Eğitim, Çocuğu Tanımak ve Sevmekle Başlar !

Günün Fıkrası
Korkayir misunuz? PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 15 Mayıs 2015 05:07

Korkayir misunuz?

Bizim Rizeliler Çinlilere savaş açmaya karar vermişler. Bunu Çinlilere  bir mesajla iletmişler.

Çinliler, açmışlar haritayı Rize'yi aramaya başlamışlar. Bir de bakmışlar Karadeniz’in kıyısında küçük bir Türk şehri. Bunlardan bize zarar gelmez deyip savaşı kabul etmişler.

Bunun üzerine Rize'de ki siyasi partiler ne yapacaklarına karar vermek için toplanmışlar.

Son Güncelleme ( Cumartesi, 23 Mayıs 2015 04:32 )
Devamını oku...
 
Vekili aslına posta koyar… PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 15 Mayıs 2015 05:02

Vekili aslına posta koyar…

Üzerindeki kıyafet ve davranışlarından köyden geldiği belli olan bir adam, son dakikada yetiştiği trene binmiş. Bindiği vagon dolu olduğu için oturacak yer bulamamış. Diğer vagonları da tek tek dolaşmış, hepsi dolu...

Son Güncelleme ( Çarşamba, 20 Mayıs 2015 06:01 )
Devamını oku...
 
Öğrenmek istiyorum PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 15 Mayıs 2015 04:11

Öğrenmek istiyorum

Önceden içinde hiçbir politik hırs sezilmeyen bir adam, yapılacak seçim öncesi aniden politikaya atılmış.

Tanıdıkları merak etmişler.

Devamını oku...
 
Tamam tamam yarısı değil… PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 15 Mayıs 2015 04:02

Tamam tamam…

Kapalı bir yerde yapılan kalabalık, politik bir toplantıda kafası kızan bir taraftar ayağa kalkıp bağırmış:

-“Bu toplantıya katılanların yarası aptal!”

Her taraftan protestolar yağmaya başlamış:

Devamını oku...
 
Yaşlı kadın ve padişah PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 13 Mayıs 2015 15:40

Yaşlı kadın ve padişah

İstanbul’da kenar semtlerden birinde oturan yaşlı bir kadın, padişahın huzuruna çıkmak istediğini saraydaki görevlilere bildirmiş. Bunun üzerine sultanın karşısına çıkarılmıştı.

Yaşlı kadın:

-"Evinin soyulduğunu ve bu olaydan padişah sorumludur" diyerek, şikayette bulunur.

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Siyasetçiler... PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 13 Mayıs 2015 03:14

Günün fıkrası: Siyasetçiler...

İki emekli parkta güvercinlere yem atıyorlardı.
Birinci ihtiyar:

-''Şu güvercinlere ne zaman yem atsam siyasetçileri hatırlıyorum'' dedi.

Diğer ihtiyar:

-''Neden??'' diye sorunca, ekledi;
-"Yerde dolaşırlarken elimizden yiyorlar, havalanınca kafamıza sıçıyorlar."

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Sorun değil PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 13 Mayıs 2015 03:07

Günün fıkrası: Sorun değil

Oğlunun okuyup adam olmasını isteyen balıkçı, çocuğun sürekli futbol oynayıp derslerini asmasına çok üzülüyormuş.

Bir gün oğlunu yine okul zamanı arsada top oynarken yakalayınca kenara çekmiş:

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Siyasi suçlu papağan PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 13 Mayıs 2015 03:03

Günün fıkrası: Siyasi suçlu papağan

Bir milletvekilinin konuşabilen ve mecliste meşhur bir papağanı vardır. Papağanın namını başbakan da duymuştur. Bu milletvekiline başbakan gün verir, 

-"Şu gün gel, seni bakan yapacam. Ha birde papağanını da getir" der.

-"Tamam başbakanım" der vekil.

Devamını oku...
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 10 Mayıs 2015 08:16

Günün fıkrası

Kenan Evren en ünlü günlerinde. Doymuyor herkesin ona “Paşam” demesinden. “Paşam konuş” demesinden, şakşaklardan… Yine bir memleket gezisindeyken küçük bir çocuk görür yol kenarında çamura bulanmış tezekle oynayan, durdurur kafileyi. Yaklaşır, çocuğa sohbet etmeye çalışır.

-“Neler yapıyorsun çocuğum?”

-“Heykel!”

Devamını oku...
 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 26 Nisan 2015 05:58

Günün fıkrası

Birkaç adam tabutun altına girmiş, cenazeyi götürüyorlarmış.

Adamın birisi Nasrettin Hoca'nın yanına sokulup gerkesiz bir soru sormuş:

-"Hocam, cenazeyi taşırken daha hayırlı olması için taburtun neresinde bulunmak lazım? Sağında mı, solunda mı, önünde mi, arkasında mı?"

Hoca sakalını sıvazlayarak:

-"Tabutun içinde bulunma da, neresinde bulunursan bulun", demiş.

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Ne arıyorlar? PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 25 Nisan 2015 04:54

Günün fıkrası: Ne arıyorlar?

Buyuk şirketlerden birinin patronu, bilgisayar sistemleriyle ilgili  önemli bir arızanın acilen giderilmesi için bilgisayar muhendislerinden birinin evine telefon eder.

Karşı taraftan fısıldayan bir çocuk sesi

- "Alo" der.

Patron sorar:

- "Baban evde mi? Çocuk fısıldayarak yanıt verir:

- "Evet"

Patron sorar:

- "Onunla konuşabilir miyim?"

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Gidin patrona söyleyin PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 19 Nisan 2015 03:02

Günün fıkrası: Gidin bizm patrona söyleyin

Bir gazeteci Bülent Arınç'a sordu: 
-"Şu Gökçek'in Ankara'yı parsel parsel sattığı konusunda doğruyu söyler misin! Yalan söylersen sonunun ne olacağını biliyorsun değil mi?
Bülent Arınç:
- "Evet, biliyorum; cehenneme giderim."

Son Güncelleme ( Pazar, 19 Nisan 2015 06:48 )
Devamını oku...
 
Ben hiç konuşmadım PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 19 Nisan 2015 02:31

Ben hiç konuşmadım

Bir cemaat namaza durmuştu. İçlerinden biri konuşunca, öteki 
- "Namazda konuştun ve namazın bozuldu!" diye çıkıştı. Bir başkası gülerek 
- "İkinizin namazı da bozuldu" diye güldü. 
Dördüncüsü "Üçünüzün namazı da bozuldu. Çünkü üçünüz de konuştunuz" dedi. 
Aynı safta duran bir başkası 
- "Allah'a şükür ben hiç konuşmadım!" deyiverdi.

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Şurda bir çubuk kaldı PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 19 Nisan 2015 02:01

Günün fıkrası: Şurda bir çubuk kaldı

Fi tarihinde paşa hazretleri (Osmanlı’da sivil paşalar da vardı) ramazanda hatırlı komşularını iftara davet etmiş. 
Ezan okununca oruçlar bozulmuş, akşam namazı eda edilip sofraya oturulmuş. 

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Dün onunla beraberdik belki yarında... PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 16 Nisan 2015 15:29

Günün fıkrası: Dün onunla beraberdik belki yarında...

Karı koca Hacca gider. Şeytan taşlama sırasında kocası küçük taşlar atarken, karısı hınçla koca koca taşlar atar.

Kocası,

-“Dur ne yapıyorsun, bu sembolik bir ibadet” der.

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Ben nereliyim? PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 15 Nisan 2015 05:45

Günün fıkrası: Ben nereliyim?

Adam Paris'te bir lokantaya girmiş, bir köşedeki  masaya oturmuş.
Gelen garsona siparişini vermiş:
-Kızarmış tavuk yanında patates kızartması  istiyorum. Ama mutlaka "Poulet de Brest" olsun, yoksa yemem. Onun için önce çiğ  tavuğu getirin bir göreyim! (Poulet de Brest Fransa'da kaliteli bir label'dir.)
Garson şaşırmış ama ses etmemiş; bir müddet sonra  tavuğu getirmiş.

Devamını oku...
 
Temelden PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 14 Nisan 2015 13:04

Temelden +

Temel, çalışmak için gittiği şehirden, köye babasına mektup yazar. Klasik mektup cümleleriyle başlayan mektup, şu notla biter:
-"Babacuğum. Acele cevabini bekliyrum. Yalnız, zarfa biraz da para koyarsan iyi olir. Oğlin Temel."

Aradan onbeş gün geçer ve mektubun cevabı gelir. Temel büyük bir heyecanla zarfı açar. İçinden sadece mektup çıkar. Mektubun sonunda da bir not vardır:

-"Oğlim Temel. Sana para göndereceydum. Ama aha bu geri zekali anan zarfi kapatmiş. Bir daha ki sefere evladim.

İmza: Buban."

 

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Ben çok mahcubum PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 14 Nisan 2015 06:24

Günün fıkrası: Ben çok mahcubum

Karısı Temel’in yanına gelir:

-“Ula Temel en yakın arkadaşın Dursun’un karıs ölmüş niye cenazeye gitmiyorsun.”

Temel:

-“Çok mahcubum gidemem.”

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Yeni doğmuş PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 14 Nisan 2015 04:07

Günün fıkrası: Yeni doğmuş gibi

Temel ile Dursun yaşlanmışlar, kahvede sohbet ediyorlarmış.

Dursun dert yanmaya başlamış:

-"Ula Temel çok yaşlandık, kollarım, ayaklarım, başım… Anlayacağın her bir yanım ağrıyor daaa. Sen nasilsun bakalum?"

 Temel yanıt vermiş.
-"Laa Dursun, ben anamdan doğdiğum gün gibiyim daaa. Ağzımda dişim yok, kafamda saçim yok, altuma edeyrum haberum yok."

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Yalancı PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 14 Nisan 2015 04:05

Günün fıkrası: Yalancı

Evde karısı ile sohbet eden avcı:

-"Hatırlıyor musun karıcığım nişanlandığımızda çok şişman biriydim, şimdi ise o zamanlar gibi zorla yürümüyor. Çok sağlıklı ve zayıfım tabii bunları avcılığıma borçluyum", diyince

Karısı lafını kesip:

-"Vücuduna ve avcılığına bir şey demiyorum fakat yavaş yavaş yalancılığa başlıyorsun dikkat et."

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Avcı PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 13 Nisan 2015 19:12

Günün fıkrası: Avcı

Köy odasinda cemaat toplanmis ordan burdan konusuyorlar birisi
sonradan gelmis aralarina nerde kaldin diye sormuslar:
-"Avdaydim" diye yanıt vermis...
Birisi sormuş ne avina ciktin, adam hararetli bir sekilde:
-"Ördek avina ciktim" der...
-"Ördegin birisi geliyordu attim onu düsürdüm. Baktim öteki geliyor onu da vurdum baktim biri daha geliyor onu da vurdum."
Ordakilarden biri sorar tüfeği ne zaman doldurdun diye:
-"Adam doldurmaya firsatım olmadi ki" der.

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Salı, 14 Nisan 2015 03:58 )
 
Günün fıkrası: Yalancı PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 13 Nisan 2015 19:00

Günün fıkrası: Yalancı

Evde karısı ile sohbet eden avcı:
-"Hatırlıyor musun karıcığım nişanlandığımızda çok şişman biriydim, şimdi ise o zamanlar gibi zorla yürümüyor. Çok sağlıklı ve zayıfım tabii bunları avcılığıma borçluyum", diyince 
Karısı lafını kesip:
-"Vücuduna ve avcılığına bir şey demiyorum fakat yavaş yavaş yalancılığa başlıyorsun dikkat et."

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Salı, 14 Nisan 2015 03:57 )
 
Günün fıkrası: 99 numara... PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 13 Nisan 2015 18:43

Günün fıkrası: 99 numara...

Gölde kayık kiralayan şirketin patronu, kıyıya doğru giderek, megafonu eline almış ve seslenmiş: 
- "99 numara, zamanınız doldu, kıyıya gelin." 
Aradan onbeş dakika geçmiş, kayık kıyıya gelmeyince, patron tekrar seslenmiş: 
-" 99 numara, hemen kıyıya gelmezseniz size bir saatlik fazla ücret uygulayacağım." 
Anonsu duyan yardımcısı yanına gelmiş ve: 
-"Patron, galiba yanlışlık yapıyoruz. Bizim sadece 75 kayığımız var. 99 numaralı kayığımız olamaz."
Patron tekrar megafonu eline almış ve seslenmiş: 
-"66 numara, orada bir sorun mu var?"

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Yeni doğmuş gibi PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 13 Nisan 2015 18:39

Günün fıkrası: Yeni doğmuş gibi

Temel ile Dursun yaşlanmışlar, kahvede sohbet ediyorlarmış.

Dursun dert yanmaya başlamış:

-"Ula Temel çok yaşlandik, kollarim, ayaklarim, başim… Anlayacağun herbir yanim ağriyor daaa. Sen nasilsun bakalum?"

 Temel yanıt vermiş.
-"Laa Dursun, ben anamdan doğdiğum gün gibiyim daaa. Ağzımda dişim yok, kafamda saçim yok, altuma edeyrum haberum yok."

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Salı, 14 Nisan 2015 03:56 )
 
Günün fıkrası: Temsilci PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 09 Nisan 2015 05:21

Günün fıkrası: Temsilci

Secim öncesi listeleri düzenleniyordu.

Parti merkezinde genelbaşkan bir öneride bulundu.

-"Aday listesine Ahmet Bey'i mutlaka katın." 

Parti ileri gelenlerinden biri itiraz edecek oldu: 

-"Aman, Sayın Başkanım Ahmet Bey aptalın biridir." 

-"Memleketimizde hatırı sayılır oranda aptal var. Onların da mecliste temsilci bulundurmaya hakları var."  

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 09 Nisan 2015 04:54

Günün fıkrası

İki arkadaş yolda karsılaştılar. Biri ötekine: 

-"Haberi duydun mu?" diye sordu.

- "İçişleri Bakanlığında Efkan Ala’nın odasında bu gece büyük bir hırsızlık olmuş." 

-"Yok canim, önemli vesikalar mı çalınmış?" 

-"Önemli de laf mi... Çalınanlar, gelecek seçimlerin sonuçlarıymış." 

www.muhsinyazici.com

 
Seçim propagandası PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 09 Nisan 2015 04:47

Seçim propagandası

Televizyoncunun biri ömrünü tamamlamış obür dünyaya gitmiş.

Sevabına günahına bakılmış, cennete buyur etmişler. Televizyoncu bakmış, hiç de dünyada anlattıklarına benzemiyor. Cennet..

Göz alabildiğine yemyeşil çimen.. Her yanda sessiz sedasız oturmuş, düşünen insanlar. Çit yok... Cani sıkılmış televizyoncunun...

- "Acaba, demiş, bir de Cehennem'i görsem?" 

Meleklerden biri almış, doğruca Cehennem’e götürmüş.

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Teşekkür telgrafı PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 09 Nisan 2015 04:21

Günün fıkrası: Teşekkür telgrafı

Seçim gezileri için Erzincan'ın Kemah ilçesine giden Akbulut heyeti akşam olunca kalacakları ve ertesi gün propaganda çalışmaları yapacakları komşu ilçeye gitmeye karar verirler.
Fakat komşu ilçede de otel yoktur.
Belediye başkanı:

-"Akşama kadar yorulduklarını ve komşu ilçede de otel olmadığını belirtip, Kemah'ta kalmalarını ve ertesi gün gitmelerini" önerir.

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Yoksul bir köylü PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 09 Nisan 2015 04:12

Günün fıkrası: Yoksul bir köylü

Seçim sabahı, karı koca sandığa oylarını atmışlar, eve dönüyorlar... Kahvenin önünden geçerken adama bağırmışlar:

-“Gel ülen, bi çay iç!”

Adam karısını eve yollayıp, kahveye takılmış. Akşamüzeri dönmüş, elinde bir yumurta, karısı sormuş:

-“Ne elindeki?”

-“Yumurta, görmüyon mu?”

-“Gördümde neyin nesi anlayamadım!”

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Öküz herif PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 07 Nisan 2015 05:08

Günün fıkrası: Öküz herif

Kocası devamlı iş seyahatlerinde olan bir kadın doğum yapar. Kocasına müjdeyi vermek için mesaj atar:

-“Kocacığım, bebeğimiz doğdu ama sütüm gelmediği için bir tane süt anne tuttum. Zenci bir kadındı o, bu yüzden bebeğimiz artık bir zenci.”

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Çatlama ula PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 06 Nisan 2015 03:51

Günün fıkrası: Çatlama ula

Temel ile Dursun, İstanbul’da minibüsle bir yere gidiyorlarmış…

Şoför:

-“Levent, Fatih, Eyüp” diyormuş.

Dursun sıkılmış ve Temel’e:

-“Ula Temel, ne zaman ineceuk?” demiş.

Temel:

-“Çatlama ula, ismimiz okunsun ineruk.”

www.muhsinyazici.com

 
Yobazlık konulu bir fıkra PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 05 Nisan 2015 05:58

Yobazlık konulu bir fıkra

 “Köprüden geçmekte olan yobaz, bir adamın intihar etmek üzere olduğunu görür. Koşarak yanına gelir ve:

- “Dur, sakın yapma” der.

Adam:

- “Neden” deyince

Yobaz,

-“Yaşamak için birçok sebep var” karşılığını verir ve aralarında şu konuşma geçer:

-" Dindar mısın?"

-" Evet."

-" Ben de...-

Son Güncelleme ( Pazar, 05 Nisan 2015 06:03 )
Devamını oku...
 
İki Trakyalı ve miting PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 30 Mart 2015 17:56

İki Trakyalı ve miting

Trakyalı İki köylü kasabaya gelmişlerdir...

Büyük bir kalabalığın toplandığını, birisinin de yüksek bir yerden bağırarak konuştuğunu görürler.

Köylünün biri:

-"Bu ne bağırır be ya durmadan.."

Diğer köyü çeveden duyduklarının da etkisiyle;

-"Irsızmış bunlar be yaa..."

www.muhsinyazici.com

 
Bir eşek bir öküz PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 29 Mart 2015 16:58

Bir eşek bir öküz

İki softa, ramazanda bedava yiyip içeriz diye bir Bektaşi köyüne misafir olurlar.

Hoşbeşten sonra, içlerinden biri tuvalete gider. Bektaşi, bu softaları kontrol etmek için odada kalana sorar:

-"Senin arkadaşın nasıl bir adam? Bilgisi var mı, yok mu?"

O da kendini üstün göstermek için:

-"Bırak şunu, eşeğin tekidir", yanıtını verir.

Devamını oku...
 
Farelerin toplantısı PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 29 Mart 2015 07:29

Farelerin toplantısı

Bir gün fareler bir araya gelirler ve başlarına musallat olan bir kediden kurtulma planları yaparlar.

Pek çok fikir öne sürülür. Hiçbiri kabul görmez. 

En sonunda genç bir fare kedinin boynuna bir çan asmayı önerir. Böylece kedi 
kendilerine yaklaşırken farkına varacak ve kaçabileceklerdir.

Son Güncelleme ( Pazar, 29 Mart 2015 08:31 )
Devamını oku...
 
Aslan, koyun, kurt ve tilki PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 29 Mart 2015 07:27

Aslan, koyun, kurt ve tilki

Aslanın biri, bir koyunu yanına çağırır ve nefesinin kokup kokmadığını sorar. 
Evet diye yanttlar koyun. Aslan bu yanıta kızar ve koyunu oracıkta parçalar. 
Daha sonra kurda seslenip yanına cağırır, ona da aynı soruyu sorar. 
Hayır diye yanıtlar kurt korkudan. Ancak o da yağcılık yaptığı için aslanın ofkesinden kurtulamaz. 
Sira tilkiye gelmiştir. Ayni soruyu tilkiye de sorar. Tilkinin yanıtı şöyle olur; 
- "Üzgünüm, üşütmüşüm biraz, o yüzden burnum koku almıyor!?

www.muhsinyazici.com

 
Yengeç ile annesi PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 29 Mart 2015 07:25

Yengeç ile annesi

-"Neden boyle yan yan yürüyorsun yavrum" diye sorar anne yengeç çocuğuna. 
-"Düzgün yürüsene! " der. 
- "Pekala anne" der çocuk yengeç. 
- "Sen önümden düzgün yürü, ben seni takip ederim. "

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Dişi aslan PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 29 Mart 2015 07:07

Günün fıkrası: Dişi aslan

Hayvanlar bir gün kim daha çok çocuk doğurabilir diye tartışmaya başlarlar.

Hep birlikte dişi aslana danışalım derler. 

-"Sen kaç çocuk doğurabiliyorsun?" diye sormuşlar aslana. 

-"Bir." diye yanıtlar dişi aslan.

-"Fakat ben aslan doğururum" der.

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Kulak - göz doktoru lazım PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 28 Mart 2015 15:23

Günün fıkrası: Kulak - göz doktoru lazım

Sürekli televizyon izleyen ve bilinen kişinin nutuklarına maruz akan bir yurttaş bir hastahanaya başvurur, “kulak-göz” doktoruna randevu almak ister.

Danışmadaki hemşire, böyle bir doktor olmadığını, ya göz muayenesine veya kulak-burun-boğaz doktoruna gitmesini söyler.

-“Hayır,” der yurttaş,

-“Bana kulak–göz doktoru lazım!”

-“Peki, nedir şikâyetiniz?” der hemşire.
- “Bu ülkede duyduğum başka bir şey, gördüğüm başka…”

www.muhsinyazici.com
 
Günün fıkrası: Ben artık Batıdayım PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 28 Mart 2015 06:02

Günün fıkrası: Ben artık Batıdayım

Sabah saatlerinde Güneş Parti Genel Başkanına seslenir:

-“Günaydın Sayın Brejnev,”

-“Günaydın Güneş,” olur Brejnev’in de yanıtı.

Öğle saatlerinde Güneş Genel Başkana:

-“İyi günler Sayın Brejnev,” diye tekrar seslenir.

-“İyi günler Güneş,” yanıtı gelir Brejnev’den de.

Akşam olduğunda Brejnev sorar,

-“Neden bana iyi akşamlar demiyorsun, Güneş?”

“Defol, artık ben batıdayım,” olur Güneş’in yanıtı.

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Kimse öğrenemezdi! PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 28 Mart 2015 05:56

Günün fıkrası: Kimse öğrenemezdi!

Büyük İskender, Cengizhan ve Napolyon, Kızıl Meydan’da askerî tören izlerken tartışıyorlarmış.

Büyük İskender:

- “Böyle, tanklarım olsaydı dünyayı ele geçirirdim” demiş.

Cengizhan:

- “Böyle füzelerim olsaydı, dünya benim olurdu” diye karşı çıkmış.

Napolyon ise şöyle demiş: “Pravda gibi yandaş ya da gazetem ya da gazetelerim olsaydı, Waterloo Muharebesi’ni kaybettiğimi kimse öğrenemezdi”…

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Biz biliriz kime söylediğini! PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 28 Mart 2015 05:15

Günün fıkrası: Biz biliriz kime söylediğini!

Sovyetler Birliği döneminde birisini, hükümete hakaret ettiği iddiasıyla karakola götürmüşler. 
Sorgu sırasında adamcağız kendisini savunmaya kalkmış. 
-"Evet söyledim, ama bizim hükümete değil Amerikan hükümetine..." 
Başkomiser önce bilgiç bilgiç gülmüş sonra da nedenini açıklamış. 
-"Öyle diyorsun ama bunca yılın başkomiseri ben, hangi hükümete hakaret edileceğini iyi bilirim!" 
Ve sonunda adamı mahkemeye çıkarmak için nezarethaneye atmışlar.

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Geç kalan öğrenci PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 22 Mart 2015 07:41

Günün fıkrası: Geç kalan öğrenci

Öğretmen sınıfa geç gelen öğrenciye sordu: 

-“Neden geç geldin oğlum?

-“Bizim ineği damızlık boğaya götürdüm hocam.”

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Bizimkini dövüyorlar PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 22 Mart 2015 07:38

Günün fıkrası: Bizimkini dövüyorlar

Dul ve bir çocuğu olan erkekle, dul ve bir çocuğu olan kadın evlenmiş.

Bir çocukları olmuş neyse bir gün keratalar kavgaya tutuşmuşlar.

Kadın bağırmış;

-“Bey bey koş koş bizim çocuklar kavgaya tutuştular demiş.

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Şeyyy… PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 22 Mart 2015 07:30

Günün fıkrası: Şeyyy…

Bir gün bir çocuk elinde iki tane ödülle kapıdan girmiş, babası mutlu ve onurlu bir şekilde sormuş: 
-“Bu ödülleri neyden dolayı aldın demiş”, çocuk yanıt vermiş
-“Üstün belleğimden dolayı aldım” demiş, babası sormuş 
-“Ya öbürünü?” 
Çocuk, durmuş durmuş;
-“Şeyy unuttum!”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Bu sefer iş çok ciddi… PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 22 Mart 2015 07:27

Günün fıkrası: Bu sefer iş çok ciddi…

Bir kasabada, son derece haylaz iki çocuk varmış. Evlerin pencere camlarını kırmak, arabaların lastiğini patlatmak, çizmek özetle akla gelebilecek her türlü yaramazlığı yaparlarmış. Komşular da sık sık gelip, babalarına şikayet edermiş.

Baba bir gün dayanamamış, çocukları kasabanın rahibine götürüp, yardımını istemiş.

O da:

- "Sen git ben onlarla konuşurum" demiş.

Devamını oku...
 
Günün fıkrası: Gönlüm razı olmadı PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 21 Mart 2015 07:33

Günün fıkrası: Gönlüm razı olmadı

Okula yeni gelen öğretmen öğrencilere çağrıda bulundu:

-"Kendini gerizekalı hisseden varsa ayağa kalksın."

Sınıfta çıt yok. Nihayet bir öğrenci kalktı.

-"Sen kendini gerizekalı mı hissediyorsun? Diye sordu öğretmen.

-"Hayır. Ama sizin tek başınıza ayakta kalmanıza gönlüm razı olmadı."

www.muhsinyazici.com

 
Sana ne? PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 19 Mart 2015 21:35

Sana ne?

Ormanın sevimli yaratığı tavşan kardeş büyük bir süratle kaçarken bir ağacın üzerinden onu izleyen maymun sormuş:
- Nereye böyle son sürat tavşan kardeş?..
- Filleri yakalayıp hapse atıyorlarmış o yüzden kaçıyorum...
- Eee, sana ne bundan, sen fil değilsin ki...
- İyi de, fil olmadığını kanıtlaman için aylar geçiyormuş...

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazar, 19 Nisan 2015 04:10 )
 
Günün fıkrası: Sana ne? PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 19 Mart 2015 21:34

Günün fıkrası: Sana ne?

Ormanın sevimli yaratığı tavşan kardeş büyük bir süratle kaçarken bir ağacın üzerinden onu izleyen maymun sormuş:
- Nereye böyle son sürat tavşan kardeş?..
- Filleri yakalayıp hapse atıyorlarmış o yüzden kaçıyorum...
- Eee, sana ne bundan, sen fil değilsin ki...
- İyi de, fil olmadığını kanıtlaman için aylar geçiyormuş...

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Birazda ben… PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 15 Mart 2015 08:44

Günün fıkrası: Birazda ben…

Kâhya su alan sandalın ziftlenmesi için çırağına emir vermiş.
Çırak akşama gelmiş:
“5 altın usta.”
Ustanın tepesi atmış:
“Ulan bir kayığın ziftlenmesi 5 altın olur mu?”
Çırak boynunu bükmüş:
“Biraz da ben ziftlendim ustam.”

www.muhsinyazici.com

 
Günün fıkrası: Ben uydurmadım PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 15 Mart 2015 08:33

Günün fıkrası: Ben uydurmadım

Başkan Nasır kendisi hakkındaki karikatürlere ve fıkralara çok sinirlenirmiş.
Bu fıkraları belli bir kişinin uydurup yaydığını öğrenince öfkesi bir kat daha artmış.
Polis şefini çağırtmış...
Fıkraları icat eden kişinin acele bulunmasını istemiş.
Bir hafta sonra polis şefi tutukladığı adamla birlikte Başkanlık Sarayı’na gelmiş.
- Sayın Başkan, demiş, sizinle ilgili fıkraları uyduran kişi işte bu...

Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 3 > 22
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1408
mod_vvisit_counterDün1841
mod_vvisit_counterBu Hafta4869
mod_vvisit_counterBu Ay58692
mod_vvisit_counter6 Aralık 2008'den Beri3413358
Üyeler : 1072
İçerik : 23827
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 13983786

Anket..

Sitemizde en çok hangi bölüm ilginizi çekiyor?
 

Anket...

Ben bir...
 
internet haftasi
e-okul