söyle bakalım sen dünyaya nasıl geldin?" diye sormuş.

Oduncunun oğlu da kekeleyerek: 

-"Babam çok özür diliyor, boşaltırken bir kaza olmuş!"

www.muhsinyazici.cocm

 
Matematik yalan söylemez Öğretmen matematik dersinde öğrencilerine sordu: - Çocuklar, matematik asla PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 29 Ağustos 2013 02:52

Matematik yalan söylemez

Öğretmen matematik dersinde öğrencilerine sordu:
- Çocuklar, matematik asla yalan söylemez. Örneğin bir adam bir tarlayı on günde sürerse, on adam bir günde sürebilir. Buna benzer bir örnekte siz verin bakalım.
Öğrencilerden birisi gülerek yanıt verdi:
- Örneğin bir vapur Atlantik Okyanusunu altı günde geçerse, yüz kırk dört vapur bir saatte geçebilir!

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: O zaman vazeçtim İngiltere Cumhurbaşkanı Atatürk'ü ziyarete gelmiş Ankara'ya. Erzur PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 27 Ağustos 2013 07:21

Günün fıkrası: O zaman vazeçtim

İngiltere Cumhurbaşkanı Atatürk'ü ziyarete gelmiş Ankara'ya.

Erzurumlu Teyo Pehlivan da tesadüf, Mustafa Kemal'in yanındaymış. Erzurum'un bir meselesi varmış, kentin ileri gelenleri çok rica etmiş. "Ata seni kırmaz, n'olur şunu bi hallediver" demişler,

Teyo Pehlivan da bu nedenle Gazi'ye gelmiş. Bir ara Atatürk'le İngiliz Cumhurbaşkanı satranç oynamaya karar vermiş.

Devamını oku...
 
Suç Kimin? Keyfi yerinde olan şeytan sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ineğini PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 25 Ağustos 2013 09:22

Suç Kimin?

Keyfi yerinde olan şeytan sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ineğini sağan genç bir kadını uzaktan izlemiş.

Şeytan kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş.

Son Güncelleme ( Pazar, 25 Ağustos 2013 11:56 )
Devamını oku...
 
Köpekten zarar görmedik PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 25 Ağustos 2013 08:06

Köpekten zarar görmedik

Yanında köpeğiyle seyahat eden bir iş adamı geldiği otelde resepsiyon görevlisine köpeğinin çok eğitimli ve terbiyeli olduğunu belirterek köpeğiyle otelde kalıp kalamayacağını sorar.
Görevli:
- “Sayın Beyefendi, der; otelcilik sektöründe uzun yıllar sarhoş olan, yanlış odaya giren, sigara ile yatağı yakan, ayakkabısını perdeye silen, banyo havlularını yürüten, tuvaleti tıkayan bir köpeğe hiç rastlamadım. Bu nedenle köpeğinizi otelimizde ağırlamaktan şeref duyarız. Siz de köpeğinizin yanına gelip kalabilirsiniz.”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Başvuru Sanki Diyarbakır doğumluymuş gibi sahte nüfus kağıdı çıkaran CTA ajanı mekap PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 20 Ağustos 2013 02:39

Günün fıkrası: Başvuru

Sanki Diyarbakır doğumluymuş gibi sahte nüfus kağıdı çıkaran CTA ajanı mekap giymiş, poşu sarmış, çaktırmadan PKK’ya katılmak için Kandil’e gitmiş.

Başvuru formunu doldururken,

-“Hangi istihbarat örgütündensin” diye sormuşlar.

Şaşırmış tabii.

-“Nerden anladınız” demiş.

-“Senden önce hiç zenci Kürt görmedik” demişler.

 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 18 Ağustos 2013 12:43

Günün fıkrası

Temel bilim adamıyken, bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya başlar:
- Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağıya indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanıyorlarmış; kanıtlanmış oldu böylece.
Sıra Türkiye’ye gelir ve Temel başlar anlatmaya:
- Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağıya indik ama bir şey bulamadık. Demek ki atalarımız telsiz telefon kullanıyorlarmış.”

 

Son Güncelleme ( Pazar, 18 Ağustos 2013 12:43 )
 
Diktatör Diktatör general askerleri ile yolda giderken askerlerden biri hapşırmış. Diktatör arkasını PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 17 Ağustos 2013 05:40

 

Diktatör

Diktatör general askerleri ile yolda giderken askerlerden biri hapşırmış.
Diktatör arkasını dönüp:
-Kim hapşırdı, demiş.
Askerler korkudan bir şey söyleyememiş.
Diktatör bunun üzerine birinci sırayı kurşuna dizmiş.
Sonra yola devam etmişler biraz sonra yine bir hapşırık sesi gelmiş.
Diktatör kim hapşırdı deyince yine korkudan kimse kimin hapşırdığını söyleyememiş.
Bunun üzerine diktatör ikinci sırayı kursuna dizmiş.
Biraz sonra yine birisi hapşırmış.
Diktatör arkasını dönüp sormuş kim hapşırdı diye.
Bir asker "ben hapşırdım" demiş .
Diktatör general askere dönüp:
-Çok yaşa evladım, demiş.

 

 

 
Şaşırmış PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 17 Ağustos 2013 05:37

Şaşırmış

Bir ülkeye misafir olarak dost bir ülkenin devlet başkanı gelir ve protokol talimatına uygun olarak 21 pare top atışı ile karşılanır.
Protokol uygulamaları konusunda bilgisi olmayan saf biri arkadaşına ;
-Yahu ne oluyor böyle, diye sorar.
Arkadaşı :
- Bir şey olduğu yok. Bir konuk devlet başkanı geldi de onun için top atışı yapıyorlar, der.
Top atışı 21 atım olduğu için devam edince, bu atışların ne olduğunu soran meraklı; bu kez kızgın bir ifade ile;
- Of be! Ben de bizim topçuları nişancı sanırdım. Der

 
Antikacı PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 17 Ağustos 2013 05:35

Antikacı

Birisi eski dostlarından birinin evine gitmişti.

Ev sahibinin hanımı beyine sordu:
- Bu bey kim ?
- Nasıl yani?
- Canım, hep anneme bakıyor da!
- Ha o mu ? Antikacıdır!

 
Yedek Motor Volkswagen arabaları olan iki hanım kendi arabalarına binip şehir dışına çıktılar. Yolda PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 17 Ağustos 2013 05:32

Yedek Motor

Volkswagen arabaları olan iki hanım kendi arabalarına binip şehir dışına çıktılar. Yolda birisinin arabası stop etti. Arabadan inip ön kaputu açtıysa da bir şey anlayamadı. Çünkü motor yoktu.
Arkadaşı yanına yaklaştı ve:
- Üzülme. Benim bağajda bir yedek motor daha var!

- Sende üzülme, bende de yedek sevgili var!

 
Günün fıkrası: Temel’in Aristo Mantığı PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 16 Ağustos 2013 16:49

Günün fıkrası: Temel’in Aristo Mantığı

Temel Dursun'a sordu.

-“Yahu dursun Aristo mantığı nedir?

Dursun nasıl anlatacağını düşündükten sonra: 
 
-“Bak Temel..”

-“Efendim Dursun:

-“Senin akvaryumun var mu?

Temel:

-“Var”

Son Güncelleme ( Cuma, 16 Ağustos 2013 17:24 )
Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Amcama dokunmayın Karadenizde bir ilkokulda öğretmen çocuklara evde ders alınabilecek PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 14 Ağustos 2013 21:22

Günün fıkrası: Amcama dokunmayın

Karadenizde bir ilkokulda öğretmen çocuklara evde ders alınabilecek bir hikaye yaratmalarını, ertesi gün sınıfta okuyacaklarını söylemiş.

Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya başlamış. İlk sırada küçük Cemal varmış. Başlamış anlatmaya:
- Bizim çiftliğimiz var. Bir gün babamla yumurtaları topladık, bir sepete koyduk. Arabayla giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtaların hepsi kırıldı.

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Su katıyorlar Bektaşinin birini ramazanda içki içtiği için yaka paça kadıya götürürle PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 13 Temmuz 2013 05:52

Günün fıkrası: Su katıyorlar

Bektaşi'nin birini ramazanda içki içtiği için yaka paça kadıya götürürler.
 Çakırkeyif Bektaşi'yi görür görmez kadı: 
- 'Behey kafir! Bu yaşta hala içiyorsun bu zıkkımı. Utanmıyor musun? Bilmiyor musun haram olduğunu?' der.
 - 'Sırtınızdaki ipek kaftan da haramdır...' diye karşılık verir Bektaşi.
 Kadı:

- 'Bunun içine pamuk katarlar.' 
Bektaşi:

- 'Dünyada doğru adam mı kaldı, şaraba da yarı yarıya su katıyorlar... 

www.muhsinyazici.com 

 
Günün fıkrası: Tarih olmuşuz hanım İmam Efendi, camide namaz kıldırırken, kazayla, kaçırıvermiş. Öy PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 12 Temmuz 2013 18:58

Günün fıkrası: Tarih olmuşuz hanım

İmam Efendi, camide namaz kıldırırken, kazayla, kaçırıvermiş.

Öyle bir utanmış ki, namazı falan bırakıp, hemen eve gelmiş.
-“Hanım, demiş. Camide böyle, böyle oldu. Ben artık bu köyde kimsenin yüzüne bakamam. Kalk gidiyoruz bu köyden, başka yere taşınıyoruz.”

Demiş ve taşınmışlar uzaklara.

Aradan 20 yıl geçmiş, hoca köyünü çok özlemiş. Bu özlem dayanılmaz bir hal almış ve eşine;
- “Hanım, kalk gidelim köyümüze 20 yıl geçti aradan unutulmuştur nasılsa.”

Demiş ve düşmüşler yollara. Köye yaklaştıklarında genç bir çoban görmüşler.

Hoca;
-“Hanım sen burada bekle de ben gidip şu çobana bir sorayım. Bakalım köylüler olayı unutmuşlar mı. Eğer unutmamışlarsa geri döneriz.”

Demiş ve çobanın yanına yaklaşmış.
- “Selamuanleykum çoban oğlum. Sen kaç yaşındasın?”
-“Valla yaşımı bilmem amma İmamın camide yellendiği yıl doğmuşum.”
Hoca öfkeyle hanımının yanına dönmüş;
-“Kalk hanım, kalk gidelim buralardan. Bizim kıçımız tarih olmuş.

www.muhsinyazici.com 

 
Günün fıkrası: Ya çekersen PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 09 Temmuz 2013 06:39

Günün fıkrası: Ya çekersen

Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek hastaneden çıkmak ister. Bunun üzerine doktor:
-Sana bir soru sorucağım doğru bilirsen burdan çıkarsın.

Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu.

Doktor:
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan, ben de aşağıda bir bardak su tutsam... bu suya atlar mısın atlamaz mısın?

Deli:
-Niye atlayım ben deli miyim der? Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar.

Deli:
-Ya bardağı çekersen?

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Cesarteim yok ki… PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 09 Temmuz 2013 06:20

Günün fıkrası: Cesartim yok ki

Adamın biri çok fazla öksürüyormuş..

Doktora gitmiş derdini anlatmış. Doktor da adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demiş ki:

-'Bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç, sonra kontrole gel'.

Adam bir hafta sonra gelince doktor:

-'Öksürüğün nasıl oldu?' diye sormuş. 

Adam:

-'Cesaret edipte öksüremiyorum ki doktor bey!'

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Temmuz 2013 03:26 )
 
Günün fıkrası: Müzede PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 07 Temmuz 2013 12:55

Günün fıkrası: Müzede

Bundan 50 yıl önce,Mısır’ın ilk Cumhurbaşkanı Nasır,Kahire’deki en yaşlı Haham’la konuşurken, ona:
- Hz. Musa ümmetini Kızıldeniz’den yürüyerek geçirip Kudüs’e sokmuş. Ben de Kızıldeniz’i yürüyerek geçerek, tıpkı Hz. Musa gibi Kudüs’e girmek istiyorum; nasıl yapayım?
İhtiyar Haham:
- Gayet basit, demiş; Tanrı’nın, Hz. Musa’ya verdiği o küçük sopayı eline alman yeterli.
- Ya o kadar mı? Şimdi nerede o sopa?
- Kudüs’teki müzede...

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Temmuz 2013 07:40 )
 
Günün fıkrası: Çuh çuh çuh PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 07 Temmuz 2013 12:47

Günün fıkrası: Çuh çuh çuh

Yıllarca evvel, güney kentlerimizdeki kentlerin birinde, bir akıl hastanesi varmış. Personelin bir ihmali sonucu, akıl hastanesindeki tüm akıl hastaları, yani tam 423 deli dışarı kaçmış ve kentin caddeleriyle sokaklarına dağılmış.
O yıllarda oradaki hastanenin Başhekimi de, ünlü Mutemet Bey’miş.
Tüm delilerin kaçıp kente dağıldığını öğrenen Mutemet Bey:
- “Bana bir düdük verin”, demiş; ve önce benim, sonra da birbirinizin belinden tutarak, Başhekim en önde, çuh çuh çuh dercesine düdüğünü kesik kesik çalarak; hastane personeli, arkasında eğilmiş, vagon olmuş; başlarlar kentin sokaklarıyla caddelerinde dolaşmaya.
Başhekimin tahmini tutmuştur. Bütün deliler, bu kuyruğa girer tren olurlar. Başhekim Mutemet Bey, gerçek bir lokomotifçesine hastaneye, kaçmış olan akıl hastalarının hepsiyle birlikte döner.
Sorun çözüldüğü için Mülki makamlar ve doktorlar, trencilik oynayıp hastaneye döndükleri için de deliler, hallerinden çok memnundurlar.
Ancak esas sorun akşam yoklamada ortaya çıkar.
Hastaneye trencilik oynayarak gelenlerin sayısı, 423 yerine 612 olmuştur.

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Temmuz 2013 07:40 )
 
Günün fıkrası: Rahat Ol PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 05 Temmuz 2013 07:33

  Günün fıkrası: Rahat Ol

Yaşlı adam ameliyat olacakmış. Ameliyatı cerrah olan oğlunun yapması için ısrar etmiş.

Çok daha uzman olan doktorlar olduğu halde, bu ısrarının nedenini soranlara ise "Onun bu ameliyatı çok iyi yapmasını sağlayacak formülü biliyorum" diyormuş.

Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Temmuz 2013 07:41 )
Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Ben görmedim ama karım gördü PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 05 Temmuz 2013 07:30

Günün fıkrası: Ben görmedim ama karım gördü

Adamın biri bankayı soyup çıkarken müşterilerden birine dönerek:
- Beni gördün mü? diye sorar.

Adam:
- Evet gördüm, der.
Soyguncu adamı alnından vurur.
Sonra bir karıkocaya döner.
- "Siz gördünüz mü?" der.
Adam, gözleri parlayarak cevap verir.
- Ben görmedim ama karım gördü

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Temmuz 2013 03:26 )
 
Günün fıkrası: Eşeklikten Kurtulmadıktan Sonra PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 05 Temmuz 2013 07:27

Günün fıkrası: Eşeklikten Kurtulmadıktan Sonra

Köyün yaşlı semercisi Bekir usta ölmüştü....Tüm eşekler köy meydanında toplandılar, tepindiler oynamaya başladılar.Yaşlı hasta bir eşek duvar dibinde düşünüyordu.Ona geldiler:
-"Haberin yok herhalde,semercimiz öldü" dediler.
-"Ne olmuş öldüyse?"...

-"Artık sırtımız yara bere olmayacak,özgür olacağız"
-"Nasıl bir özgürlükmüş bu!"
-"Semerci olmayınca artık sırtımıza semer yapılmayacak, kırda bayırda istediğimiz gibi dolaşacağız"
-Yaşlı eşek gülmüş:

-"Şaşarım aklınıza" demiş.
-"Bugün sevinçle tepineceğinize,aslında yas tutmalısınız. Bekir Usta iyi kötü sırtımızın ölçüsünü biliyor, bizi rahatsız etmeyecek semerler yapmaya çalışıyordu. Yarın bir acemi semerci getirirler, sırtınız yaradan kurtulmaz. İyisi mi siz semerciden değil, eşeklikten kurtulmanın yolunu arayın. Eşek kaldıkça, sırtınıza bir semer yapan bulunur."

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Temmuz 2013 07:42 )
 
Günün fıkrası: Bundan sonrası bizden PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 04 Temmuz 2013 17:32

Günün fıkrası: Bundan sonrası bizden

Temel'in eczanesine genç ve güzel ve alımlı bir kadın girmiş.
Tartının üzerine çıkıp parayı atmış,
Beğenmemiş, manto ve ceketini çıkarmış ve para atıp tekrar tartılmış.

Canı hâlâ sıkkın eteğini çıkarınca Temel atılmış, parayı geri vermiş;
-"Tevam etunn, puntan sonrası  bedava" 

www.muhsinyazici.com 

 
Günün fıkrası: Polislere ulufe dağıtıyorum PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Haziran 2013 05:32

Günün fıkrası: Polislere ulufe dağıtıyorum

Bir sabah Recep Tayip Erdoğan heyecanla uyanır, Emine… Emine kalk ben kendimi padişah olarak gördüm…

İstanbul Emini Kadir Topbaş bir yerlerde birşeyler yaptırıyordu… Sonra ben işe karıştım…

Ahali, devletlü biz istemezük diye tutturdular… Ben, ben, ben olacak dedikçe çapulcular parklara marklara doluştular…, bağrıştılar…

Bende hafiyeleri çağırıp elebaşılarını tespit edin huzuruma çıkarın dedim… Bir grubu gecenin bilmem kaçında huzuruma çağırdılar, aşırı çevrecilerden birisi haddini aşınca bende onları huzurumdan kovdum gittiler…

Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Temmuz 2013 03:29 )
Devamını oku...
 
Şakadan mı vurdun? PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Haziran 2013 05:09

Şakadan mı vurdun?

Nasrettin hoca pazarda dalgın yürüyor, etrafındaki esnafları seyrediyormuş.

Bu sırada ensesine bir tokat geliyor. Hoca tökezlemiş bir kaç adım sendelemiş neyse toparlanıp sinirli bir şekilde arkasını dönmüş, bir bakmış ki hocanın iki katı hayvan gibi bir adam.

Hoca durmuş, önce bir yutkunmuş, sonra:
- “Bana sen mi vurdun?” demiş adama.

Adam:
- “Ben vurdum lan ne olacak” demiş.

Hoca:
- “Şakadan mı vurdun ciddiden mi?” demiş.

Adam:
- “Ciddi vurdum napacan?!”

Hoca:
- “Aman aman, öyle olsun... Çünkü şakadan hiç hoşlanmam da.”

www.muhsinyazici.com

 
Biz belayı severiz PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Haziran 2013 04:52

 Biz belayı severiz

Türkiye’ye gelmiş bir yabancı soruyordu:
- “Sizde bütün işler yavaş gittiği halde, araba kullananlar neden bu kadar aceleye meraklı?”
- “Efendim şundan ötürü:
Çalışırken bir işi kaza ve belaya uğratmak, ancak ağırdan alıp, laklakıyatla dalga geçerek onu savsaklamakla olur.
Araba kullanırken ise kaza ve bela tam tersine aceleden ve süratten olur.
Bizim içinse önemli olan sadece kaza ve beladır. Bunları hangi yoldan sağlamak daha kolaysa, onu yaparız.
Yoksa Türkiye Cumhuriyeti ilkelerine ters bir hükümeti üçüncü defa seçermiydik.

www.muhsinyazici.com

 

Son Güncelleme ( Çarşamba, 03 Temmuz 2013 07:13 )
 
Ne de olsa hoca PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 29 Haziran 2013 11:08

Ne de olsa hoca

Bir adam bir gün bir petshopa giriyo kendisine en yakın duran papağanı gösterek
-“Pardon bunun fiyatı nedir?” diyor.
-“10.000$ efendim.”
“Neden bu kadar pahalı peki?”
-“Efendim o 300 tane kelime biliyor.”
Biraz uzaktaki papağanı işaret ederek:
-“Peki bunun fiyatı nedir?”
-“20.000$ efendim"
-“Peki bu neden pahalı?”
-“O aynı kelimeleri hem İngilizce hem Türkçe söylüyor.”
Onun yanındaki papağanı göstererek
-“Bunun fiyatı nedir?”
-“30.000$ efendim buda kelimeleri her dilde söylüyor.”
Adam biraz daha bakındıktan sonra dükkanın yüksek bir yerinde asılı olan papağanı görüyor ve soruyor
-“Bunun fiyatı nedir?”
-“100.000$ efendim.”
-“Bunun özelliği nedir?”
-Valla bu pek konuşmuyor ama ordaki 3 papağan buna "hocam" diyorlar

www.muhsinyazici.com

 

Son Güncelleme ( Pazar, 30 Haziran 2013 01:32 )
 
Kafkasya milli takımı Azeri, Emeni ve Çeçenlerden oluşturulan Kafkasya milli takımı dünya kupasına g PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 29 Haziran 2013 10:50

 Babaaaa...

İsa Mesih, bir gün çölde gezinirken, ağlayan bir ihtyar görmüş ve yanına yaklaşıp, derdini sormuş.

ihtiyar:
- “Kaybolan oğlumu arıyorum ama artık umudu kesmek üzereyim..”
deyince İsa Mesih yaşlı adama acımış ve:
- “Oğlunu beraber arayalım..” demiş. ve sonra sormuş: 
- “Peki, oğlunu tanıyacağımız bir işaret, bir iz var mı? Örneğin doğum lekesi filan...”
İhtiyar:
-“Evet, oğlumun ellerinde ve ayaklarında çiviler vardı...”
İsa Mesih'in gözleri dolmuş ve haykırmış:
-Baba!!!
İhtiyar da haykırmış:
-Pinokyo!!!

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cumartesi, 29 Haziran 2013 10:51 )
 
Kafkasya milli takımı Azeri, Emeni ve Çeçenlerden oluşturulan Kafkasya milli takımı dünya kupasına g PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 29 Haziran 2013 10:45

 

Kafkasya milli takımı

Azeri, Emeni ve Çeçenlerden oluşturulan Kafkasya milli takımı dünya kupasına gönderilir; finale kadar çıkıp orada da Brezilya'yı 5-0 mağlup eder.

Bu işten bir bok anlamayan dünya komuoyu adına haberciler maçın sonunda hakeme sorarlar:

-“Hocam nası oldu bu iş?1 diye.

Hakem şöyle açıklar:

-“Adamlar dağılımı çözmüş. forvete Çeçenleri koymuşlar, geçit vermeyen bıçaklanır, ağzı burnu dağılır. Defansta Azeriler var; geçmek için rüşvet vermek gerekir. kaleye de bir Ermeni koymuşlar, golü atsanız da 'yemedim' der, kanıtlayamazsınız.”

www.muhsinyazici.com

 

 
Günün fıkrası: 'Rolex'im de gitmiş Çok havali ve zengin bir avukat, yeni aldığı spor arabasını of PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 28 Haziran 2013 07:43

Günün fıkrası: 'Rolex'im de gitmiş  

Çok havalı ve zengin bir avukat, yeni aldığı  spor arabasını ofisinin önüne park eder.
Ofisteki arkadaşlarına nasıl gösteriş yapacağını düşünerek arabasından inerken, yoldan hızla gecen bir kamyon sağ tarafındaki kapıyı kopartır atar.
Avukat derhal cep telefonunu kapar ve polisi arar.
Bir dakika içinde polis olay yerine gelir fakat daha tek bir soru sormasına fırsat bırakmadan avukat isterik bir şekilde haykırmaya baslar..

Devamını oku...
 
Demokrasiyi arayan politikacımız PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 27 Haziran 2013 06:27

Demokrasiyi arayan politikacımız

Vaktiyle partilerden birisinin Başkanı, daha etkin olmak için; nutuk, demeç ve konuşmaları arasında müzik yapmaya, bazen zurna, bazen de akordeon çalmaya karar vermiş.
Doğruca müzik aletleri satan bir mağazaya gitmiş.

Son Güncelleme ( Perşembe, 27 Haziran 2013 11:54 )
Devamını oku...
 
Çimler yeterince uzun Sıcak bir öğleden sonra zengin avukat limuzininin arka koltuğuna kurulmuş bir PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 26 Haziran 2013 09:26

Çimler yeterince uzun

Sıcak bir öğleden sonra zengin avukat limuzininin arka koltuğuna  kurulmuş bir durumda giderken, yolun kıyısında çimen yemekte olan iki adam görür.
Şoförüne hemen durmasını söyler ve adamların yanına gider:
-"Beyler, neden çimen yiyorsunuz?"

Adamlardan biri yanıt verir:

-"Beyefendi biz çok fakiriz, yiyecek alacak paramız yok"
-"Aaaa" der

Avukat,

- "O zaman benimle gelin."

Son Güncelleme ( Perşembe, 27 Haziran 2013 05:26 )
Devamını oku...
 
Üc ayda, beş ayda "Birini döven bir adam hakimin karşısına çıkarılmış, Hakim sormus : - Nerede yaşıy PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 26 Haziran 2013 09:08

Üc ayda, beş ayda

"Birini döven bir adam hakimin karşısına çıkarılmış,
Hakim sormus :
- Nerede yaşıyorsun?
- Orda burda...
- Ne is yaparsın?
- Onu bunu...

Son Güncelleme ( Perşembe, 27 Haziran 2013 05:25 )
Devamını oku...
 
Atın Cehenneme Avukatın biri ölür ve öte tarafa geçer. Cennetin kapısında sorgu meleği avukatın gün PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 26 Haziran 2013 08:51

Atın Cehenneme

Avukatın biri ölür ve öte tarafa geçer.
Cennetin kapısında  sorgu meleği avukatın günahlarını dinlemeye baslar:
1) Çevreyi kirleten büyük bir şirketi, suçlu olduklarını bildiğim  halde savundum ve beraat ettirdim.
2) Bir seri cinayet katilini, yüksek ücret ödediği
için savundum ve idamdan kurtardım. 
3) Birçok müşterimden fahiş fiyat aldım.
4) Parası olmayan kadınları savunmak için onlara seks teklif ettim."

Ve liste uzadıkça uzaar gider.

Son Güncelleme ( Çarşamba, 26 Haziran 2013 08:55 )
Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Bir daha gözü kapalı ötenin Keklik bir kayanın üstünde güzel güzel ötmekte iken tilki PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 26 Haziran 2013 04:21

Günün fıkrası: Bir daha gözü kapalı ötenin

Keklik bir kayanın üstünde güzel güzel ötmekte iken tilki kayaya yaklaşmış.
Ancak kayaya sadece ön taraftan çıkılabildiği için bunu da kekliğin kaçacağı şüphesi ile denememiş. Kekliğin karşısına geçerek o nu huşu ile dinler gibi yapmış.
Bir müddet sonra kekliğe seslenerek;
- “Keklik kardeş ne kadar da güzel ötüyorsun. Fakat gözlerini kapatarak ötersen sesin çok daha iyi ve güzel çıkacağından eminim” değince.

Son Güncelleme ( Perşembe, 27 Haziran 2013 05:26 )
Devamını oku...
 
Üstelik mimariyi bozmadan Bir makine, bir elektronik bir de inşaat mühendisi sohbet ediyorlarmış. Ma PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 25 Haziran 2013 04:11

Üstelik mimariyi bozmadan

Bir makine, bir elektronik bir de inşaat mühendisi sohbet ediyorlarmış.
Makineci:
- "Bence Tanrı kesinlikle makine mühendisi" demiş.
- "Neden?" demis diğerleri...

Son Güncelleme ( Perşembe, 27 Haziran 2013 05:27 )
Devamını oku...
 
Günün lak lakı PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 20 Haziran 2013 11:22

Günün lak lakı

Tra­fik he­li­kop­te­ri an­sı­zın tüm sü­rü­cü­le­ri uyar­ma­ya baş­la­mış:
“Dik­kat dik­kat!.. Oto­yol­da bir kam­yon ters yön­de iler­li­yor… Her­kes uya­nık ol­sun!..”
He­li­kop­ter pi­lo­tu uya­rı­yı bir­kaç kez tek­rar­la­yın­ca, ters yön­de­ki kam­yo­nun şo­fö­rü:

- “Ne de­mek bir kam­yon! Hep­si ters yön­de iler­li­yor!..” de­miş!

www.muhsinyazici.com

 

 
Beceren anlatsın Sadece müebbet mahkûmlarının yattığı bir koğuş varmış. Mahkûmlar vakit geçirmek içi PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 20 Haziran 2013 06:00

Beceren anlatsın

Sadece müebbet mahkûmlarının yattığı bir koğuş varmış. Mahkûmlar vakit geçirmek için birbirilerine fıkra anlatırlarmış. Bir müddet sonra anlatacak yeni fıkra kalmamış ve tekrar tekrar aynı fıkralar dönmeye başlamış. Bir mahkum fıkralara numara vermeyi teklif etmiş. Her fıkraya bir numara vermişler ve uzun uzun anlatmak yerine numarasını söyleyip gülmeye başlamışlar.
Yeni bir mahkum gelmiş. Selam sabah derken yeni mahkum tam yatağına oturmuş ki biri kalkmış: Arkadaşlar 88 demiş…
Tüm koğuş gülmeye başlamış.

Yeni mahkum şaşırmış. Ardından başkası:
-Arkadaşlar 46!
-Hahahahah
Bir diğeri 19 sonraki 101 falan derken, yeni gelen de bir rakam atayım bari demiş.

Ayağa kalkmış…
-Arkadaşlar 93…
Kimseden ses yok.
- Arkadaşlar 68…
-…
-71
Tam yeni rakam için nefeslenince bir başkası müdahale etmiş
-Birader sen güzel anlatamıyorsun, bırak beceren anlatsın.

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Otobüs şöförü Bir anne 8 yaşındaki kızıyla otobüste gidiyorlar. Durakların birinde bi PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 13 Haziran 2013 05:05

 

Günün fıkrası: Otobüs şöförü

Bir anne 8 yaşındaki kızıyla otobüste gidiyorlar.
Durakların birinde birkaç tane hayat kadını, müşteri bekliyorlar.
Kız annesine;

-'Bunlar kim? ne diye bekliyorlar?' diye soruyor.
Anne de;

-'Bunlar kocalarını bekleyen kadınlardır' der.
Bunu duyan otobüs şöföru dönüp,
-'Çocuğa böyle saçma sapan şey anlatmayın. Bunlar orospudur ve para için erkeklerle yitiyorlar' der.
Çocuk da;
-'Anne bunlar erkeklerle yatarlarsa, o zaman da çocukları olur, bu çocuklar sonra ne oluyor.
Annenin yanıtı:

-'Otobüs şöforü'

 

 

Son Güncelleme ( Perşembe, 13 Haziran 2013 16:20 )
 
Sen ne yaparsan iyi yaparsın. PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 23 Mayıs 2013 03:50

Sen ne yaparsan iyi yaparsın

Nasrettin Hoca bir gün, bir ceviz ağacının altında yatmış dinleniyormuş. Ceviz ağacının dallarında yumurta büyüklüğünde cevizler; sağındaki, solundaki tarlalarda da incecik saplarla toprağa bağlanmış 2 insan başı büyüklüğünde balkabakları varmış.
Hoca, kendi kendine:
- Bu koskocaman balkabakları, demiş; şu muhteşem ağaca daha çok yakışmaz mıydı?
O sırada küçük bir ceviz düşmüş Hoca’nın burnuna.
Ve Hoca:
- Beni affet Allah’ım, demiş. Sen ne yaparsan iyi yaparsın.

Son Güncelleme ( Perşembe, 23 Mayıs 2013 03:52 )
 
Günün fıkrası: Keyfime bakarım kaynana PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 17 Mayıs 2013 04:50

Günün fıkrası: Keyfime bakarım kaynana

Gelinle kaynana karşı karşıya oturmuşlar
Kaynana :
-Gelin sen daha yenisin birbirimizin huyunu suyunu oturup konuşarak anlayalım .
Gelin de:
-Tabi anne konuşalım..
... Kaynana başlamış anlatmaya;
- Aman kızım benim üç halim vardır dikkat et. Saçıma gül takmışsam;neşeli olurum.
Her yola gelirim. Kulağımın arkasına gül takmışsam havamda olmam. Çok ısrarcı olma.
Eğer ki yakama gül takmışsam sakın etrafımda dolaşma çok sinirli olurum.
Gelin kaynana lafını bitirince başlamış lafa:
- Anne benim halim malim yoktur. bacak bacak üstüne atarım, sigaramı yakarım, sen gülü nerene takarsan tak ben keyfime bakarım.

www.muhsinyazici.com

 
Diğer Makaleler...
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 3 > 16
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün927
mod_vvisit_counterDün1422
mod_vvisit_counterBu Hafta6272
mod_vvisit_counterBu Ay38047
mod_vvisit_counter6 Aralık 2008'den Beri2257994
Üyeler : 898
İçerik : 19992
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 6957903

Anket..

Sitemizde en çok hangi bölüm ilginizi çekiyor?
 

Anket...

Ben bir...
 
internet haftasi
e-okul