Eğitim, Çocuğu Tanımak ve Sevmekle Başlar !

Günün Fıkrası
Günün fıkrası: Ya çekersen PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 09 Temmuz 2013 06:39

Günün fıkrası: Ya çekersen

Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek hastaneden çıkmak ister. Bunun üzerine doktor:
-Sana bir soru sorucağım doğru bilirsen burdan çıkarsın.

Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu.

Doktor:
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan, ben de aşağıda bir bardak su tutsam... bu suya atlar mısın atlamaz mısın?

Deli:
-Niye atlayım ben deli miyim der? Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar.

Deli:
-Ya bardağı çekersen?

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Cesarteim yok ki… PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 09 Temmuz 2013 06:20

Günün fıkrası: Cesartim yok ki

Adamın biri çok fazla öksürüyormuş..

Doktora gitmiş derdini anlatmış. Doktor da adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demiş ki:

-'Bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç, sonra kontrole gel'.

Adam bir hafta sonra gelince doktor:

-'Öksürüğün nasıl oldu?' diye sormuş. 

Adam:

-'Cesaret edipte öksüremiyorum ki doktor bey!'

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Temmuz 2013 03:26 )
 
Günün fıkrası: Müzede PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 07 Temmuz 2013 12:55

Günün fıkrası: Müzede

Bundan 50 yıl önce,Mısır’ın ilk Cumhurbaşkanı Nasır,Kahire’deki en yaşlı Haham’la konuşurken, ona:
- Hz. Musa ümmetini Kızıldeniz’den yürüyerek geçirip Kudüs’e sokmuş. Ben de Kızıldeniz’i yürüyerek geçerek, tıpkı Hz. Musa gibi Kudüs’e girmek istiyorum; nasıl yapayım?
İhtiyar Haham:
- Gayet basit, demiş; Tanrı’nın, Hz. Musa’ya verdiği o küçük sopayı eline alman yeterli.
- Ya o kadar mı? Şimdi nerede o sopa?
- Kudüs’teki müzede...

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Temmuz 2013 07:40 )
 
Günün fıkrası: Çuh çuh çuh PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 07 Temmuz 2013 12:47

Günün fıkrası: Çuh çuh çuh

Yıllarca evvel, güney kentlerimizdeki kentlerin birinde, bir akıl hastanesi varmış. Personelin bir ihmali sonucu, akıl hastanesindeki tüm akıl hastaları, yani tam 423 deli dışarı kaçmış ve kentin caddeleriyle sokaklarına dağılmış.
O yıllarda oradaki hastanenin Başhekimi de, ünlü Mutemet Bey’miş.
Tüm delilerin kaçıp kente dağıldığını öğrenen Mutemet Bey:
- “Bana bir düdük verin”, demiş; ve önce benim, sonra da birbirinizin belinden tutarak, Başhekim en önde, çuh çuh çuh dercesine düdüğünü kesik kesik çalarak; hastane personeli, arkasında eğilmiş, vagon olmuş; başlarlar kentin sokaklarıyla caddelerinde dolaşmaya.
Başhekimin tahmini tutmuştur. Bütün deliler, bu kuyruğa girer tren olurlar. Başhekim Mutemet Bey, gerçek bir lokomotifçesine hastaneye, kaçmış olan akıl hastalarının hepsiyle birlikte döner.
Sorun çözüldüğü için Mülki makamlar ve doktorlar, trencilik oynayıp hastaneye döndükleri için de deliler, hallerinden çok memnundurlar.
Ancak esas sorun akşam yoklamada ortaya çıkar.
Hastaneye trencilik oynayarak gelenlerin sayısı, 423 yerine 612 olmuştur.

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Temmuz 2013 07:40 )
 
Günün fıkrası: Rahat Ol PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 05 Temmuz 2013 07:33

  Günün fıkrası: Rahat Ol

Yaşlı adam ameliyat olacakmış. Ameliyatı cerrah olan oğlunun yapması için ısrar etmiş.

Çok daha uzman olan doktorlar olduğu halde, bu ısrarının nedenini soranlara ise "Onun bu ameliyatı çok iyi yapmasını sağlayacak formülü biliyorum" diyormuş.

Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Temmuz 2013 07:41 )
Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Ben görmedim ama karım gördü PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 05 Temmuz 2013 07:30

Günün fıkrası: Ben görmedim ama karım gördü

Adamın biri bankayı soyup çıkarken müşterilerden birine dönerek:
- Beni gördün mü? diye sorar.

Adam:
- Evet gördüm, der.
Soyguncu adamı alnından vurur.
Sonra bir karıkocaya döner.
- "Siz gördünüz mü?" der.
Adam, gözleri parlayarak cevap verir.
- Ben görmedim ama karım gördü

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Temmuz 2013 03:26 )
 
Günün fıkrası: Eşeklikten Kurtulmadıktan Sonra PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 05 Temmuz 2013 07:27

Günün fıkrası: Eşeklikten Kurtulmadıktan Sonra

Köyün yaşlı semercisi Bekir usta ölmüştü....Tüm eşekler köy meydanında toplandılar, tepindiler oynamaya başladılar.Yaşlı hasta bir eşek duvar dibinde düşünüyordu.Ona geldiler:
-"Haberin yok herhalde,semercimiz öldü" dediler.
-"Ne olmuş öldüyse?"...

-"Artık sırtımız yara bere olmayacak,özgür olacağız"
-"Nasıl bir özgürlükmüş bu!"
-"Semerci olmayınca artık sırtımıza semer yapılmayacak, kırda bayırda istediğimiz gibi dolaşacağız"
-Yaşlı eşek gülmüş:

-"Şaşarım aklınıza" demiş.
-"Bugün sevinçle tepineceğinize,aslında yas tutmalısınız. Bekir Usta iyi kötü sırtımızın ölçüsünü biliyor, bizi rahatsız etmeyecek semerler yapmaya çalışıyordu. Yarın bir acemi semerci getirirler, sırtınız yaradan kurtulmaz. İyisi mi siz semerciden değil, eşeklikten kurtulmanın yolunu arayın. Eşek kaldıkça, sırtınıza bir semer yapan bulunur."

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 08 Temmuz 2013 07:42 )
 
Günün fıkrası: Bundan sonrası bizden PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 04 Temmuz 2013 17:32

Günün fıkrası: Bundan sonrası bizden

Temel'in eczanesine genç ve güzel ve alımlı bir kadın girmiş.
Tartının üzerine çıkıp parayı atmış,
Beğenmemiş, manto ve ceketini çıkarmış ve para atıp tekrar tartılmış.

Canı hâlâ sıkkın eteğini çıkarınca Temel atılmış, parayı geri vermiş;
-"Tevam etunn, puntan sonrası  bedava" 

www.muhsinyazici.com 

 
Günün fıkrası: Polislere ulufe dağıtıyorum PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Haziran 2013 05:32

Günün fıkrası: Polislere ulufe dağıtıyorum

Bir sabah Recep Tayip Erdoğan heyecanla uyanır, Emine… Emine kalk ben kendimi padişah olarak gördüm…

İstanbul Emini Kadir Topbaş bir yerlerde birşeyler yaptırıyordu… Sonra ben işe karıştım…

Ahali, devletlü biz istemezük diye tutturdular… Ben, ben, ben olacak dedikçe çapulcular parklara marklara doluştular…, bağrıştılar…

Bende hafiyeleri çağırıp elebaşılarını tespit edin huzuruma çıkarın dedim… Bir grubu gecenin bilmem kaçında huzuruma çağırdılar, aşırı çevrecilerden birisi haddini aşınca bende onları huzurumdan kovdum gittiler…

Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Temmuz 2013 03:29 )
Devamını oku...
 
Şakadan mı vurdun? PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Haziran 2013 05:09

Şakadan mı vurdun?

Nasrettin hoca pazarda dalgın yürüyor, etrafındaki esnafları seyrediyormuş.

Bu sırada ensesine bir tokat geliyor. Hoca tökezlemiş bir kaç adım sendelemiş neyse toparlanıp sinirli bir şekilde arkasını dönmüş, bir bakmış ki hocanın iki katı hayvan gibi bir adam.

Hoca durmuş, önce bir yutkunmuş, sonra:
- “Bana sen mi vurdun?” demiş adama.

Adam:
- “Ben vurdum lan ne olacak” demiş.

Hoca:
- “Şakadan mı vurdun ciddiden mi?” demiş.

Adam:
- “Ciddi vurdum napacan?!”

Hoca:
- “Aman aman, öyle olsun... Çünkü şakadan hiç hoşlanmam da.”

www.muhsinyazici.com

 
Biz belayı severiz PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 30 Haziran 2013 04:52

 Biz belayı severiz

Türkiye’ye gelmiş bir yabancı soruyordu:
- “Sizde bütün işler yavaş gittiği halde, araba kullananlar neden bu kadar aceleye meraklı?”
- “Efendim şundan ötürü:
Çalışırken bir işi kaza ve belaya uğratmak, ancak ağırdan alıp, laklakıyatla dalga geçerek onu savsaklamakla olur.
Araba kullanırken ise kaza ve bela tam tersine aceleden ve süratten olur.
Bizim içinse önemli olan sadece kaza ve beladır. Bunları hangi yoldan sağlamak daha kolaysa, onu yaparız.
Yoksa Türkiye Cumhuriyeti ilkelerine ters bir hükümeti üçüncü defa seçermiydik.

www.muhsinyazici.com

 

Son Güncelleme ( Çarşamba, 03 Temmuz 2013 07:13 )
 
Ne de olsa hoca PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 29 Haziran 2013 11:08

Ne de olsa hoca

Bir adam bir gün bir petshopa giriyo kendisine en yakın duran papağanı gösterek
-“Pardon bunun fiyatı nedir?” diyor.
-“10.000$ efendim.”
“Neden bu kadar pahalı peki?”
-“Efendim o 300 tane kelime biliyor.”
Biraz uzaktaki papağanı işaret ederek:
-“Peki bunun fiyatı nedir?”
-“20.000$ efendim"
-“Peki bu neden pahalı?”
-“O aynı kelimeleri hem İngilizce hem Türkçe söylüyor.”
Onun yanındaki papağanı göstererek
-“Bunun fiyatı nedir?”
-“30.000$ efendim buda kelimeleri her dilde söylüyor.”
Adam biraz daha bakındıktan sonra dükkanın yüksek bir yerinde asılı olan papağanı görüyor ve soruyor
-“Bunun fiyatı nedir?”
-“100.000$ efendim.”
-“Bunun özelliği nedir?”
-Valla bu pek konuşmuyor ama ordaki 3 papağan buna "hocam" diyorlar

www.muhsinyazici.com

 

Son Güncelleme ( Pazar, 30 Haziran 2013 01:32 )
 
Kafkasya milli takımı Azeri, Emeni ve Çeçenlerden oluşturulan Kafkasya milli takımı dünya kupasına g PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 29 Haziran 2013 10:50

 Babaaaa...

İsa Mesih, bir gün çölde gezinirken, ağlayan bir ihtyar görmüş ve yanına yaklaşıp, derdini sormuş.

ihtiyar:
- “Kaybolan oğlumu arıyorum ama artık umudu kesmek üzereyim..”
deyince İsa Mesih yaşlı adama acımış ve:
- “Oğlunu beraber arayalım..” demiş. ve sonra sormuş: 
- “Peki, oğlunu tanıyacağımız bir işaret, bir iz var mı? Örneğin doğum lekesi filan...”
İhtiyar:
-“Evet, oğlumun ellerinde ve ayaklarında çiviler vardı...”
İsa Mesih'in gözleri dolmuş ve haykırmış:
-Baba!!!
İhtiyar da haykırmış:
-Pinokyo!!!

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cumartesi, 29 Haziran 2013 10:51 )
 
Kafkasya milli takımı Azeri, Emeni ve Çeçenlerden oluşturulan Kafkasya milli takımı dünya kupasına g PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 29 Haziran 2013 10:45

 

Kafkasya milli takımı

Azeri, Emeni ve Çeçenlerden oluşturulan Kafkasya milli takımı dünya kupasına gönderilir; finale kadar çıkıp orada da Brezilya'yı 5-0 mağlup eder.

Bu işten bir bok anlamayan dünya komuoyu adına haberciler maçın sonunda hakeme sorarlar:

-“Hocam nası oldu bu iş?1 diye.

Hakem şöyle açıklar:

-“Adamlar dağılımı çözmüş. forvete Çeçenleri koymuşlar, geçit vermeyen bıçaklanır, ağzı burnu dağılır. Defansta Azeriler var; geçmek için rüşvet vermek gerekir. kaleye de bir Ermeni koymuşlar, golü atsanız da 'yemedim' der, kanıtlayamazsınız.”

www.muhsinyazici.com

 

 
Günün fıkrası: 'Rolex'im de gitmiş Çok havali ve zengin bir avukat, yeni aldığı spor arabasını of PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 28 Haziran 2013 07:43

Günün fıkrası: 'Rolex'im de gitmiş  

Çok havalı ve zengin bir avukat, yeni aldığı  spor arabasını ofisinin önüne park eder.
Ofisteki arkadaşlarına nasıl gösteriş yapacağını düşünerek arabasından inerken, yoldan hızla gecen bir kamyon sağ tarafındaki kapıyı kopartır atar.
Avukat derhal cep telefonunu kapar ve polisi arar.
Bir dakika içinde polis olay yerine gelir fakat daha tek bir soru sormasına fırsat bırakmadan avukat isterik bir şekilde haykırmaya baslar..

Devamını oku...
 
Demokrasiyi arayan politikacımız PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 27 Haziran 2013 06:27

Demokrasiyi arayan politikacımız

Vaktiyle partilerden birisinin Başkanı, daha etkin olmak için; nutuk, demeç ve konuşmaları arasında müzik yapmaya, bazen zurna, bazen de akordeon çalmaya karar vermiş.
Doğruca müzik aletleri satan bir mağazaya gitmiş.

Son Güncelleme ( Perşembe, 27 Haziran 2013 11:54 )
Devamını oku...
 
Çimler yeterince uzun Sıcak bir öğleden sonra zengin avukat limuzininin arka koltuğuna kurulmuş bir PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 26 Haziran 2013 09:26

Çimler yeterince uzun

Sıcak bir öğleden sonra zengin avukat limuzininin arka koltuğuna  kurulmuş bir durumda giderken, yolun kıyısında çimen yemekte olan iki adam görür.
Şoförüne hemen durmasını söyler ve adamların yanına gider:
-"Beyler, neden çimen yiyorsunuz?"

Adamlardan biri yanıt verir:

-"Beyefendi biz çok fakiriz, yiyecek alacak paramız yok"
-"Aaaa" der

Avukat,

- "O zaman benimle gelin."

Son Güncelleme ( Perşembe, 27 Haziran 2013 05:26 )
Devamını oku...
 
Üc ayda, beş ayda "Birini döven bir adam hakimin karşısına çıkarılmış, Hakim sormus : - Nerede yaşıy PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 26 Haziran 2013 09:08

Üc ayda, beş ayda

"Birini döven bir adam hakimin karşısına çıkarılmış,
Hakim sormus :
- Nerede yaşıyorsun?
- Orda burda...
- Ne is yaparsın?
- Onu bunu...

Son Güncelleme ( Perşembe, 27 Haziran 2013 05:25 )
Devamını oku...
 
Atın Cehenneme Avukatın biri ölür ve öte tarafa geçer. Cennetin kapısında sorgu meleği avukatın gün PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 26 Haziran 2013 08:51

Atın Cehenneme

Avukatın biri ölür ve öte tarafa geçer.
Cennetin kapısında  sorgu meleği avukatın günahlarını dinlemeye baslar:
1) Çevreyi kirleten büyük bir şirketi, suçlu olduklarını bildiğim  halde savundum ve beraat ettirdim.
2) Bir seri cinayet katilini, yüksek ücret ödediği
için savundum ve idamdan kurtardım. 
3) Birçok müşterimden fahiş fiyat aldım.
4) Parası olmayan kadınları savunmak için onlara seks teklif ettim."

Ve liste uzadıkça uzaar gider.

Son Güncelleme ( Çarşamba, 26 Haziran 2013 08:55 )
Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Bir daha gözü kapalı ötenin Keklik bir kayanın üstünde güzel güzel ötmekte iken tilki PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 26 Haziran 2013 04:21

Günün fıkrası: Bir daha gözü kapalı ötenin

Keklik bir kayanın üstünde güzel güzel ötmekte iken tilki kayaya yaklaşmış.
Ancak kayaya sadece ön taraftan çıkılabildiği için bunu da kekliğin kaçacağı şüphesi ile denememiş. Kekliğin karşısına geçerek o nu huşu ile dinler gibi yapmış.
Bir müddet sonra kekliğe seslenerek;
- “Keklik kardeş ne kadar da güzel ötüyorsun. Fakat gözlerini kapatarak ötersen sesin çok daha iyi ve güzel çıkacağından eminim” değince.

Son Güncelleme ( Perşembe, 27 Haziran 2013 05:26 )
Devamını oku...
 
Üstelik mimariyi bozmadan Bir makine, bir elektronik bir de inşaat mühendisi sohbet ediyorlarmış. Ma PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 25 Haziran 2013 04:11

Üstelik mimariyi bozmadan

Bir makine, bir elektronik bir de inşaat mühendisi sohbet ediyorlarmış.
Makineci:
- "Bence Tanrı kesinlikle makine mühendisi" demiş.
- "Neden?" demis diğerleri...

Son Güncelleme ( Perşembe, 27 Haziran 2013 05:27 )
Devamını oku...
 
Günün lak lakı PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 20 Haziran 2013 11:22

Günün lak lakı

Tra­fik he­li­kop­te­ri an­sı­zın tüm sü­rü­cü­le­ri uyar­ma­ya baş­la­mış:
“Dik­kat dik­kat!.. Oto­yol­da bir kam­yon ters yön­de iler­li­yor… Her­kes uya­nık ol­sun!..”
He­li­kop­ter pi­lo­tu uya­rı­yı bir­kaç kez tek­rar­la­yın­ca, ters yön­de­ki kam­yo­nun şo­fö­rü:

- “Ne de­mek bir kam­yon! Hep­si ters yön­de iler­li­yor!..” de­miş!

www.muhsinyazici.com

 

 
Beceren anlatsın Sadece müebbet mahkûmlarının yattığı bir koğuş varmış. Mahkûmlar vakit geçirmek içi PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 20 Haziran 2013 06:00

Beceren anlatsın

Sadece müebbet mahkûmlarının yattığı bir koğuş varmış. Mahkûmlar vakit geçirmek için birbirilerine fıkra anlatırlarmış. Bir müddet sonra anlatacak yeni fıkra kalmamış ve tekrar tekrar aynı fıkralar dönmeye başlamış. Bir mahkum fıkralara numara vermeyi teklif etmiş. Her fıkraya bir numara vermişler ve uzun uzun anlatmak yerine numarasını söyleyip gülmeye başlamışlar.
Yeni bir mahkum gelmiş. Selam sabah derken yeni mahkum tam yatağına oturmuş ki biri kalkmış: Arkadaşlar 88 demiş…
Tüm koğuş gülmeye başlamış.

Yeni mahkum şaşırmış. Ardından başkası:
-Arkadaşlar 46!
-Hahahahah
Bir diğeri 19 sonraki 101 falan derken, yeni gelen de bir rakam atayım bari demiş.

Ayağa kalkmış…
-Arkadaşlar 93…
Kimseden ses yok.
- Arkadaşlar 68…
-…
-71
Tam yeni rakam için nefeslenince bir başkası müdahale etmiş
-Birader sen güzel anlatamıyorsun, bırak beceren anlatsın.

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Otobüs şöförü Bir anne 8 yaşındaki kızıyla otobüste gidiyorlar. Durakların birinde bi PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 13 Haziran 2013 05:05

 

Günün fıkrası: Otobüs şöförü

Bir anne 8 yaşındaki kızıyla otobüste gidiyorlar.
Durakların birinde birkaç tane hayat kadını, müşteri bekliyorlar.
Kız annesine;

-'Bunlar kim? ne diye bekliyorlar?' diye soruyor.
Anne de;

-'Bunlar kocalarını bekleyen kadınlardır' der.
Bunu duyan otobüs şöföru dönüp,
-'Çocuğa böyle saçma sapan şey anlatmayın. Bunlar orospudur ve para için erkeklerle yitiyorlar' der.
Çocuk da;
-'Anne bunlar erkeklerle yatarlarsa, o zaman da çocukları olur, bu çocuklar sonra ne oluyor.
Annenin yanıtı:

-'Otobüs şöforü'

 

 

Son Güncelleme ( Perşembe, 13 Haziran 2013 16:20 )
 
Sen ne yaparsan iyi yaparsın. PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 23 Mayıs 2013 03:50

Sen ne yaparsan iyi yaparsın

Nasrettin Hoca bir gün, bir ceviz ağacının altında yatmış dinleniyormuş. Ceviz ağacının dallarında yumurta büyüklüğünde cevizler; sağındaki, solundaki tarlalarda da incecik saplarla toprağa bağlanmış 2 insan başı büyüklüğünde balkabakları varmış.
Hoca, kendi kendine:
- Bu koskocaman balkabakları, demiş; şu muhteşem ağaca daha çok yakışmaz mıydı?
O sırada küçük bir ceviz düşmüş Hoca’nın burnuna.
Ve Hoca:
- Beni affet Allah’ım, demiş. Sen ne yaparsan iyi yaparsın.

Son Güncelleme ( Perşembe, 23 Mayıs 2013 03:52 )
 
Günün fıkrası: Keyfime bakarım kaynana PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 17 Mayıs 2013 04:50

Günün fıkrası: Keyfime bakarım kaynana

Gelinle kaynana karşı karşıya oturmuşlar
Kaynana :
-Gelin sen daha yenisin birbirimizin huyunu suyunu oturup konuşarak anlayalım .
Gelin de:
-Tabi anne konuşalım..
... Kaynana başlamış anlatmaya;
- Aman kızım benim üç halim vardır dikkat et. Saçıma gül takmışsam;neşeli olurum.
Her yola gelirim. Kulağımın arkasına gül takmışsam havamda olmam. Çok ısrarcı olma.
Eğer ki yakama gül takmışsam sakın etrafımda dolaşma çok sinirli olurum.
Gelin kaynana lafını bitirince başlamış lafa:
- Anne benim halim malim yoktur. bacak bacak üstüne atarım, sigaramı yakarım, sen gülü nerene takarsan tak ben keyfime bakarım.

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Kaçsana Bir çocuk yaya geçidinden geçerken polis kolundan tutmuş ve: -“Kırmızı ışıkta PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 15 Mayıs 2013 03:07

Günün fıkrası: Kaçsana

Bir çocuk yaya geçidinden geçerken polis kolundan tutmuş ve:

-“Kırmızı ışıkta geçtin. Sana ceza yazacağım” demiş.

Çocuk ta:

-“Motorum yok, arabam yok ne kırmızı ışığı?” demiş.”

Polis de:

-“Artık yasalar değişti yayalara da ceza var” demiş...

Oradan geçen yaşlı bir teyze çocuğun kulağına eğilir:

-“Oğlum kıçında plaka mı var, kaçsana.”

www.muhsinyazici.com

 
Napolyo’nun Özgür basın İsteği Napolyon Bonapart tekrar dünyaya gelmiş, Başkan Obama Bonapart'ı yeme PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 14 Mayıs 2013 03:41

Napolyo’nun Özgür basın İsteği

Napolyon Bonapart tekrar dünyaya gelmiş, Başkan Obama Bonapart'ı yemeğe davet etmiş. Viskiler içilmiş, Napolyon duygulanmış ve demiş ki

-“Sayın Başkan Obama sizin elinizdeki şu muazzam silah gücü benim elimde olsaydı Waterloo'da yenilmezdim.”

Zaman gelmiş Napolyon Kremlin'e davet edilmiş. Putin'le başbaşa yemek yiyorlar. Votkalar içilmiş, Napolyon demiş ki:

-“Sayın Putin sizin elinizdeki gibi bir gizli servis benim elimde olsaydı ben Waterloo Savaşı'nı kesinlikle kaybetmezdim.”

Gel zaman git zaman Napolyon Ankara'ya davet edilmiş. Başbakan Erdoğan'la başbaşa yemek yiyorlar, Napolyon iki tek ayran atmış, hüzülenmiş, duygulanmış ve demiş ki:

-“Mösyö Erdoğan sizin elinizdeki gibi bir basın zamanında benim elimde olsaydı Waterloo Savaşı'nı kaybettiğimi kimse duymazdı.”
www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 11 Mayıs 2013 05:46

Günün fıkrası

Temel bir lokantanın önünden geçerken “Bulaşıkçı Aranıyor” ilanının asılı olduğunu görmüş. Hemen içeri girip lokanta sahibine:
-“Ben ha burada bulaşıkçiluk yapabilirum der.”
İş yeri sahibi sorar:
-“Kaç dil biliyorsun?”
Temel hiç beklemeden yanıt vermiş:
-“On iki”
Önce biraz şaşıran lokanta sahibi sonra kızmış ve:
-“Sen benimle alay mı ediyorsun?”
Temel:
-“Vallahi önce sen başlattun.”

www.muhsinyazici.com

 

Son Güncelleme ( Cumartesi, 11 Mayıs 2013 05:47 )
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 09 Mayıs 2013 18:20

Günün fıkrası

 Meşhur Cimri Paşa, atlarının arpa yemesi gerektiğini söyleyen   
   seyislerine kızar ve her seferinde “La havle” çekermiş.
   Bir gün atları dermansızlıktan yığılıp kalınca hiddetle sormuş:
   —Atlarıma ne oldu?
   Seyis cevabı yapıştırmış.
   —Ne olacak efendim, “La havle” yiye yiye “ Ve la kuvvete” oldular.

www.muhsşnyazici.com

 
Canlı gazete PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 08 Mayıs 2013 06:44

Canlı gazete

Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir ara baktı, bir kalabalık gözüne çarpmıştı. Hemen oraya seğirtti.

Deliler bir halka oluşturmuş, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı:
-Papendreu seçimleri kaybetti
. Hastaneye kaldırıldı… Bulgar zulmü devam ediyo. Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı seksen bine ulaştı… Federasyon kupasını Beşiktaş kazandı…
Başhekim bu işten hoşlanmış:
-Ne yapıyorlar bunlar böyle? diye sormuş
.

Son Güncelleme ( Perşembe, 09 Mayıs 2013 11:03 )
Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Issız ada da deli varmış! PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 06 Mayıs 2013 04:38

Günün fıkrası: Issız ada da deli varmış!

Yolcu gemisi, okyanusta küçük bir ıssız adanın yakınlarından geçerken yolculardan biri, sesinin var gücüyle bağırmaya başladı:  

-“Bakın, bakın… Karşıda sakallı bir adam bize el sallıyor ve sesi duyulmuyor ama galiba bir şeyler de anlatmaya çalışıyor…”  

Yolcunun bağırması üzerine geminin kaptanı güverteye geldi ve ona sakin olmasını önerdi:

- “Beş yıldan bu yana yılda iki kez buradan geçerim ve adaya her yaklaşmamızda bu adam sahile çıkar, kimi zaman ellerini, kimi zaman gömleğini sallar sonra da gemi uzaklaşırken arkamızdan en ayıp el kol hareketleriyle bize küfreder “ dedi ve tüm yolcuların şaşkınlık dolu bakışlarına aldırmadan, sözünü şöyle tamamladı.  

-“Galiba delinin biri…   

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 05 Mayıs 2013 03:56

 Günün fıkrası

İşsiz güçsüz 2 berduş, sokakta karşılaş-mışlar. Biri:
- Nihayet ben de bir iş buldum, demiş.
- Sahi mi, nerede?
- Büyük mü büyük bir cambaz çadırında...
- Ne yapıyorsun orada?
- Bir “Hint Fakiri”ni temsil ediyorum. Aç biilaç, çivili bir tahta üstünde yatıyorum.
- Ne veriyorlar?
- Sadece “iaşe ve ibade”...
- Yani aç biilaç, sırt üstü yattığın çivi tahtayı mı?
- Evet. İş iştir, kaçırmadım.

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Perşembe, 09 Mayıs 2013 11:05 )
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 05 Mayıs 2013 03:55

 

Günün fıkrası

“Bir doktor, bir mimar, bir de politikacı:
- En eski meslek acaba hangimizinki, diye oturmuş tartışıyorlarmış.
Doktor:
- En eski meslek benimkidir, demiş; Kabil, Habil’i öldürdüğü zaman cerrahi bir konu çıkmıştı ortaya, taa o zamandan başlar.
Mimar:
- Yok, demiş; mimarlık daha eskidir. Önce boşlukta bir kargaşa vardı, sonra dünya kuruldu. Dünyanın kuruluşu mimar bir olaydı. O tarihten başlıyor bizim meslek.
Politikacı gülmüş:
- Haydi efendim haydi, demiş. Mimar arkadaşın sözünü ettiği dünyanın kuruluşundan önce boşluktaki kargaşa var ya, işte o kargaşa politikacının eseriydi.
Ve hâlâ devam ediyor.”

www.muhsinyazici.com

 

Son Güncelleme ( Pazar, 05 Mayıs 2013 04:23 )
 
Yol geçen hanı… PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 04 Mayıs 2013 05:36

Yol geçen hanı…

Gece uyurken Nasrettin Hoca’nın sakalı içinden bir fındık faresi geçmişti. Hoca, yeri göğü inletmeye başlamıştı:
- Nerden çıktı bu fare, hiç fare yoktu bu evde, bizim kedi uyuyor mu, neden yakalamadı bu fareyi?

Son Güncelleme ( Perşembe, 09 Mayıs 2013 11:09 )
Devamını oku...
 
Haram değil ama… PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 28 Nisan 2013 17:13

Haram değil ama…

Bir gün bir imam, camide:
- “Müselles içmek, demiş; haram değildir.”
Hemen ertesi sabah adamın biri, cami avlusunda müselles satmış. İmam, bunu görünce fena halde bozulmuş:

- “Bre imansız burada müselles satılır mı, demiş.”
- “Ee haram olmadığını daha dün sen söyledin.”
İmam:
- “Sersem herif, demiş; evlilik de haram değil ama, cami avlusunda yatılmaz.”

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cumartesi, 04 Mayıs 2013 05:23 )
 
Cenaze töreni PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 28 Nisan 2013 06:54

Cenaze töreni

Sibirya’nın köylerinden birinde bir cenaze, mezarlığa götürülüyormuş.
Derenin kenarından geçerken tabut, köylülerin ellerinden düşüvermiş; tabutun içindeki ceset de dereye yuvarlanmış.
Derenin akıntısı da, cesedi, dinamitle avlanan balıkçıların yanına sürüklemiş.
Balıkçılar:

- “Acaba adamı dinamitle biz mi öldürdük” endişesine kapılarak, cesedi askeri kışlanın dikenli tellerine bırakmışlar.
Nöbetçiler, bölgeye birinin yaklaştığını düşünerek, cesedi yaylım ateşine tutmuşlar.
Hemen ambülans çağrılmış. Delik teşik olan ceset, hastaneye kaldırılmış.
Operasyon 6 saat sürmüş.

6 saatin sonunda doktor, ameliyattan çıkmış. Alnından akan terleri silerken:
- “Çok zor oldu ama, galşiba yaşayacak, diyormuş.”

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cumartesi, 04 Mayıs 2013 05:23 )
 
Git şimdi kaçıracaksın PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 26 Nisan 2013 10:06

Git şimdi kaçıracaksın

Çiftçi tavuklari için yorulmayan bir horoz almaya pazara gider.

Pazarci:
-"Istediginiz herseyi bu horoz yapar" diye azgin mi azgin bir horoz satar.

Adam çiftliğe döner, horozu kümese koyar koymaz tüyler uçusur, Gidaklamalar başlar.

Çiftçi çokmemnundur. Ama horoz çok azgindir, adam endiselenmeye
baslar; horoz iki günde 
ölecek diye.

Horozu tutmaya çalısır, başaramaz.

Neyse der, eve döner. Ertesi gün bir bakar ki horozun ayaklar havada dil disarida
yatiyor ve 
hatta tepesinde bir akbaba uçuşuyor.

Çiftçi kendi kendine:

- "Eh iste geberdi" diye söylenir.

Horoz bir gözünü hafif açarak çiftçiye yarim agizla ve kisik sesle homurdanir:

- "Git lan git!.. Kaçiracan simdi akbabayi!.."

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cumartesi, 04 Mayıs 2013 05:23 )
 
Deliysek de salak değiliz yaa… PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 25 Nisan 2013 02:40

Deliysek de salak değiliz yaa…

Yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, yollarda küçük dereler oluşmuş, “deli” başını pencereye dayamış dışarıyı seyrediyor. 
 Arabanın biri, sağ arka lastiği patlak, tangur tungur, yanaşıyor kaldırımın yanına. Kaderi ıslanmak olan bir adam iniyor arabadan, kriko ve yedek lastiği çıkartıyor.

Son Güncelleme ( Perşembe, 25 Nisan 2013 04:27 )
Devamını oku...
 
Cennete değilmisin? PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 22 Nisan 2013 12:11

Cennete değilmisin?

Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar:
-“Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?” Adam yanıtlar:
-“Evet, asla bir başka kadına bakmadım.”
Sorgu meleği;
-“Şuradaki Rolls-Royce’u görüyor musun? O senindir, istediğin gibi kullanabilirsin.”
Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu yanıtı alır:
-“Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim.. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık.”

Son Güncelleme ( Cumartesi, 04 Mayıs 2013 05:24 )
Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Başka yerde konuş PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 21 Nisan 2013 05:05

Günün fıkrası: Başka yerde konuş

Kadın, salonda oturan kocasının yanına gidip:

-“Seni çok seviyor ve senden başka bir şey düşünemiyorum” demiş ve:

-“Ellerini ellerimde hissetmeyi o kadar özledim ki” diye devam etmiş.

Adam,

-“Yahu şurada maç seyrettiğimi görmüyor musun?” demiş sinirlenerek,

-“Git şu telefon konuşmanı mutfakta yap yahu.. Tövbe tövbe!”
www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cumartesi, 04 Mayıs 2013 05:24 )
 
Günün fıkrası: Afrika’dan mı? PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 21 Nisan 2013 05:03

Günün fıkrası: Afrika’dan mı?

Kadın, jinekoloğa muayeneye gitmiş. Doktorun özel trapezli sandalyesine oturmuş. Muayene başlamış. Kadının kontrolde gerginliğini almak için ortaya bir mevzu atmak isteyen doktor onun sandaletlerinin altındaki “Afrika” yazısını görünce:

- “Afrika’dan mı geldiniz?” diye sormuş gülerek.

-“Hii, inanamıyorum” demiş kadın,

-“Hâlâ mı belli?”
www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazar, 21 Nisan 2013 23:29 )
 
Günün fıkrası: Adres değişikliği PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 21 Nisan 2013 05:03

Günün fıkrası: Adres değişikliği

Boşanma davası sonuçlanınca kadın otomobili devralmak için Emniyet Müdürlüğü’ne gitmiş.

-“Adreste bir değişiklik olacak mı?” diye sormuş memur.

-“Hayır” diye yanıtlamış kadın.

-“Vayyy” demiş memur,

-“Evi de kaptık desene.”
www.muhsinyazici.com

 
Yargıçlara duyrulur… PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 21 Nisan 2013 04:00

Yargıçlara duyrulur…

Napolyon, kendisine suikast düzenleyen General Moreau’yu mahkemeye vermiş, mahkeme hakimine de haber yollamış:
-“Sen onu mahkum et, ben affederim!”
Mahkeme başkanından, imparatora yanıt:
-“Peki, beni kim affedecek?”

www.muhsinyazici.com

 

Son Güncelleme ( Perşembe, 09 Mayıs 2013 11:04 )
 
Günün fıkrası: Yakalamak üzereyiz PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 20 Nisan 2013 01:52

Günün fıkrası: Yakalamak üzereyiz

Kaçan bir hırsızı yakalamak için bütün Karadeniz emniyeti seferber olmuş.

Hırsızın 2 profil, 1 adet de vesikalık resmi dağıtılmış.

İki gün sonra Samsun emniyetinden e-mail gelmiş:

-“Hırsızlardan 2 profil olan  ikisini yakaladık, 1 adet vesikalık olan  diğerini de yakalamak üzereyiz.”

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazar, 21 Nisan 2013 23:30 )
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 18 Nisan 2013 01:10

Günün fıkrası

Erkek aslan, Afrika ormanlarında dolaşırken, korkutucu bir sesle, rastladığı bir maymuna bağırıyordu:
- “Senin efendin kim?”
- “Sensin.”
Aslan maymuna dokunmuyor, maymun da paçasını kurtarıyordu.
Aslan, ayıya rastlıyor, ona da soruyordu:
- “Senin efendin kim?”
- “Sensin.”
Ayı da paçayı kurtarıyordu.
Aslan, file rastlayınca, tam ona da aynı soruyu yöneltirken; fil, hortumunu aslanın beline dolayıp, kendisini dibi bataklık olan sulara fırlatıyordu.

Bu kez aslan şaşkın şaşkın eşinirken, yumuşacık bir sesle:
- “Allah Allah, efendinin kim olduğunu bile öğrenemiyorsun”, diyordu.

www.muhsinyazici.com

 
Evde unutmanın cezası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 14 Nisan 2013 06:11

Evde unutmanın cezası

İki otobüsten birisine kaynanalar, diğerine gelinler binmiş. Kaynanaların olduğu otobüs kaza yapmış ve hepsi ölmüş. Gelinler gülüp oynamaya başlamışlar, bir tanesi ise ağlıyotmuş.

Sormulşar :

-“Neden ağlıyorsun” diye…

O da:

-“Ben kayanamı evde unuttum” demiş.

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 15 Nisan 2013 02:38 )
 
Artık gurur duyuyorum…! PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 14 Nisan 2013 05:37

Artık gurur duyuyorum…!

Ada­mın bi­ri, çi­şi­ni tu­ta­mı­yor, her yer­de al­tı­na ka­çı­rı­yor­muş!
Bir­çok dok­to­ra git­me­si­ne kar­şın, hiç­bi­ri der­di­ne de­va ola­mı­yor­muş.
Tam pes ede­ce­ği bir sı­ra­da, yol­da bir ar­ka­da­şı­na rast­la­mış.
Ar­ka­da­şı “ma­şal­lah çok iyi gö­rü­nü­yor­su­n” de­miş.
Adam da fi­zik ola­rak iyi gö­rün­me­si­ne kar­şın, cid­di bir so­ru­nu ol­du­ğu­nu söy­le­miş.
Ar­ka­da­şı “Hay­ro­la ne­dir so­ru­nun?” di­ye sor­muş.
O da “çi­şi­mi tu­ta­mı­yo­ru­m” de­miş!
Ar­ka­da­şı sağ­lık­lı gö­rü­nen bir in­sa­nın an­cak psi­ko­lo­jik ne­den­ler­le çi­şi­ni tu­ta­ma­ya­ca­ğı­nı söy­le­ye­rek, bir psi­ko­lo­ğa git­me­si­ni öner­miş.
Bir­kaç haf­ta son­ra yol­da tek­rar kar­şı­la­şın­ca ar­ka­da­şı­na “Hay Al­lah sen­den ra­zı ol­sun, iyi ki be­ni psi­ko­lo­ğa gön­der­di­n” de­miş!
Ar­ka­da­şı çok se­vin­miş. “De­mek ki so­ru­nun psi­ko­lo­jik­miş! Ar­tık al­tı­na yap­mı­yor­sun de­ğil mi?” di­ye sor­muş.
“Ha­yır!” de­miş adam. “Al­tı­ma ha­la ka­çı­rı­yo­rum ama ar­tık çi­şim­le gu­rur du­yu­yo­rum!..”

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 15 Nisan 2013 02:38 )
 
Köpeği geri alırım ha!.. PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 14 Nisan 2013 04:41

Köpeği geri alırım ha!..”

Şair Dellame ile Halife Mehdi arasında şöyle bir olay geçmiş:
Ebu Dellame, Abbasi hükümdarlarına bir kaside takdim eder. Halife kasideyi pek beğenir:
- Sana bu kaside için ne caize vereyim, der.
- Efendimiz bendeniz bir av köpeği isterim.

- Bu kadar güzel bir kasidenin caizesi bir av köpeği olur mu?
- Efendim kulunuz böyle istiyor.
Halife Mehdi, bu işe şaşar, ama şairi de kırmak istemez:
- Peki, istediğin gibi bir av köpeği versinler sana.
- Fakat efendim, bendeniz ava ne ile gideceğim?
- Haklısın, bir de at versinler.
- Ata nasıl bineceğim?
- Doğru, güzel bir eğer takımı da versinler.
- Efendimiz ata kim bakacak?
- Haklısın, bir de köle versinler.
- Ama efendim, ben atı nerede barındıracağım?
- Bir de ahır versinler.
- Köleyi nerede yatırayım?
- Bir ev versinler.
- Bu kadar halkı ne ile doyuracağım?
- Bin altın da harçlık versinler.
- Efendim?..
Halife Mehdi, şairin sözünü kesmiş:
- Eğer masrafı idare etmeye bir kethüda, hesapları tutmaya bir kâtip de istersen, köpeği geri alırım ha!..”

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazar, 21 Nisan 2013 23:30 )
 
Cehenneme marş marş PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 14 Nisan 2013 04:40

Cehenneme marş marş

Görevli melek ‘öbür tarafa’ giden 10 erkeği karşılayıp sıraya dizmiş.

-“Hayatı boyunca karısından başka kızlara da ilgi duyanlar uygun adım cehenneme marş marş!” diye bağırmış.

Dokuzu rap rap rap cehenneme doğru uygun adım giderlerken birisi ‘esas duruş’ta yerinde çakılmış kalmış.

-“Heyy!” diye yine bağırmış melek,

-“Giderken şu sağır herifi de yanınıza alın!”
www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 15 Nisan 2013 02:39 )
 
Para istemez PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 14 Nisan 2013 04:40

Para istemez

Adamın biri ağlayarak doktora gidip ‘günlerdir sürekli ereksiyon halinde olduğunu, ilk başlarda aldırmadığını ama daha sonra acı ve endişe veren bir duruma geldiğini’ anlatıp

-“Ne olur bu dertten kurtarın beni” demiş.

Doktor muayene ederken adamın şikâyet ettiği yerden minicik bir siyah böcek yere doğru zıplamış.

Hasta normal hale dönmüş ve müthiş rahatlamış.

-“Doktor ne kadar teşekkür etsem azdır size” demiş adam müthiş sevinerek,

-“Borcum ne kadar söyler misiniz?”

Yere çömelip telaşla böceği yakalamaya çalışan doktor,

“Sırası mı?” demiş adama,

-“Yerde zıplayıp duruyor kerata, şunu tutmama yardım et, para mara istemez.”
www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Perşembe, 09 Mayıs 2013 11:53 )
 
Diğer Makaleler...
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 3 > 16
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün351
mod_vvisit_counterDün1091
mod_vvisit_counterBu Hafta4205
mod_vvisit_counterBu Ay32504
mod_vvisit_counter6 Aralık 2008'den Beri2088284
Üyeler : 836
İçerik : 19658
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 5808964

Anket..

Sitemizde en çok hangi bölüm ilginizi çekiyor?
 

Anket...

Ben bir...
 
internet haftasi
e-okul