Eğitim, Çocuğu Tanımak ve Sevmekle Başlar !

Ünlülerden kısa anılar
Erdal İnönü: “Babam bir eğlenceli anısını şöyle anlatırdı: PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 27 Ağustos 2011 02:46

Erdal İnönü: “Babam bir eğlenceli anısını şöyle anlatırdı

 ’Savaşın başlarında, yeni oluşturmaya çalıştığımız günlerde bir milletvekili bana geldi,

-‘Kahraman askerlerimiz çarpışırken ben Meclis’te oturamıyorum. Beni küçük bir birliğin başına geçirin.

Ben de cepheye gitmek istiyorum,’ dedi. Kendisine, mesleğinin askerlik olmadığını, kumandanlık sanatını da bilmediğini, Meclis’te daha yararlı olacağını söyledim. Dinlemedi ısrar etti, -‘Ben de sizin kadar vatanımı seviyorum, cephede düşmana karşı mücadele etmek istiyorum.

Muhakkak beni gönderin’ diye tutturdu.

Sonunda çaresiz razı oldum. Cepheye yeni giden küçük bir birliğin başına geçirilmesi için emir verdim.

Aradan bir süre geçti. Bir gün bir de baktım, o milletvekili perişan bir halde çıkageldi. Hayrola ne oldu? dedim.

Daha ne olacak emrime verdiğiniz birlik, daha ilk ateşte hepsi bir tarafa gittiler, hiçbirisinin vatan sevgisi yokmuş. Beni ortalıkta bıraktılar alçaklar’ diye üzgün bir halde söylendi.’ Bu olayı babam eğlenceli bir şekilde anlatırdı."

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 29 Ağustos 2011 08:39 )
 
Erdal İnönü: Ülkemi benden kötü yönetmesinler diye PDF Yazdır e-Posta
  
Cumartesi, 20 Ağustos 2011 08:27

Erdal İnönü: Ülkemi benden kötü yönetmesinler diye

Erdal Bey’e bir gün, hiç sıcak bakmadığı siyasete yıllar sonra neden girdiğini sorarlar. Yanıt müthiştir:
- Ülkemi benden daha kötüleri yönetmesin diye!
www.muhsinyazici.com

Erdal İnönü: Sen bana değil Cizrelilere teşekkür et

Bir seçim dönemi... SHP Genel Başkanı İnönü, Diyarbakır ve Cizre’deki mitinglerde konuştuktan sonra Siirt’te halka hitap edecektir. Ancak Cizre’de bir grup protesto gösterisi yapıp parti otobüsünü taşlayınca buradaki miting iptal edilir, hiç beklenmeden Siirt’e gelinir. Seçim gezilerinde program sarkmasına alışık Siirt İl Başkanı, parti otobüsünün tam zamanında geldiğini görünce biraz şaşkın, İnönü’ye teşekkür eder. Aldığı yanıt:
- Sen bana değil, asıl Cizrelilere teşekkür et...
www.muhsinyazici.com

Erdal İnönü: Antidemokratrik kararlarda oylama olmaz

Erdal Bey fanatik bir sigara düşmanıdır, Parti Meclisi toplantılarında dumanaltı olmaktan fena halde rahatsızdır. Bir Parti Meclisi toplantısında ilk sözü:
- Bundan böyle bu toplantılarımızda sigara içilmeyecek, olunca arka sıralardan bir üye;
- Bu kararınızı oylamaya sunsak efendim, diye itiraz etmeye kalkışınca cevabı aldı:
- Antidemokratik kararlarda oylama olmaz!
www.muhsinyazici.com

Erdal İnönü: Durun ya meselenin köküna inelim

Seçim otobüsüyle bir yere gidiliyor. Otobüsün kornası aniden bozulmuş, ötüp duruyor. Şoför otobüsü sağa çekip durdurmuş, arızayı gidermeye çalışıyor ama nafile. Yolculardan birinin şoföre:
- Kablosunu kopar, diye akıl verdiğini duyan İnönü itiraz ediyor:
- Durun yav, koparmayın. Bir derdi var ki inliyor. Meselenin köküne inelim.
www.muhsinyazici.com

Erdal İnönü: Ve kulaktan kulağa anlatılan anılar

İnönü’yü sinema çıkışında yakalayan gazeteci sorar:
- Sayın İnönü sizi bu sıralar sinema salonlarında göremiyoruz.
İnönü’nün cevabı:
- Göremezsiniz tabii, sinema salonları karanlık.
www.muhsinyazici.com

Erdal İnönü: Ben kedi miyim Sevinç

Sevinç İnönü bağırır:
- Erdal yetiş, fare var!
İnönü’nün cevabı:
- Bana ne söylüyorsun Sevinç! Ben kedi miyim!
www.muhsinyazici.com

Erdal İnönü: Sizde devlette çalışan biri yok mu?

DEP’li Sırrı Sakık, SHP’den milletvekili adayı olmak için başvurur ve İnönü’yle görüşmeye gelir:
- Hakkımda bir sürü dedikodu çıkardılar. Önceden bilesiniz; ağabeyim (Şemdin Sakık) dağda devlete karşı savaşır. Kardeşlerimden biri hapiste...
İnönü şaşırır:
- Yav, sizde hiç devlete çalışan biri yok mu?
www.muhsinyazici.com

Erdal İnönü: Norveç’te başbakan olursunuz

Gazeteci der ki:
- Sizin için Norveç’te başbakan olabilir, diyorlar.
İnönü’nün yanıtı:
- Çok teşekkür ederim. Bu herhalde, Türkiye’de bu işleri beceremiyorsun, demenin kibarcası.
www.muhsinyazici.com
 

Erdal İnönü: Masaya yumruğu vurur sonunda

Bir miting öncesi SHP milletvekili, İnönü’ye der ki:
- Sayın Genel Başkanım siz iyi konuşamıyorsunuz, bakın Özal’a esip gürlüyor.
İnönü “Peki ne yapacağım” der. Milletvekili yanıt verir:
- Konuşurken masaya yumruğunuzu vuracaksınız, biz şöyle partiyiz, şöyle yaparız, böyle yaparız, diye kükreyeceksiniz.
İnönü kürsüye çıkar, yumruğunu masaya vurur ve şöyle der:
- Biz öyle bir partiyiz ki, adamı...
Burada kesilir ve şöyle devam eder:
- Devamını bu arkadaş söyleyecek.

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Cumartesi, 20 Ağustos 2011 08:28 )
 
Aydın Boysan: Şimendifer hoca PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 18:38

Aydın Boysan: Şimendifer hoca

“Annemin dayısı Hacı Hüsrev, Bursa’da Simkeş Sokağı mescidinin fahri imamı idi. Hüsrev dayının Bursa’daki lakabı ‘şimendifer hoca’ydı. Çünkü teravih namazını fevkalade hızlı kıldırırdı.

Onun namaz kıldırdığı mescitte, cemaat sokaklara taşar, herkes orada kılardı.

Çünkü hoca çabuk kıldırıyor. Cemaat de namaz erken bitince kahvede yer buluyordu”.

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Çarşamba, 14 Eylül 2011 02:49 )
 
Behzat Uygur: Kartvizitinizi düşürmüşsünüz PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 18:32

Behzat Uygur: Kartvizitinizi düşürmüşsünüz

“Bir ramazan gecesi şehzadebaşı tiyatromuzda İsmail Dümbüllü’yü izlemiştim. Seyircilerden birisi sahneye hıyar attı. O da soğukkanlı bir şekilde hıyarı eline alarak, ‘Beyefendi kartvizitinizi düşürdünüz’ dedi. Bu olaya şahit olduğum ramazan ayını hiç unutmam.”www.muhsinyazici.com
 
Banu zorlu: Dondurma yiyip oruç tutuyordum! PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 18:32

Banu zorlu: Dondurma yiyip oruç tutuyordum!

“Henüz 6 yaşımdaydım, İzmir’deydik. Ramazan ayı şimdiki gibi yine yaz aylarına denk geliyordu. Oruç tuttuğumu söylüyordum ama sokağa çıkınca dondurma yiyordum. Akşam da iftarımı açıyordum. Dondurmalar yiyerek oruç tuttuğum o ramazan ayını hiç unutamam.”www.muhsinyazici.com
 
Erol Günaydın: Bana eyvallah PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 18:31

Erol Günaydın: Bana eyvallah

“Eskiden ramazan aylarında meddahlık yapardım. Meddahlığın en önemli ayrıntısı, herkesin çıt çıkarmadan dinlemesiydi. Bir ramazanda otelin birinde meddahlık yapıyordum. Bir gürültü, bir patırtı sormayın. ‘Ey ahali’ dedim, ‘meddahlık bize has bir sanattır. Biri konuşurken diğerleri dinlerdi. Şimdi görüyorum ki kimse kimseyi dinlemiyor. Biz de batılı olduk demek ki, hadi bana eyvallah’ dedim ve oradan kaçtım.”www.muhsinyazici.com
 
Kerem Alışık: Baba teselli etti PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 18:31

Kerem Alışık:  Baba teselli etti

“9-10 yaşlarımda oruç tutmaya başladım. İlk oruçlu günlerimden birinde fena halde susadım ve bu durumu unutmak için gidip top oynadım. Ancak bu susuzluğumu iki katına çıkardı. Arkadaşlarla bir sokak çeşmesinden kana kana su içerken oruçlu olduğumu unutmuştum. Sonra hatırladım ve çok üzüldüm. Babam Sadri Alışık teselli etmişti beni.”www.muhsinyazici.com
 
Nilgün Belgün: iki dini de yaşardık PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 18:30

Nilgün Belgün: iki dini de yaşardık

“Benim babannem Rum kökenliydi, dedem Müslümandı. Babaannem gece sahura kalkıp dedeme özel pilav yapardı. Babaannem Hıristiyan olmasına rağmen ramazanı ve bayramları bizimle yaşardı. Biz de onun Noel ve Paskalya bayramlarında yanında olurduk.  Ailemiz iki dinin gelenek ve göreneklerine son derece saygılıydı.”www.muhsinyazici.com
 
M.K.Paşa: Türk orduları başkomutanıyım PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 18:13

M.K.Paşa: Türk orduları başkomutanıyım

Afyonkarahisar'ın hatlarının çözülmesi sonunda birkaç Yunanlı tutsak, geceleyin Mustafa Kemal'in çadırına getirilmişti. Bunlardan birisi, Muzaffer Generalin doğup büyümüş olduğu Selanik'ten gelmişti. Yüz, kendisine yabancı gelmediğinden ve üniformasında da hiçbir bellilik görmediğinden kim olduklarını ve rütbelerini sormaya başlamıştı.
— Binbaşı mısınız?
— Hayır.
— Albay mı?
— Hayır.
— Korgeneral mi?
- Hayır.
— Peki nesiniz?
— Ben Mareşal ve Türk Orduları Başkomutanıyım! Şaşkınlıktan ağzı açık kalan Yunanlı kekeledi:
- Bir başkomutanın savaş hattına bu kadar yakın yerlerde dolaşması işitilmiş değil de!
www.muhsinyazici.com
 
Burhan çaçan: "501 olmadı, 502 yok mu?" PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 18:13

Burhan çaçan: "501 olmadı, 502 yok mu?"

Levis, 501 modelini Türkiye'ye yeni getir-mistir. Burhan Çaçan da modaya
uymak ister. Pantolon almak için mağazaya giden Çaçan, 501 modeli alır ve
kabine girerek şöyle seslenir: "Kardeş bu dar geldi. Bunun 502'sini verir
misin?"
www.muhsinyazici.com
 
Müslüm Gürses: Hakan onu fena şaşırttı PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 18:13

Müslüm Gürses: Hakan onu fena şaşırttı

Usta sanatçı Müslüm Gürses, bir sabah eşi Muhterem Nur'a radyoyu açmasını
söyler. Bir süre sonra radyodan yükselen şarkıyı pür dikkat dinleyen ünlü
sanatçı, eşine dönenek hayretle "Ya Muhterem ne güzel şarkı yapmışım. İyi de
ben bu şarkıyı ne zaman söyledim?" diye sorar. Muhterem Nur da şaşkınlık
içinde eşine, "İyi de hayatım şarkıyı söyleyen sen değilsin, Hakan Taşıyan"
der.
www.muhsinyazici.com
 
Emrah: "Mozart'ı dinlemeye giderim" PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 18:12

Emrah: "Mozart'ı dinlemeye giderim"

Bir gazeteci, Emrah'a röportaj yapma teklifinde bulunur. Gazeteci, Emrah'a
"Hayatında hiç Mozart dinledin mi?" diye sorar. Genç şarkıcı ise "Valla
henüz dinlemedim. Ama Türkiye'ye gelirse mutlaka konserine gideceğim" der.
www.muhsinyazici.com
 
Kadir İnanır: Denizden çıkarın PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 18:12

Kadir İnanır: Denizden çıkarın

Kadir Inanır'dan Müslüm Gürses'e kadar pek çok ünlü erkeğin anıları,
fıkraları aratmayacak cinsten. İşte duyanları kahkahaya boğan bu küçült
anılardan bazıları ...
"Yeğenimi denizden çıkar"
Bir gece yarısı eve dönen Kadir İnanır, kapısında bir adamın oturduğunu
görür. Meçhul adam, ünlü aktöre "Ağabey beni tanıdın mı?" diye ısrar edince,
kafası bozulan İnanır, yardımcısına "Burhan bu adamı denize at" der. Bir
süre sonra İnanır'ın dayısı arar ve "Kadirciğim yeğenin sağ salim geldi mi?"
diye sorar. İnanır, hemen yardımcısını arar ve "Burhan bizim yeğeni denizden
çıkar" der.
www.muhsinyazici.com
 
Doğa Rutkay: Disilinde ne? PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 18:11

Doğa Rutkay: Disilinde ne?

“Çok güzel ve disiplinli bir okulda okumuştum. Okulun formasına kıyafet disiplinine hiç uymazdım. Örneğin okul formasında gömlek pembeyse ben sarı giyerdim. Bir gün sırf bu nedenle kayıp eşya odasında tüm gün boyunca bekletilmiştim.”
www.muhsinyazici.com
 
Esra Gürsoy: İkizimin yerine derse girdim PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 18:11

Esra Gürsoy: İkizimin yerine derse girdim

“Benim tek yumurta ikizim var. O zaman kolejde okuyordum. Kardeşimle ayrı okullardaydık. O yabancı dil eğitimi veren bir okulda okuyordu. Bir gün canımız çok sıkılmıştı, yer değiştirmiştik. Ben onun okuluna, o da benim okuluma gidip derse girmişti. Arkadaşlarımız biliyordu, ama öğretmenler bilmiyordu. Herkes beni kardeşim sanmıştı.” www.muhsinyazici.com
 
Müjde Ar: Deli kız PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 17:53

Müjde Ar: Deli kız

“Fatih Kız Lisesi’nde okudum. O yıllarda, okulda adım ‘deli’ye çıkmıştı. Çok başarılı bir öğrenciydim. Dokuz aldığımda, kağıdımın onluk olduğuna inanıp, öğretmenle kavga ederdim. O yıllarda aynaya fazla bakmazdım ve arkadaşlarım yapsa da, ben kaşlarımı almazdım. Bir gün beden eğitimi öğretmenimiz, ‘Kaşlarını neden alıyorsun?’ diye tutturdu. Ertesi gün protesto etmek için kaşlarımı jiletle kazıyıp gittim okula. Deli unvanım buradan geliyor!”
www.muhsinyazici.com
 
Nükhet Duru: Okuldan kaçış PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 17:52

Nükhet Duru: Okuldan kaçış

 “Kandilli Kız Lisesi’nde okudum. Çok güzel bir grubumuz vardı. Özellikle bahar aylarında okulu kırıp Boğaz’da gezmelere giderdik. Bir gün matematik öğretmenimiz bizi yakalamıştı ve ‘Bir daha bu hatayı yapmazsanız sizi affederim’ diyerek kimselere bir şey söylememişti!”
www.muhsinyazici.com 
 
Seda Sayan: Ya okul ya sahne PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 17:52

Seda Sayan: Ya okul ya sahne

 “Çemberlitaş Kız Lisesi’nde okurken sahne çalışmalarına başladım. Tabii gece sahne çalışmaları, gündüz okul yürümedi. Benim şarkıcı olduğum ortaya çıkınca da müdür yanına çağırdı ve ‘Ya okul, ya sahne’ dedi. Ben sahneyi seçtim!”
www.muhsinyazici.com 
 
Uğur Yücel: Dahi çocuk PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 17:52

Uğur Yücel: Dahi çocuk

Kuzguncuk İlkokulu’ndan sonra, Beylerbeyi Ortaokulu ve Kadıköy Akşam Ticaret Lisesi’ne gittim. Eğitim dönemi unutulmuyor, askerlik anıları gibi... Kanlıca’da ilkokulu okurken, öğretmenim babama ‘Bu çocuk dahi’ demiş. Sonra babam bana basit bir problem sordu, bilemedim. Öğretmenimle kavga ettiğini hatırlıyorum!”
www.muhsinyazici.com 
 
Yonca Evcimik: Belediye otobüsünden atılmak PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 17:51

Yonca Evcimik: Belediye otobüsünden atılmak

 “Biz lisedeyken Fenerbahçe’de oturuyorduk. Okulum da Taksim’deydi. Karşıya geçmek için hep otobüse binerdik. Otobüste de hep arkadaşlarımla güler şakalaşırdık, ama herkesi rahatsız ederdik. Bir gün yine otobüsteyken fazla gürültü yapınca bizi kolumuzdan tutup yarı yolda aşağı atmışlardı.”
www.muhsinyazici.com
 
Zeynep Dereli: Uzayda yaşam var mı? PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 17:51

Zeynep Dereli: Uzayda yaşam var mı?

“Amerika’da üniversitede okurken bir arkadaşımla ‘Uzayda hayat var mı, yok mu?’ tartışmasına giriştik. Bu tartışma kısa süre içinde sınıfa, ardından da okula yayıldı. Çok gülmüştüm.”www.muhsinyazici.com
 
Müjdat Gezen: "Babamın cenazesinden ayrılıp sahneye çıktım" PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 09:43

Müjdat Gezen: "Babamın cenazesinden ayrılıp sahneye çıktım"

Tiyatroya olan bağlılığını -"Üzüntünüzü portmantoya asın, giderken alırsınız" sözüyle açıklayan Müjdat Gezen, yıllar önce babasını kaybettiğinde yaşadığı hüzünlü bir anıyı da paylaştı. Babasını kaybettiği dönemde Maxim'de çalıştığını anlatan Müjdat Gezen, ne olursa olsun sahneye çıktığını ve babasını kaybettiği gün de bu kuralını bozmadığını şu sözleriyle anlattı: -"Babam öldü, 20 dakika sonra sahneye çıktım. Sahnede ağlamadım ama sonra tuvalete saklanıp ağladım. Bunu kimse bilmez. Toprağı atarken saati gördüm, abime verdim küreği, 'Abi sen devam et' dedim, ben çıktım sahneye. Kepenk kapama şansımız yoktu meslekte."www.muhsinyazici.com
 
Müjdat Gezen: "Öğretmenim cetvelle beni dövünce tiyatroya başladım" PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 09:42

Müjdat Gezen: "Öğretmenim cetvelle beni dövünce tiyatroya başladım"

İlk tiyatro deneyimini ilkokul öğretmenine borçlu olduğunu söyleyen Müjdat Gezen, "1953 yılında, ben 10 yaşımdayken okula bir piyes geldi. İlkokul öğretmenim 'Sen oynayacaksın' dedi. Ben yapamayacağımı söyleyince elindeki uzun cetvelle bir koydu kafama, kafam şişti. Ben de oynadım, iyi ki de vurmuş kafama" diye konuştu. Tiyatroya başladıktan sonra okulunu aksattığını söyleyen Müjdat Gezen, babasının "Okulu bitir, seni ellerimle konservatuara götüreceğim" demesiyle okulunu geç de olsa bitirdiğini ve eğitim aldığını söyledi.www.muhsinyazici.com
 
Müjdat Gezen: Savaş Dinçel’in ölüm anı PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 09:42

Müjdat Gezen: Savaş Dinçel’in ölüm anı

Dinçel'in son nefesini verdiği anda yanında olan Gezen, eşi Leyla ve Savaş Dinçel'in eşi Sumru'nun o anda mutfakta olduklarını, kendilerinin de televizyonda maç izlediklerini belirterek acı anları şöyle aktardı:"'Kolum yanıyor' dedi. 'Ne diyorsun sen?' dedim. 'Bütün vücudum yanıyor, ölüyorum ben' dedi. 'Ölmüyorsun sen, nereden çıktı' dedim. O sırada kafası düştü. Şakalar yapardı öyle. Sumru 'Amaan böyle pis şakalar yapmayın be' dedi. Vücudu buz gibi oldu. Nabzına baktım, gitti."Hala o anları zaman zaman yaşadığını belirten Müjdat Gezen, çocukluktan beri arkadaş olduklarını hatta anne babalarının da arkadaş olduklarını anlattı.www.muhsinyazici.com
 
Halit Akçetepe: Yoo, hiç ses gelmiyor PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 09:40

Halit Akçetepe: Yoo, hiç ses gelmiyor


"Tiyatrocu arkadaşlarla Ankara Gençlik Parkındaki bir çay bahçesinde oturuyorduk. Bir yere telefon etmem gerektiği için ikide bir kalkıp karşıdaki genel telefona gidiyor fakat, telefondan ses gelmediği için tekrar gelip yerime oturuyordum... Gide gele iyice yorulmuş ve sinirlenmiştim... Sonunda garsona seslendim:

- Kardeşim bir de sen baksana, şu telefondan bir ses geliyor mu ?

- Peki Halit Ağabey, gidip bakayım.

Garson koştu telefonun yanına gitti, ahizeyi kaldırmadan, evet, hiç elini bile sürmeden telefona kulağını dayadı dinledi, dinledi, sonra oradan bana bağırdı:

- Yoo, hiç ses gelmiyor ! "
www.muhsinyazici.com
 
Mustafa Alabora: Salayata soğan koyabilirsin PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 09:35

Mustafa Alabora: Salayata soğan koyabilirsin


" Müjdat (+Gezen) ve ben eşlerimizden ayrılmıştık. Müjdat yalnız yaşıyordu. Ben de bir müddet onun evinde kaldım. İşte bu dönemde bir akşam ben mutfakta çoban salatası yaparken telefon çaldı. Müjdat açtı, kısa bir konuşma yapıp kapattı ve yanıma geldi.

- Mustafa, salataya sakın soğan koyma!..

- Niye?..

- Şimdi tanımadığım bir kadın telefon etti, yanında bir kadın daha varmış, bize oturmaya gelmek istiyorlarmış...

İkimiz de bekardık ve iki tane tanımadığımız kadın kendilerinden coşmuş, gelmek istiyorlardı... Eee, Müjdat haklıydı tabi, salataya soğan koymamak gerekirdi...

Neyse, kısa bir süre geçti. Ben diğer yemeklerle ilgileniyorum. Birden kapı çaldı. Ben mutfakta olduğum için Müjdat kapıya gitti... Ve kapıyı açar açmaz, bana ordan seslendi:

- Mustafaa...

- Efendim?..

- Salataya soğan koyabilirsin!..

Haklıydı Müjdat, çünkü gelen kadınlar çok çirkindi!... "
www.muhsinyazici.com
 
Sadri Alışık: Bari artist olsun PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 09:34

Sadri Alışık: Bari artist olsun


" Çok eski seneler, fazla çalışılan, peşpeşe film çevrilen günler... Birisi hayli zamandır beni arayıp, mutlaka bir randevu istiyormuş... Ne konuda görüşeceğini de söylemiyormuş. Bayağı merak ettim. Sonunda buluştuk... Orta yaşın üstünde efendiden bir adam. Çay kahve içildi hemen konuya geçildi:

- Sadri Bey, dedi adam, beni sizi çok severim.

- Sağ olun, teşekkür ederim.

- Siz hayatı bilen olgun bir sanatçısınız.

- Eksik olmayın efendim.

- Sizin yardımsever bir insan olduğunuzu da duydum noolr bana yardım edin.

- Nasıl bir yardım istiyorsunuz?

Adam şöyle derin bir soluk alıp anlatmaya başladı :

- Sadri Bey, benim bir oğlum var, 17-18 yaşlarında... Bu çocuğu ancak siz kurtarırsınız.

Ben tabii afallayıp sordum:

- Nerden kurtarıcam nasıl kurtarıcam oğlunuzu ?

Adam yine bir soluk alıp devam etti:

- Sadri Bey, bu benim oğlan ilkokulu zar zor bitirdi. Ortaokuldan belge aldı. Ben de bunu meslek öğrensin diye kunduracının yanına verdim. Bir ay sonra kavga edip ordan ayrıldı. Sonra ben bunu elektrikçinin yanına verdim, orda da durmadı. Kahvede çalıştı, derken içkiye sigaraya başladı. Kahveciyi dövüp işten ayrıldı. Kısacası bir baltaya sap olamadı. Bari artist olsun diye size geldim Sadri Bey... "
www.muhsinyazici.com
 
Şevket Altuğ: Ha buni çiğne PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 06:29

Şevket Altuğ: Ha buni çiğne


" Yıllar önce bir Karadeniz kasabasında turnedeydik. Oyunun ertesi günü otelden çıkıp biraz hava almak istedim. Eşim Jale de 'Gelirken bana bir naneli ciklet al' dedi...

Bakkala girdim.

- Bir naneli ciklet istiyorum, dedim.

Bakkal, şekerli-çikolatalı acaip bir şeker verdi.

- Naneli yok mu diye sordum. Bakkal şöyle dik dik yüzüme baktı. Sonra da ağır ağır konuştu:

- Ha buni naneli niyetine çiğne daa!

Ben de Karadenizli olduğum için kızamadım tabii. Otele kadar kendi kendime güldüm..."

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazar, 21 Ağustos 2011 06:01 )
 
Cüneyt Arkın: Ahira koşan at PDF Yazdır e-Posta
  
Cuma, 19 Ağustos 2011 06:27

Cüneyt Arkın: Ahira koşan at

" Filmlerdeki tehlikeli sahneleri, özellikle tarihi filmlerdeki sahneleri, bir Kazak sirkinde çalışırken öğrendim. Bu yüzden, filmlerimde düblor kullanmadım. Fakat atlı sahnelerde ordan burdan bulduğumuz araba atlarıyla çekimlerde bir hayli kaza atlattığım için, artık yarıştırılmayan bir İngiliz yarış atı satın aldım.
Son Güncelleme ( Cuma, 19 Ağustos 2011 09:44 )
Devamını oku...
 


mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün653
mod_vvisit_counterDün1613
mod_vvisit_counterBu Hafta8049
mod_vvisit_counterBu Ay653
mod_vvisit_counter6 Aralık 2008'den Beri2340910
Üyeler : 905
İçerik : 20764
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 7460488

Anket..

Sitemizde en çok hangi bölüm ilginizi çekiyor?
 

Anket...

Ben bir...
 
internet haftasi
e-okul