Eğitim, Çocuğu Tanımak ve Sevmekle Başlar !

Sosyal Öğrenme Kuramı - 3 PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 06 Temmuz 2009 11:28

6. Kendini yargılama kapasitesi ve Öz-yeterlilik: İnsanlar kendileri hakkında düşünme, yargıda bulunma kendilerini yansıtma kapasitesine sahiptirler. Bireyler kendileri ile ilgili fikirlerini kaydederler ve etkinliklerinin sonuçlarına göre, bu fikirlerin yeterliliği hakkında yargıda bulunurlar. Bütün bu yargılar, bireyin herhangi bir işi başarılı olarak yapmada ne derecede yeterli, yetenekli olacağına ilişkin görüşünü geliştirir (Aydın ve Can 2005, Senemoğlu 2005).
Öz-yeterlik: Bir davranışı yapma konusunda kendimizi ne kadar yeterli hissetmeye dair algımız. Özyeterlik ne kadar yüksek ise davranışı yapma eğilimi o kadar yüksektir. Özyeterlik sosyal öğrenme kuramının temel kavramıdır. Öz yeterlik kişinin kendi kapasitesinin farkında olmasıdır. Bandura öz yeterliği; bireyin belli bir performansı göstermek için gerekli etkinlikleri organize edip, başarılı olarak yapma kapasitesine ilişkin kendini algılayışı, yargısı ve inancı olarak tanımlamıştır. Başka bir deyişle öz yeterlik bireyin karşılaşabileceği problem durumunu ne derece çözebileceğine ilişkin olarak kendisine olan inancı ve yargısıdır. Örneğin gireceği önemli bir sınavı kazanacam! Yapacam!..., başaracağım! Şeklindeki kendisine güven iletileri, öz yeterliğinin güçlü olduğunu gösterir. Özyeterlilik yargıları dört temel kaynaktan elde edilen bilgilerden etkilenmektedir (Kara 2002, Özten 2002, Senemoğlu 2005).
 Yaşantı: Bireyin kendisinin yaptığı başarılı ya da başarısız etkenlerin sonucuna göre elde ettiği bilgiler.
Ø
Ø Dolaylı yaşantılar: Bireyin model aldığı kişinin başarılı ya da başarısız etkinlikleri, bireyin aynı etkinlikleri kendinin de başarabileceğine yada başaramayacağına ilişkin yargıları ortaya çıkarır.
 Sözel ikna: Bir
Øeyin problemi başarıp, başaramayacağına ilişkin telkinler, teşvikler, nasihatler, öğütler,
Ø Psikolojik durum: Bireyin belirli bir problemi ya da görevi başarıp başaramayacağına ilişkin kendi beklentisi özyeterlilik algısını etkiler.
Öz yeterliği yüksek olan birey karmaşık olaylarla baş edebilir. Her türlü problemi çözebilir. Kendine güveni yüksektir. Kendi ilgi, yetenek ve özelliklerine saygı duyar. Evde, okulda ve meslekte başarılı olur. Cesaret ve inancı gelişmiştir. Başarıya odaklıdır.
Öz yeterliliği düşük olan birey ise olaylarla baş edemez, Problemlere karşı yetersizdir.
Kendine güveni zayıftır. Kendine karşı şüphelidir. İlk denemelerde başarısız olur ve tekrar denemelerden kaçar. Umutsuzluk ve mutsuzluk içerisindedir. Sıkça savunma mekanizmalarına başvurur.
Öz-düzenleme
Sosyal Öğrenme kuramında bir diğer önemli kavram, öz düzenlemedir. Bireyin kendi davranışlarını gözleyerek yine kendisi tarafından belirlenen ölçütleriyle karşılaştırarak yargıda bulunması ve davranışlarını ölçütlerine uygun hale getirmesine öz düzenleme denir. Yani öz düzenleme, bireyin davranışlarını etkilemesi, kontrol etmesi ve yönlendirmesidir. Bu nedenle bireylerin davranışlarının kontrol edilmesinde dıştan verilen pekiştireçler ve cezalar değil bireyin içsel süreçleri (pekiştireçleri) önemlidir. Birey başkalarını ve kendi yaşantılarını gözleyerek ödüllenen davranışları seçer ve performans standartlarını geliştirir. Daha sonra birey kendi performansını geliştirdiği performans standartları ile karlaştırarak davranışı hakkında karara ulaşır. Davranışı standartlara uygun ise, kendini pekiştirir ve davranışını sürdürür; diğer türlü kendini cezalandırır ve davranışını değiştirir. Sosyal öğrenme kuramına birey kendi davranışlarını etkili olarak kontrol edebilir. Dışarıdan başka birisinin kontrolüne ihtiyacı yoktur (Kara 2002, Şenyüz 2002, Öztan N 2002, Senemoğlu 2005).

SOSYAL BILIŞSEL KURAMIN EĞITIM AÇISINDAN ÖNEMI
Bandura’nın sosyal, bilişsel kuramı yada sosyal öğrenme kuramının eğitimde pek çok uygulanabilir ilkesi bulunmaktadır. Bu kuramın ilkelerinin eğitimde uygulanması daha iyi öğretmen, daha iyi ana-baba, daha iyi öğrenci, daha iyi vatandaş, kısacası daha iyi insanlar olmamızı sağlayabilir (Senemoğlu 2005).
Bandura, bireyin her şeyi doğrudan öğrenmesine gerek olmadığını, başkalarının deneyimlerini gözleyerek de pek çok şeyi öğrenebileceğini savunmaktadır. Birey, gözlediği modellerin pekiştirilen davranışlarını kendi de göstermekte, cezalandırılan davranışlarını ise yapmamaktadır. Bu kuramın ilkerini eğitime uygulayabiliriz. Uygularken dikkate alınacaklar:
• Öğretmenler, öğrencileri için yalnızca arkadaşlarının değil kendilerinin de model olduklarını unutmamalıdırlar.
• Öğrenme sürecinde model alınacak davranışlar belirlenmelidir.
• Hangi davranışların model alınması isteniyorsa o davranışlar, açıkça gözlenebilir şekilde sergilenmelidir.
• Öğrencilerin bireysel özellikleri dikkate alınmalıdır (Gelişim özellikleri ve bireysel farklılıklar).
• Öğrencinin öz yeterliliğinin gelişimine katkıda bulunulmalıdır.
• Öğrencinin model alacağı davranışı yapabilmesi için gözlem süreçleri düzenlenmelidir.
• Öğrencinin gözlemlendiği davranışı yapabilmesi için uygun ortamlar sağlanmalıdır (Aydın ve ark. 2005).

 

http://yasamrehberlik.blogspot.com

 
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün708
mod_vvisit_counterDün1622
mod_vvisit_counterBu Hafta9790
mod_vvisit_counterBu Ay33707
mod_vvisit_counter6 Aralık 2008'den Beri2426769
Üyeler : 907
İçerik : 21412
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 8034146

Anket..

Sitemizde en çok hangi bölüm ilginizi çekiyor?
 

Anket...

Ben bir...
 
internet haftasi
e-okul