Eğitim, Çocuğu Tanımak ve Sevmekle Başlar !

Seçme Şiirler
Günün Şiiri: Hüzün Geldi PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 14 Aralık 2010 05:05

Günün Şiiri: Hüzün Geldi

Türküler bitti
Halaylar durdu
Horonlar durdu
Al damar, mor damar, şah damar sustu
Bahçeler put kesildi birer birer
Meyveler salkım saçak taş.
Bir bulut uçardı
Başıboş bedava
Yandı kül oldu.
Hüzün geldi başköşeye kuruldu
Yoruldu yüreğim yoruldu.
Ağaç büyür arkasında koşamam
Kervan yürür peşi sıra düşemem
Yıldız akar uçsam da yetişemem.
Hüzün geldi başköşeye kuruldu
Yoruldu yüreğim yoruldu.

Bedri Rahmi Eyuboğlu

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cumartesi, 22 Ekim 2011 17:13 )
 
Günün Şiiri: İçerde PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 13 Aralık 2010 05:04

Günün Şiiri: İçerde

Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere,
Yastığım, ranzam, zincirim,
Uğruna ölümlere gidip geldiğim,
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mı?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
Karanfil kokuyor cıgaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin…

Ahmed Arif

www.muhsinyaziic.com

Son Güncelleme ( Salı, 01 Ocak 2013 18:41 )
 
Günün Şiiri: Düşmek PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 12 Aralık 2010 06:25

Günün Şiiri: Düşmek

Ölüme düştü akşam
tülbentten süzdüler bataklığı
öksüz bir arı kuşu kaldı.
Dalgaya düştü deniz
unutup tuza döndü
koynundaki balığı
Maviye düştü kırlangıç kanadı
bulutla oynuyor düşler
ışık yokluğun öbür adı.
Sevgi çağırınca düşmez
savur umutlarını yele
göğe yükselsinler hele.

A.      Kadir Bilgin

www.muhsinyazici.com 

Son Güncelleme ( Pazar, 12 Aralık 2010 06:40 )
 
Günün Şiiri: Sevinçsiz Anılar PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 11 Aralık 2010 07:09

Günün Şiiri: Sevinçsiz Anılar

Ölümüm kandil olacak,
Akşamlar akşamlar akşamlar olacak
Ben bu acılı baloda
Maskesini yitirmiş seferi şair
Ben inançsız yolcu
Bütün istasyonlarda
Kanlı rütbeler takılacak omzuma
Bir kuşluk vakti dalgın atların hıncını düşünürken
Sen "Yalnızlığın bahçesini sulamış olacaksın"
Ve gidiyorum...
Dudaklarımda bir nergis tadı
Bak, kar izleri örttü bile,
Kendini iyi koru, bu kış çok uzun sürebilir.
Anılarım tutkularıma bağlıydı bilirsin
Artık pişmanlık olsa da olur olmasa da.
Ne olursun sen hep böyle kal
Varsın ellerim ellerinsiz kalsın.
"Ölümüm kandil olacak,
akşamlar akşamlar akşamlar olacak..."

Cezmi Ersöz

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cumartesi, 11 Aralık 2010 07:56 )
 
Günün Şiiri: Deniz PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 10 Aralık 2010 07:02

Günün Şiiri: Deniz

Bu akşam vakti deniz,
O bütün hasretimiz,
Sanki gelmiş de dile,
Nedametin sesiyle,
Çarparak kayalara,
Yetmez mi, diyor deniz,
Karada çektiğiniz?

Cahit Sıtkı Tarancı

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Salı, 01 Ocak 2013 18:42 )
 
Günün Şiiri: Çağrı PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 08 Aralık 2010 19:28

Günün Şiiri: Çağrı

Evler büyük dedikçe büyük
Ben insanların en garibi
Uzağı ilk defa kavradım
Görür yahut dokunur gibi

Eski bir saçakta kuşlarla
Yele yağmura karşı oturdum
İç içe daireler çiziyor
İçine adımı yazıyorum

Gün uzun türküsünü bitirdi
Karlı dallara yürüdü karanlık
Yalnızlık çekilmez bu vakit
Delirdi denizde yosun çayda balık
Gel artık

Gülten Akın

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Çarşamba, 08 Aralık 2010 19:45 )
 
Günün Şiiri: Karşı PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 08 Aralık 2010 06:21

Günün Şiiri: Karşı

Kan sağar gece gündüz yüreğim,
tuzaklar gözyaşlarına kurulmuştur;
dalgın durur deli gönlümün aynası,
kavuşmak bir başka yaza kalmıştır;
ne kadar kulak kesilsem de dünyaya
sözcüklerden daha gerçek değildir aşk
sözcüklerden daha gerçek değildir ölüm.

Dilim pas içinde, doyum bulunmaz ona,
bir ateştir ki yârin gül ağzı
korkmadan öpmek bir serüven, bir belâ;
bir sancıdır aslında belki de mutluluk,
çünkü bir gaflet, bir öfke tutturmuşum,
başlarken her gün bir başka yenilgiye
dağ başlarına, ummanlara adanmış huyum.

Artık bulmasam da olur, fidyesini sevdanın:
Gövdem olan o ağacı soğukla vurdum.

Özdemir İnce
www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Çarşamba, 08 Aralık 2010 06:34 )
 
Günün Şiiri: Elemtere Fiş PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 06 Aralık 2010 18:55

Günün Şiiri: Elemtere Fiş

elemtere fiş
kem gözlere şiş
benim bir yarim var müthiş
bazen yedi yaşında bazen yetmiş

elemtere fiş
kem gözlere şiş
benim bir yarim var müthiş
azcık rum azcık kürd azcık ermeni
aklına esmeye görsün. Galata kulesinin
tepesinden atar beni
sonra benden önce iner, tutar beni

elemtere fiş
kem gözlere şiş
benim bir yarim var müthiş
yarısı imam yarısı keşiş
misli menendi görülmemiş
her parmağında bir marifet
hünerli mi hünerli

ayıptır söylemesi
hemi Falatasaraylı hemi Fenerli

Bedri Rahmi Eyuboğlu

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 06 Aralık 2010 19:00 )
 
Günün şiiri: Düşmek PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 05 Aralık 2010 08:43

Günün şiiri: Düşmek

 Ölüme düştü akşam
tülbentten süzdüler bataklığı
öksüz bir arı kuşu kaldı.
Dalgaya düştü deniz
unutup tuza döndü
koynundaki balığı
Maviye düştü kırlangıç kanadı
bulutla oynuyor düşler
ışık yokluğun öbür adı.
Sevgi çağırınca düşmez
savur umutlarını yele
göğe yükselsinler hele.

A. Kadir Bilgin
www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazar, 05 Aralık 2010 08:59 )
 
Günün Şiiri: Güz Düşünceleri PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 04 Aralık 2010 08:15

Günün Şiiri: Güz Düşünceleri

Bu sabah gökyüzü daha bir yorgun,
Daha bir dumanlı,
Daha bir derin!
Şu anda, omzumdan tanıdık bir el,
Tutup silkelese şöyle bir güzel,
Kurtulsam yükünden düşüncelerin!..

Bekir Sıtkı Erdoğan

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cumartesi, 04 Aralık 2010 09:17 )
 
Canımın Direği, PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 03 Aralık 2010 20:23

Canımın Direği,



Bakma bu günkü dağların ak karına,
gün gelip güneş daha sıcak doğacak
ve eriyecek buzlar…
Delecek toprağı otlar,
sürgün verecek yine ;
kuru görünen ağaç dalları.
Uyanan toprağın yüzünü tırmalayacak ;
umut kazmaları….


Yurt dediğin nedir oğul?
Doğduğun yer mi?!
doyduğun yer mi?!...


Bir yere yurt diyebilmen için ;
önce doğmalı ,
sonra doymalısın elbette…


İstekleri bitmeyene;
iki cihanda da
huzur yoktur !!...
Böyle bilirim….

Asıl olan ;
çok çalışıp,
az istemektir,
bu topraklarda…


Her sene bir çift mısırdır …
hasatta umudum,
odur bağlayan beni ,
hayata ….ve buraya....

Önce ekerim tohumları ….
kara toprağa,
sonra beklerim ki;
dönüşsünler ,
ak koçanlara…


Böyle geçti yüzyılım bu topraklarda;
Ne kötüden iz gördüm,
ne de namertten söz duydum;
şükrettim ama ;
beklemedim ki ;
Rabbim göndersin. …

Bildim ki ;
eğer vermezsem ;
bu sarı tohumu kara toprağa ,
ne umudum kalacak,
ne de toprakla bir bağ aramda...


Dağın arkası dağ olur" derler.
Doğrudur.
Lakin bakarsan,
beklemeyi bilirsen ,
dağın arkası ;
bağ da olur....

Onun için ;
ne sabrımı ,
ne umudumu ,
yitirdim ;
yalan dünyada…


Ana rahmi gibidir
dünya insana;
ana rahminde;
göbek bağıdır hayat bağımız,
dünyada ise;
umutlarımız.
Umudunu yitiren,;
hayat bağını da yitirir oğul !!!…

Ben bunu bilir,
bunu söylerim.

Kalın sağlıcakla...

Not: Araştırmacı fotoğrafçı Cemal GÜLAS''ın Artvin Maçahel''de bir akşamüzeri rastladığı yaşlı bir kadının mısır tarlasını kazdırmak için şehirdeki çocuklarına göndermek üzere yazdırdığı ‘’ bu mektup’’;gezginin hayata bakışında yepyeni bir sayfa açmış… Mektubun bir kopyasını tarlasını kazması karşılığı istemiş, Bir hafta boyunca kadının tarlasını kazmış. İş bittiğinde ellerinin acısı bir ay sürmüş... Ancak bu ona ,yıllar sonra bile hayatında yaptığı tek hayırlı işin, o tarlayı kazmak olduğunu düşündürmüş...
www.muhsinyazici.com
Son Güncelleme ( Salı, 01 Ocak 2013 18:42 )
 
Günün Şiiri: Öldürmeyeceksin! PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 03 Aralık 2010 05:01

Günün Şiiri: Öldürmeyeceksin!

Asla öldürmeyeceksin"
Tevrat, Göç 20
"Senden önce inenlere, sana inen kitaba da inanırlar...
Onlar Tanrının gösterdiği yoldadır, onlar kurtulurlar..."
Kur’an, Bakara suresi

Dinlerin buyruğuydu
Öldürmeyeceksin
Tapınaklarda çaktılar çarmıhları
Elleri kanlı camilerden çıktılar
kalem kırdılar yargı yerlerinde
Peygamberlerini dinlemediler

kudurgan dalgalar
Tekneleri yutar denizlerde
Çöllerden esen yeller
Ekinleri kurutur
Bil ki umut yeşildedir
Yenilmeyen yeşilde

Benim küçük serçem
kanaryam bülbülüm
Kuru dal çalı diken
Konmuş ötersin

Öt sen, öt, kardeş sesin
Sulara rüzgarlara karışsın
Zalim ürksün sağır işitsin
Öldürmeyeceksin!

Necati Cumal

ıwww.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cuma, 03 Aralık 2010 05:11 )
 
Günün Şiiri: Gün Olur Ki PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 02 Aralık 2010 05:37

Günün Şiiri: Gün Olur Ki

 

 

Gün olur ki ne gökyüzü para eder,
Ne deniz kenarı, ne bağlar bahçeler.
Gün olur ki ne kız ne rakı ne şiir,
Hiçbir şey insanı sarmaz, kandıramaz;
Her çeşmeden boş döner, elindeki tas.
Gün olur ki çıldırmak işten değildir.

Cahit Sıtkı Tarancı

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cuma, 15 Mart 2013 22:23 )
 
Günün Şiiri: Sis Çanları PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 01 Aralık 2010 05:23

Günün Şiiri: Sis Çanları

ağır yol, uzak yapılar
yaklaşmak için yaklaşık tanımlar
onlarla çıktık yola
yollarda kaldık
sis bastı her yanı
tutukluk çeken silahlar gibi
sözcükler, fısıltılar, mırıldanışlar
eksilerek vardık bir yapıya
O mu, değil mi?
Kim bilebilir şimdi
kılavuzlar şehit
şehitler hain
gözlerimiz karanlık bir pusuda
çoğumuz büyümüş, kimimiz ölmüş
kendimiz bile tanıdık değiliz artık
gözümüzden silinen düşün sabahında
önümüzde açılan yeni bir uzay
Şimdiki Zamana ait bomboş ve ölü anlar
ne başka yer ne başka zaman
bizler için hala bir yerlerde çalınan
sis çanları var
belki bir gün buluşur diye
aynı ormanda kaybolan çocuklar

Murathan Mungan

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Çarşamba, 01 Aralık 2010 05:49 )
 
Günün Şiiri: Adamlar PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 29 Kasım 2010 04:59

Günün Şiiri: Adamlar

Sönmüş saçlarında son damla ışık,
Bir düş’ün içinde gibi her akşam
-Ve yüzleri duman kadar dağınık-
Geçer bu sokaktan binlerce adam.
Umut gözlerinde ölü bir bakış,
Çığlık bir bükülüş dudaklarında;
Bulamadıkları nedir ki, yaz kış
Dolaşırlar şehrin sokaklarında?
Sanki yalvaran bir duadır onlar,
Belki tanrılara açık vesvese,
Bir nehir. Bu nehir her akşam akar
Derinden ruhları çağıran sese.

Ahmet Muhip Dranas

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 29 Kasım 2010 05:36 )
 
Günün Şiiri: Suskun PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 28 Kasım 2010 07:14

Günün Şiiri: Suskun

Kayık yüzdürüyor çocuklar
Çamur gölünde
Kâğıttan kayıklar
Mutluluk rüzgârlarını doldurup
Yelken açıyorlar özgürlüğe
Islanıncaya dek

Kısacık bir suskunluk
Islaklığın peşi sıra
Sonra yeni bir kayık
Bir kayık daha
Çamur gölü yutuyor durmadan
Umudun küçük teknelerini
Ardından upuzun bir suskunluk
Ağlamayı unutmuş çocuklar
Alışık

Aydın Hatipoğlu

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazar, 28 Kasım 2010 07:23 )
 
Günün Şiiri: Yaşamak İstedikçe PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 27 Kasım 2010 08:56

Günün Şiiri: Yaşamak İstedikçe

Ağaçlara kara kuşlar dadanmış
Elmalar delik deşik,
baba ölmüş, alacaklı sarmış evi
Yüreğimiz delik deşik,
Rüzgarların çeneleri çözülmüş
toprak bizi çekiyor
Dünyamız delik deşik.

Cahit Irgat

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cumartesi, 27 Kasım 2010 08:58 )
 
Günün Şiiri: Değişmeyen PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 25 Kasım 2010 05:11

Günün Şiiri: Değişmeyen

Dünyam benim;
Küçücük dünyam,
İşim,
Aşım,
Uğraşım.
Kusurum, yanlışım, yanılmışlığım,
Kızgınlığım, kıskançlığım, alınganlığım,
Birdenbire evrenliğim;
Birbaşıma kalmışlığım bir anda.
Belalara koşmuşluğum;
Sinmişliğim inimde.
Dünyam benim;
Küçücük dünyam benim,
Sevincim, üzüntüm, gerçeğim benim.

Dünyam benim;
Kocaman dünyam benim.
Gündüzlere, gecelere sığmayanlığım,
Caddelere, alanlara sığmayanlığım,
Kocaman dünyam benim.
Kulübede bir ölüm,
Dağbaşında bir ışık,
Kafeste bir kanarya,
Saksıda bir tohumcuk,
Bilinende acım benim.
Bilinmezde kurtuluşum.
Yana yana kül oluşum,
Külde çiçek açışım,
Özlemlerim, susuzluğum, kaçışım benim.
Kocaman dünyam benim.

Hasan Hüseyin Korkmazgil

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Perşembe, 01 Aralık 2011 18:25 )
 
Günün Şiiri: Dünyanın Bütün Çiçekleri PDF Yazdır e-Posta
  
Çarşamba, 24 Kasım 2010 04:40
Günün Şiiri: Dünyanın Bütün Çiçekleri
 
"Bana çiçek getirin, dünyanın bütün 
çiçeklerini buraya getirin!"
( Köy öğretmeni Şefik Sınığ'ın son sözleri )
      
 
 

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum

Bütün çiçeklerini getirin buraya,

Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,

Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer

Bütün köy çocuklarını getirin buraya,

Son bir ders vereceğim onlara,

Son şarkımı söyleyeceğim,

Getirin, getirin..

Ve sonra öleceğim.

 

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,

Kaderleri bana benzeyen,

Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları

Geniş ovalarda kaybolur kokuları..

Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri

Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,

Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

 

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini

Bacımın suladığı fesleğenleri,

Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,

Avluların pembe entarili hatmisini,

Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,

Aman Isparta güllerini de unutmayın

Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.

Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,

Ben bir bahçe suluyordum, gönlümden,

Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden,

Ne güller fışkırır çilelerimden,

Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,

Korkmadım, korkmuyorum ölümden,

Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

 

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,Baharda

Polatlı kırlarında açan,

Güz geldi mi Kopdağı'na göçen,

Yörükler yaylasında Toroslar'da eğleşen,

Muş ovasından, Ağrı eteğinden,

Gücenmesin bütün yurt bahçelerinden

Çiçek getirin, çiçek getirin, örtün beni,

Eğin türkülerinin içine gömün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

En güzellerini saymadım çiçeklerin,

Çocukları, öğrencileri istiyorum.

Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,

Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,

O bakımsız, ama kokusu eşsiz çiçek.

Kimse bilmeyecek, seni beni kimse bilmeyecek,

Seni beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.

 

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,

Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,

Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,

Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,

Beni bilse bilse çiçekler bilir, dostlarım,

Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,

Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,

Okulun duvarı çöktü altında kaldım,

Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,

 

Yaz kış bir şey söyleyen toprakta,

Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,

Yurdumun çiçeklenmesi için daima yaşadım,

Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.

Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya,

Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya...

Ceyhun Atuf KANSU

www.muhsinyazici.com

 

Son Güncelleme ( Çarşamba, 24 Kasım 2010 04:59 )
 
Günün Şiiri: Kitaplarda Ölmek PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 21 Kasım 2010 18:56

Günün Şiiri: Kitaplarda Ölmek

Adı, soyadı
Açılır parantez
Doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti
Kapanır, parantez.

O şimdi kitaplarda bir isim, bir soyadı
Bir parantez içinde doğum, ölüm yılları.

Ya sayfa altında, ya da az ilerde
Eserleri, ne zaman basıldıkları
Kısa, uzun bir liste.
Kitap adları
Can çekişen kuşlar gibi elinizde.

Parantezin içindeki çizgi
Ne varsa orda
Ümidi, korkusu, gözyaşı, sevinci
Ne varsa orda.

O şimdi kitaplarda
Bir çizgilik yerde hapis,
Hâlâ mı yaşıyor, korunamaz ki,
Öldürebilirsiniz.

Behçet Necatigil

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 22 Kasım 2010 05:07 )
 
Günün Şiiri: Türküler PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 21 Kasım 2010 06:06

Günün Şiiri: Türküler

İnsanların türküleri kendilerinden güzel,
kendilerinden umutlu,
kendilerinden kederli,
daha uzun ömürlü kendilerinden.
Sevdim insanlardan çok türkülerini.
İnsansız yaşayabildim
türküsüz hiçbir zaman.
Hiçbir zaman beni aldatmadı türküler de.
Türküleri anladım hangi dilde söylenirse söylensin.
Bu dünyada yiyip içtiklerimin,
gezip tozduklarımın,
görüp işittiklerimin,
dokunduklarımın, anladıklarımın
hiçbiri, hiçbiri,
beni bahtiyar etmedi türküler kadar...

Nazım Hikmet Ran

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazar, 21 Kasım 2010 06:29 )
 
Günün Şiiri: Kendime Öğüt PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Kasım 2010 10:25

Günün Şiiri: Kendime Öğüt

Uslanma hiç hep deli kal
Büyüme sakın çocuk kal
Es deli deli böyle kal
Son harmanında sevdanın
Tüken toz toz savrula kal
Suçüstü bulmalı ölüm
Ölürken de sevdalı kal...

Aziz Nesin

www.muhsinyazici.com

 

Son Güncelleme ( Cumartesi, 20 Kasım 2010 10:55 )
 
Günün Şiiri: Anayasası İnsanın PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 18 Kasım 2010 07:02

Günün Şiiri: Anayasası İnsanın


Kan yasası bu insanın:
Üzümden şarap yapacaksın
Çakmak taşından ateş
Ve öpücüklerden insan!
Can yasası bu insanın:
Savaşlara yoksulluklara
Ve binbir belaya karşın
İlle de yaşayacaksın!
Us yasası bu insanın:
Suyu şavka döndürüp
Düşü gerçeğe çevirip
Düşmanı dost kılacaksın!
Anayasası bu insanın
Emekleyen çocuktan
Uzayda koşana dek
Yürürlükte her zaman
Can Yücel

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Perşembe, 11 Ağustos 2011 19:32 )
 
Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı? PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 16 Kasım 2010 17:45

Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mi olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

Victor Hugo

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cuma, 06 Ocak 2012 16:26 )
 
Günün Şiiri: Kimileri... PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 15 Kasım 2010 06:35

Günün Şiiri:  Kimileri...

Kimileri var mışıl mışıl uyumakta,
Kimileri işbaşında çalışmakta.
Kimileri eğlenmekte, gülmekte, ağlamakta,
Kimileri gurbette.
Kimileri can çekişmekte.
Kimileri çiyan çiyan kötülük düşünmekte.
Kimileri aşkla sevişmekte,
Kimileride var ki buram buram özlem çekmekte...

Esma Arcan

www.muhsinyazici.com

 

Son Güncelleme ( Pazartesi, 15 Kasım 2010 06:49 )
 
Günün Şiiri: Ben Sana Mecburum Bilemezsin PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 12 Kasım 2010 06:13

Günün Şiiri: Ben Sana Mecburum Bilemezsin

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Ölmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih'te yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.

Belki haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin.

Attila ilhan

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cuma, 12 Kasım 2010 06:19 )
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 5
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1171
mod_vvisit_counterDün1792
mod_vvisit_counterBu Hafta6530
mod_vvisit_counterBu Ay26670
mod_vvisit_counter6 Aralık 2008'den Beri2327411
Üyeler : 905
İçerik : 20601
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 7397794

Anket..

Sitemizde en çok hangi bölüm ilginizi çekiyor?
 

Anket...

Ben bir...
 
internet haftasi
e-okul