Eğitim, Çocuğu Tanımak ve Sevmekle Başlar !

Yahudi Fıkraları
Kafaya takınca PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 08 Nisan 2012 05:53

Kafaya takınca

Yeniçeri ağası, bir Yahudi’ye takmış: 

-“Siz Hazreti İsa’yı da çarmıha germiştiniz!”

Yahudi ellerini açmış:

“İnsaf ağam, iki bin yıl önce olmuş!”

“Olsun, ben yeni duydum!”

www.muhsinyazici.com

 

 

Son Güncelleme ( Cumartesi, 18 Ocak 2014 03:47 )
 
Nasıl olsa… PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 12 Şubat 2012 07:30

Nasıl olsa…

Simon efendi de, giyinmiş kuşanmış, kravatını beyaz gömleği üstüne bağlamış, lacivert takım elbisesiyle; “Vergi Dairesi”ne,  “o kadar ağır bir vergiyi ödeyecek durumda olmadığını” anlatmaya gidiyordu.

Yolda, Ermeni arkadaşı Vartanyan’la karşılaştı.Vartanyan:

- “Nereye böyle Simon”, diye sordu.

- “Varlık Vergisi”ni ödeyecek durumda olmadığını anlatmak için, “Vergi Dairesi”ne gidiyorum. Kendilerine saygımı göstermek için de, böyle resmi giyindim.

- “Yahu bu kadar şık gidilir mi oraya; sonra kim inanır da, kazara acımaya kalkar sana? Hemen geri dön, yırtık pırtık bir gömlekle yamalı bir pantolon giy de, hiç değilse öyle git oraya. Bize de geldi aynı vergi. Bizim de o kadar milyonu ödeyecek halimiz yok; sonunda Aşkale’ye gideceğiz galiba taş kırmaya... Hadi hadi geri dön ve hemen çıkar şu sırtındakileri; onlar fark etmez senin kendilerine saygından ötürü böyle giyindiğini.”

Simon efendinin birden kafası karıştı. Yırtık bir gömlek, yamalı bir pantolonla dolaşacak kadar da yoksul olduğuna, “Vergi Dairesi” görevlileri hiç inanırlar mıydı?

Durumunu anlatmak amacıyla “Vergi Dairesi”ne nasıl gitmesi gerektiğini, bir de yakındaki “Sinagog”un, hahamına sormak istedi.

Haham, Simon efendiye:

- “Sen de, demişti; tıpkı dün bana gelen geline benziyorsun.

O da bana:”

- “Yarın evleniyorum, acaba gelinliğimin altına donumu giysem mi, giymesem mi, diye soruyordu.

Ben de kendisine:

- Kızım, dedim; donunu giysen de, giymesen de; nasıl olsa seni mutlaka sevecekler.

Son Güncelleme ( Pazar, 12 Şubat 2012 13:08 )
 
On lira kazan gel Salomon PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 30 Ocak 2012 04:44

On lira kazan gel Salomon

Salomaon erginlik çağına gelmiş, peder zengin ama o da iş kurmak, işadamı olmak peşinde.

Bir gün babasından istekte bulunur.

-“Baba, sermaye ver de iş kurayım.”

Baba:

-“Olur ama önce para kazanabileceğini kanıtla, bir 10 lira kazanda getir.” Diyor.

Salomon  işin kolayını bulmuş; ertesi gün annesinden bir 10 lira alarak caka ile babasına uzatmış:

-“İşte 10 lira kazandım.”

Baba parayı burnuna götürmüş, koklar gibi yapmış, sonra:

-“Bu parayı sen kazanmamışsın, der ve yırtar.

Salomon şöyle düşünmüş. Aptallık bende, babam tabi annemin kullandığı kokuyu bilir, koku da çanta içine sinmiştir.

Bunun üzerine Salomon, birkaç gün sonra komşusu Raşel teyzeden 10 lira ister; kazanılmış para gibi babasına götürür.

Baba yine parayı koklar gibi yapar:

-“Sen bu parayı kazanmamışsın” der ve yırtar.

Salomon bizim peder de az değilmiş Raşel teyzenin de kokusunu almış diye düşünerek Moiz amcadan aldığı parayı bu kez babasına götürür.

Yine aynı sahne; baba parayı koklar gibi yaparak:

-“Sen bu parayı kazanmamışsın” der ve yine yırtar.

Salomon bakmış sağdan, soldan 10 lira alarak kazandım diyerek götürüp pederi uyutmaya kalkıimak çözüm değil, hem paralar yırtılıyor, hem de iş kurulamıyor.

Mahallede Pazar kurulan bir gün Salomon da pazara satıcı olarak girmiş, limon almış, limon satmış. Akşama kadar 10 lira kazanmış.

Akşam babasına gururla 10 lirayı uzatmış. Baba tekrar koklayıp yırtmaya kalkışınca,

Salomon:

 

-“Baba delirme hiç para yırtılır mı?” diye babasının eline sarılmış.

Böylelikle emeğin değeri anlaşılmış.

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 30 Ocak 2012 05:15 )
 
Dini anlaşma yapıyoruz PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 18 Aralık 2011 05:07

Dini anlaşma yapıyoruz

Yahudi’nin biri Hristiyan olmaya karar vermiş... Gitmiş derdini bir papaza açmış:
-Muhterem peder! Ben bunca yıllık dinimi terk edip sizden olmak istiyorum. Çok günah işledim, pişman oldum.
Papaz sevinmiş:
-Çok güzel! O halde bütün günahlarının affedilmesini istiyorsun...
-Evet muhterem peder!
Papaz biraz düşünmüş:
-Bütün bunlar olur. Allah günah ve kabahatlerini affeder. Ama bir şey daha yapman gerek...
-Nedir o muhterem peder!
-İyi bir Hıristiyan olabilmen için bütün borçlarını da ödemen gerek...
Yahudi şöyle bir dikilmiş:
-Yooo muhterem peder, sen işin tadını kaçırdın. Biz burada dini anlaşma yapıyoruz, ticari değil!
www.muhsinyazici.com 

Son Güncelleme ( Pazartesi, 30 Ocak 2012 06:00 )
 
Kayserili ve Yahudi PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 06 Ekim 2011 10:46

Kayserili ve Yahudi

Meleklerden biri öbür dünyada bir Kayserili bir Yahudi’yi karşısına çağırarak:
- Bakın, buradaki davranışlarınız hoşumuza gitti, sizi tekrar dünyaya göndereceğiz.
Hatta size bir de dilekte bulunma hakkını tanıyoruz. Ne istiyorsunuz, söyleyin bakalım? Yahudi hemen atılmış:
- Bana bol para ihsan edin.

Melek:
- Tamam, demiş. Sen ne istiyorsun?

Kayserili yanıt vermiş:
- Ben mi? Bir şey istemem. Sadece şu arkadaşın adresini verin yeter!

www.muhsinyazici.com

 
Uyanık Yahudi PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 06 Ekim 2011 10:45

Uyanık Yahudi

Adam New York'ta lüks bir randevu evinin kapısını çalar:
- Merhaba, Samantha ile görüşmek istiyorum.
- Bir dakika efendim.
Adamı içeri alırlar. Bir süre sonra çok güzel bir kadın merdivenlerden iner:
- Beni aramışsınız.
- Evet. Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
- Tamam ama benim tarifem biraz pahalıdır. Geceliği bin dolar.
— Parası önemli değil. Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
Beraberce yukarı çıkarlar. Geceyi birlikte geçirirler.

Ertesi gün adam yine randevu evine gelir.
- Samantha ile görüşmek istiyorum.
— Beyefendi başka kızlarımız da var.
— Umurumda değil, Samantha ile görüşeceğim.
Samantha gelir:
- Yine mi sen!
- Evet. Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
- Yalnız fiyatımı hatırlıyorsun değil mi? Bin dolar.
- Hiç önemli değil. Ben geceyi seninle geçireceğim.
Birlikte yukarı çıkarlar, o geceyi de beraber geçirirler. Ertesi gün, aynı adam, aynı randevu evi:
- Merhaba, Samantha ile görüşmek istiyorum.
Samantha aşağı iner:
- Tanrım, yine mi! Bak, devamlı müşterilere indirim falan yapmıyorum. Fiyatım aynı, bin dolar.
- Önemli değil. Geceyi seninle geçirmek istiyorum.
Yine yukarı çıkarlar. İşlerini bitirdikten sonra:
- Benden bu kadar hoşlanman çok güzel ama anlayamıyorum. Üç gece üst üste bana bin dolar ödedin. Nerelisin sen?
- "Tel Aviv."
Tel Aviv mi? Benim kız kardeşim de Tel Aviv'de yaşıyor.
- "Biliyorum, sana getirmem için bana üç bin dolar verdi.."

www.muhsinyazici.com

 
Katolik Mahallesi PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 06 Ekim 2011 10:44

Katolik Mahallesi

Vaktinde Yahudi bir adam koyu Katolik bir mahalleye taşınmış. Çok süre geçmeden mahalledeki herkes adama gıcık olmaya başlamış. Katolik mezhebinde cuma günü et yenilmez balık yenir. Lakin bu Yahudi arkadaş her cuma vur patlasın çal oynasın barbekü yapıyormuş.

Önce uyarmışlar bir ise yaramamış. Sonra tehdit etmişler adamı. Adam da Katolik olmaya karar vermiş. Hemen adamı bir papaza götürmüşler. Papaz adamın üzerine kutsal su serpmiş ve:
- Yahudi olarak doğdun Yahudi olarak büyüdün şimdi Katoliksin demiş. Tören bitmiş. Herkes rahat bir şekilde evlerine dönmüş.

Lakin sonraki cuma tüm mahalleyi yine barbekü kokusu sarmış. Katolikler hışımla adamın evine koşmuşlar ve şu manzarayı görmüşler; adam mangaldaki etlerin üzerine su serpiyor ve:
- İnek olarak doğdun inek olarak büyüdün şimdi balıksın..

www.muhsinyazici.com

 
Etli yemek PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 06 Ekim 2011 10:43

Etli yemek

İki Yahudi kadın lokantaya gidiyor. Birinci kadın kendine etli bir yemek söylüyor. Bunun üzerine ikinci kadın şöyle bir konuşma başlatıyor.
- İnanır mısın ben vejetaryen oldum.
- Nasıl yani?
- 10 yıldır vücuduma dirhem et girmemiştir.
- Ne yani Alex'in ki sebzediir ???

www.muhsinyazici.com

 
Bu kimdir PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 06 Ekim 2011 09:25

Bu kimdir

Bir Rus Yahudi’si İsrail'e göç müsaadesi alır.

Çıkışta Ruslar bagajını kontrol ederken elbiseleri arasında Lenin in büstünü bulurlar, sorarlar :

- Bu nedir?

Yahudi :

Bu nedir değil, bu kimdir diye sormanız gerekirdi...

Bu Lenin dir, sosyalizmin temellerini atan, Rus halkına iyilikler getiren..

Bende bunu bereketli günlerin hatırası için yanıma aldım.

—Tamam, Ruslar bırakır ve geçer.

Tel Aviv havaalanında gümrük memurları büstü görür ve sorar:

- Bu nedir?

Yahudi: Bu nedir değil, bu kimdir diye sormanız gerekirdi...

Bu Lenin dir. Bu deli cani yüzünden Rusya'yı terk etmek zorunda kaldım!

Yanıma aldım ki her gün bakıp lanet okuyayım!

—Tamam, bırakırlar ve geçer...

Adam evine gider, büstü büfenin üstüne koyar,

gelişi sebebiyle akrabalarına davet verir.

Yeğenlerden biri sorar :

-Bu kimdir?

Yahudi yanıt verir :

- Bu kimdir değil, bu nedir diye sorman gerekirdi...

Yanıtta,

On kilogram yirmi dört ayar altın, vergisiz, gümrüksüz, KDV siz...

www.muhsinyazici.com

 
Isırmak çok pahalı PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 06 Ekim 2011 09:24

Isırmak çok pahalı

Biraz yaşlı bir Yahudi öğleden sonra caddeden aşağı doğru yürürken muhteşem göğüslü bir kadın görür. Kadına der;
- "Bayan, 100 dolar karşılığında göğüslerinizi ısırmama izin verir misiniz? "
- "Kaçık mısınız!!" diye cevap verir kadın ve yürümeye devam eder. Adam tekrar döner bloğun çevresinde koşar diğer köşede kadını yakalar ve tekrar sorar;
- "1000 dolara ısırmama izin verir misiniz?"
—Dinle beni! Ben senin bildiğin kadınlardan değilim. Anladın mı?" Adam tekrar öteki bloğa koşar ve tekrar sorar;
- "10.000 Dolar....?" Kadın bir müddet düşünür ve cevap verir.
-"Hmmmm 10.000 dolar!!! Ok! Sadece bir kere ama burada olmaz, şuradaki karanlık yere gidelim". Karanlık yere giderler kadın bluzunu çıkarır ve muhteşem göğüsler ortaya çıkar. Adam onları görür görmez, kavrar ve okşamaya başlar. Onlara yüzünü sürer ama ısırmaz. Kadın sonunda sorar;
- "Isıracak mısın, ısırmayacak mısın?"
-" Hayır!" der Yahudi, "Isırmak çok pahalı"..

www.muhsinyazici.com

 
Yahudi esir PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 06 Ekim 2011 09:23

Yahudi esir

İkinci Dünya savaşı sırasında, Almanların esir kampında Yahudi bir esire,

- Hitler'i ele geçirseydin ne yapardın? Diye sorulunca, yahudi esir hiç düşünmeden,

- Kırk santimlik demir bir çubuk alıp, yarısını ateşte kor haline getirirdim. Sonrada soğuk tarafını kıçına sokardım, demiş.

— Niçin soğuk tarafını sokmak istiyorsun? diye sorulunca da, şöyle bir yanıt vermiş Yahudi esir

- Sıcak tarafından tulupta çıkarmasın diye.

www.muhsinyazici.com

 
Acımasız Yahudi PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 06 Ekim 2011 09:22

Acımasız Yahudi

Aslanın biri hayvanat bahçesinden kaçar. Kimse yakalamaya cesaret edemez, sonunda cılız bir adam çıkarır silahı aslanı vurur. Bunu gören herkes adamı kahraman ilan eder. Gazeteciler adınız ne diye sorar.
Adam adını söylemez, söylersem yazamazsınız der. Gazeteciler söz verirler. Adam ben Yahudicim der. Ertesi sabah gazetelerde manşet.
ACIMASIZ BİR YAHUDİ ZAVALLI ASLANI ÖLDÜRDÜ.

www.muhsinyazici.com

 
Öp beni PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 06 Ekim 2011 09:21

Öp beni

Salamon ve Mison babalarından kalan mirası paylaşıyorlar.
Mison :
- Kadillak araba bana, motosiklet sana
— Öp beni Mison
— Han bana, dükkân sana
— Öp beni Mison
— Ne öp beni dersin durmadan?
— Şapılırken öpülmek isterim de...

www.muhsinyazici.com

 
Üçayaklı hayvan nerde yaşar? PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 06 Ekim 2011 09:11

Üçayaklı hayvan nerde yaşar?

Kayserili, trende yolculuk etmekte... Karşısında oturan zatla tanışır. Dereden tepeden konuşurlarken:
- Gel seninle birbirimize bilmece soralım, der. Önce ben sorayım; bilirsen ben sana bin lira veririm. Bilemezsen 10 bin liranı alırım. Sonra sen bana sorarsın; bilirsem 10 bin liranı alırım, bilemezsem bin lira veririm.
— Tamam, der Sor bakalım.
- Söyle öyleyse: Üç ayaklı hayvan nerde yaşar?
Öteki yolcu düşünür, bilemez:
- Al 10 bin lirayı. Şimdi ben de sana aynı soruyu soruyorum: Üçayaklı hayvan nerde yaşar?
Kayserili, hiç düşünmeden, aldığı 10 bin liranın bin lirasını geri verir:
- Al şu bin lirayı. Ben de bilmiyorum.

www.muhsinyazici.com

 
Üçayaklı hayvan nerde yaşar? PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 06 Ekim 2011 09:04

Üçayaklı hayvan nerde yaşar?

Kayserili, trende yolculuk etmekte... Karşısında oturan zatla tanışır. Dereden tepeden konuşurlarken:
- Gel seninle birbirimize bilmece soralım, der. Önce ben sorayım; bilirsen ben sana bin lira veririm. Bilemezsen 10 bin liranı alırım. Sonra sen bana sorarsın; bilirsem 10 bin liranı alırım, bilemezsem bin lira veririm.
— Tamam, der Sor bakalım.
- Söyle öyleyse: Üç ayaklı hayvan nerde yaşar?
Öteki yolcu düşünür, bilemez:
- Al 10 bin lirayı. Şimdi ben de sana aynı soruyu soruyorum: Üçayaklı hayvan nerde yaşar?
Kayserili, hiç düşünmeden, aldığı 10 bin liranın bin lirasını geri verir:
- Al şu bin lirayı. Ben de bilmiyorum.

www.muhsinyazici.com

 

 
Acele edesin be bre PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 06 Ekim 2011 09:02

Acele edesin be bre

İstanbul’un eski devirlerinde azınlıktan bir tüccar Jacob Efendi; nasıl olduysa Müslüman bir tüccardan borç alır ve bir türlü ödemez. Haftaya, yok öbür haftaya derken bizimkini oyalayıp durur, sonunda bizimki Jacob Efendinin kapıya dayanır borcunu ödemesini ister. Öderdin ödemezdin derken bizimkinin kafası bozulur açık pencereden uzatır Jacobun kafayı dışarı, geçer arkaya başlar bi güzel düzmeye.
O sırada pencereden öğle namazı için salına salına camiye giden imamı gören Jacob efendi eli yüzü kan ter içinde, telaşla bağırır imama
-İmam efendiiiii, acele edesin be bre, öğle namazı vakti geçmek üzeredir. Okuyasın hemen su ezani.
İmam kaldırır kafayı pencereden kafası görünen Jacob Efendiye seslenir.
- Yahu Jacob Efendi, sana ne bizim ezan vaktinden. Müslüman olmadığına göre sana ne ezan vaktinden?
Jacob efendi zar zor yanıt verir:
-Öyle demeyesin be imam efendi, bizim de vardır içimizde bir parçacık Müslümanlık !!!

www.muhsinyazici.com

 
Kazığı yemişsin Akyazılı PDF Yazdır e-Posta
  
Perşembe, 06 Ekim 2011 09:01

Kazığı yemişsin Akyazılı

Yahudi pazarda topal bir eşek satıyormuş. Akyazılı eşeği incelemiş; sağına, soluna, ayağına, dişine, bakmış ve basmış parayı eşeği satın almış. Komşuları:
"- Yahu Akyazılı topal bir eşeğe bu kadar para verilip de alınır mı? Amma dolandırıldın be.." diyerek Akyazılının üzerine varınca; Akyazılı:
"- Bakmayın eşeğin topal olduğuna hayvanın ayağına çivi batmış çiviyi çıkardım mı haftasına varmaz eşek düzelecek." demiş.
Komşular durur mu? doğru Yahudi'ye gidip:
"- Ya ne yaptın sen eşek topal diye ucuza kaptırdın meğer eşeğin ayağında çivi varmış eşek onun için topalmış." diye konuşunca;

- Ne diyorsunuz be.. hayvan zaten topaldır.. ben çakmışım o çiviyi.....!" der.

Yahudi komşular bu sefer tekrar Akyazılıya gelip:
"- Kazığı sen yemişsin Akyazılı, eşek zaten topalmış satılırken anlaşılmasın diye ayağına çiviyi Yahudi çakmış." diye söyleyince bir an düşünen Akyazılı;
"- VAY YAHUDİ VAY..! VERDİĞİMİZ PARA DA SAHTE OLMASAYDI HERİF BİZİ GERÇEKTEN DOLANDIRMIŞTI....."der.

www.muhsinyazici.com

 
Minik takke PDF Yazdır e-Posta
  
Salı, 04 Ekim 2011 06:18

Minik takke

Kayserili, siyah sutyen almak için Musevi’nin dükkânına girmiş. Paranın kokusunu alan Musevi, az kaldığını iddia ederek, tanesini 40’dan vermiş.
Kayserili, 6 tane alıp, birkaç gün sonra tekrar dönmüş, bu sefer 2 düzine istemiş.. Bu sefer Musevi tanesini 50 den satmış.

Aradan 1 ay geçmiş, gittikçe mal bulamayacağını sanan Kayserili, geri kalanı 75 den kapatmış.

Sonunda Musevi merak edip, bu kadar sutyeni ne yaptığını sormuş ona!

Kayserili yanıt vermiş, hiç Vallah ben ikiye kesiyor, minik takkeler yapıyor, sonra da bunları Musevilere tanesi 100 den satıyorum demiş!!!

www.muhsinyazici.com

 
Demek babanı kazıklayacaktın! PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:19

Demek babanı kazıklayacaktın!

Yahudi’nin oğlu babasından harçlık ister;

- “Baba, bana 250 dolar lazım.Yahudi çılgına döner;

- “Neee? 100 dolar mı? 50 doları ne yapacaksın? 20 dolar neyine yetmiyor? Al sana 10 dolar.

Deyip 10 doları oğlunun üstüne atar.

Oğlu parayı cebine koyarken sırıtır.

-“ Ehe ehe. Zaten 10 dolar lazımdı. Böyle yapacağını bildiğim için 250 dolar istedim.

Yahudi baba sinirlenir.

- “Adi köpek seni. Demek verdiğim para sahte olmasa babanı kazıklayacaktın !!! 

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:25 )
 
Satılık Volvo PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:17

Satılık Volvo

Bir Yahudi ölen karısı için gazeteye ilan vermek istemiş.

- “Yaz evladım. "karim Rozanna öldü"

- “Bu kadar mı amca? Sadece 3 kelime mi?”

- “Bu kadar bu kadar.”

- “Beyefendi karınız ölmüş. Ayıptır bir şeyler daha yazdırın bari.”

- “Sen karışma evladım. Karı benim karı. Hem sen para nasıl kazanılır bilmezsin. Ne dediysem onu yaz.”

- iyi de zaten 5 kelimeye kadar ücret standart. Hiç olmazsa 2 kelime daha yazın.

- “Öyle miiiii? öyle desene be evladım. Yaz o zaman;

-"Karim Rozanna öldü. Satılık Volvo"

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:26 )
 
Pazarlık PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:16

Pazarlık

İzhak sürekli edebiyat dersinden kötü not almaktadır.

Sonunda babası onu motive etmek için yeni bir yol bulur ve İzhak’a:

-“Bundan sonra alacağın her iyi not için sana 100 dolar vereceğim.” der.

Ertesi gün İzhak gider ve edebiyat ögretmenine:

-“Yazılı başına 50 dolar kazanmak hoşunuza gider mi?..”

 www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:27 )
 
Yirmi tane daha PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:15

Yirmi tane daha

Salamon, yumurtacının önünde durur.

- “Kaça bu yumurtalar?”

- “Elli lira, fakat şu sandıkta beş tane kırık yumurta var, onlar kırkar lira.”

Salamon uzun uzun düşündükten sonra:

- “Bana yirmi tane daha kırar mısın?”

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:27 )
 
Aman sakin PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:15

Aman sakin

Küçük İzhak koşarak sinagoga gelmiş. Fakat tam girecekken kapıda haham İzhak’ı çevirmiş.

- Giriş 10 frank.

- Yanımda hiç param yok sayın haham.

- O zaman giremezsin.

- Ama ben sadece abimin içeride olup olmadığına bakacağım...

- İyi, peki... Gir o zaman... Ama sakın dua etme!..

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:28 )
 
Çok lezzetliydi PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:14

Çok lezzetliydi

Çok zengin olmuş 3 Yahudi kardeş, annelerinin yaş gününde ona aldıkları hediyeleri birbirilerine anlatarak böbürleniyorlarmış.

Birincisi demiş ki:

 - "Ben anneme kocaman bir ev aldım."

İkincisi:

- "Ben bir Limuzin Mercedes aldım ve bir de şoför tuttum."

Üçüncüsü:

-"Ha haa... Benim hediyem hepinizden güzel. Annemin Tevrat'ı okumayı ne kadar sevdiğini ve gözleri iyi görmediği için artık eskisi gibi okuyamadığını biliyorsunuz. Ona bütün Tevrat'ı ezbere bilen büyük kahverengi bir papağan gönderdim. Onu eğitmek için 12 haham 12 yıl boyunca uğraşmış. Tevrat’ı ezberletmişler. Bu papağan için havraya 20 yıl boyunca her yıl 1 milyon dolar bağışlayacağım, ama buna değer. Annem sadece bölümün adını söyleyecek ve papağan ona ezbere okuyacak."

Öbür kardeşler, biz niye bunu düşünemedik diyerek hayıflanmışlar ve kıskanmışlarsa da bir şey dememişler.

Kısa bir süre sonra anneleri üçüne de birer teşekkür mektubu yazmış

Birinciye:

-"Milton, bu ev çok büyük. Bana tek bir odası yetiyor ama hepsini temizlemek zorunda kalıyorum."

İkinciye:

-"Marvin, yolculuk etmek için çok yaşlıyım, arabayı hiç kullanmıyorum ve şoför çok kaba."  

Üçüncüye:

-"Canım Melvin'im, annesini mutlu etmeyi bilen tek evladım sensin. Her şeyin büyük maddi hediyeler olmadığını gösterdin. Gönderdiğin Tavuk çok lezzetliydi, teşekkür ederim.

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:29 )
 
İş iştir aslında PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:14

İş iştir aslında

Abraham sınıfındaki tek Yahudi öğrenciydi. Ne iyi ki yaşadığı şehir nezih bir yerdi ve ırkçılık gibi sorunlar yoktu.

Bir gün sınıfta öğretmen şöyle bir soru sordu:

-“Evet çocuklar, dünyada gelmiş geçmiş en büyük insan kimdir? Bilene 20 dolar vereceğim.”  

Bütün çocuklar tahmin etmeye başladı.

Biri:

- “George Washington! Çünkü ulusumuzun babasıdır!” dedi.

Başka biri:

- “Abraham Lincoln! Çünkü köleliği kaldırdı!”,

Bir diğeri;

-“Jan Dark! Fransa’yı kurtardı!”

Fakat öğretmen bu yanıtları kabul etmedi. Bu sırada Abraham parmak kaldırdı.

Öğretmen;

-“Evet Abraham, sence dünyada gelmiş geçmiş en büyük insan kimdir?”

Abraham;

-“Nasıralı İsa.” deyince öğretmen pek memnun oldu ve

-“Bravo Abraham, aferin, gel al 20 dolarını.”

Dersten sonra yanıttan çok memnun kalmış olan öğretmen Abraham’a neden İsa yanıtını verdiğini sordu.

-“Öğretmenim, aslına bakarsanız bence dünyadan gelmiş geçmiş en büyük insan Musa’dır. Ama, iş iştir!..”

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:33 )
 
Fark PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:13

Fark

Eczacı Levi alı al moru mor bir şekilde İzhak’ın kapısını çalmış:

- Ne oluyor Levi?.. Nedir bu telaş?

- Sorma İzhak!.. Ben bugün sana mide ilacı veriyorum diye zehir vermişim!

- Eyvah!.. Ne olacak şimdi?

- Ne mi olacak? 5 milyon daha vereceksin!..

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:36 )
 
Artı işareti PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:12

Artı işareti

Musevi ailesinin en büyük derdi 10 yaşlarındaki çocuklarının matematikten sürekli “0” getirmesiymiş.

Sıkıştırmışlar olmamış, ders aldırmışlar olmamış. Son çare, bir Katolik okuluna kaydettirmişler. Çocuk bir süre sonra matematik notunu düzeltmiş, sürekli 10 getirmeye başlamış.

-“Peki, ne oldu da bu çocuk böyle 180 derece dönüş yaptı?” sorusuna yanıt aramaya başlamışlar.  

Çocuk ısrarlı sorulara önce yanıt vermek istememiş.

Sonunda bir gün gerçeği itiraf etmiş:

-“Okula girdiğim gün adamın birini ‘artı’ işareti üzerine çivilediklerini gördüm. O zaman bu işin ciddiyetini anladım!..”

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:38 )
 
Ben demedim mi? PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:12

Ben demedim mi?

Hitler ve Stalin bir barda oturmaktadırlar. Bir adam içeri girer ve barmene:

- “Bunlar Hitler ve Stalin değil mi?” diye sorar.

Barmen:

- “Evet, onlar” der.

Sonra adam onlara doğru yürür ve sorar:

-"Selam, ne yapıyorsunuz?"

Hitler yanıtlar:

- “3. Dünya savaşını planlıyoruz.`

Adam sorar:

- “Gerçekten mi? Neler olacak?`

Hitler:

-“Bu sefer 14 milyon Yahudi’yi ve bir bisiklet tamircisini öldüreceğiz” der.

Adam sorar:

-“Bir bisiklet tamircisi mi???!”Hitler Stalin`e döner ve der ki:

- “Gördün mü, sana kimsenin 14 milyon Yahudi’yi takmayacağını söylemiştim!”

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:37 )
 
Söz verdik PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 03 Ekim 2011 14:43

Söz verdik

Salamon, büyük bir bankanın kapısının önüne yerleşmiş kestane pişirip satıyor, iyi de para kazanıyordu.

Bir gün dayısının oğlu Levi yanına sokuldu:

- “Salamon, başım çok darda. Bana bin Frak borç verir misin?” Dedi.

- “Vermem…”

- “Yapma be Salamon! Neden?”

- “Veremem dedim ya… Banka ile anlaşmamız var. Ben kimseye ödünç para vermemeye, banka da kestane satmayacağına söz verdi.”

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 15:35 )
 
Agop müjde PDF Yazdır e-Posta
  
Pazartesi, 03 Ekim 2011 07:59

Agop müjde

İki Yahudi kumaş tüccarı çok sağlam bir kaynaktan gelecek sezon haki rengin moda olacağı duyumunu almışlar ve bütün sermayelerini piyasada haki kumaş bitene kadar sarf etmişler..

Sezon geldiği vakit hiç de beklemedikleri bir şekilde başka kumaşlar gözde olunca iflas bayrağını çekecekleri sırada mağazaya bir Albay girmiş..

-Her yerde aradım haki kumaş yalnızca sizde varmış elinizdekiler ilk dikimlerimiz için ihtiyacımızı karşılar ama daha sonra devamı gelmesi lazım mümkün mü?

Yahudiler parıldayan gözlerle Albaya..

- Tabi paşam olur demişler..

Yalnız benim üstlerime danışmam lazım yarın size yanıtımızı bildiririm.. Olumsuz olursa bir özür telgrafı çekerim telgraf gelmezse çok acil bir şekilde bu adrese gönderin kumaşları..

Albay gidince Yahudiler sevinçlerinden ne yapacaklarını şaşırmış.. Ertesi gün telgrafı beklemeden kumaşları gönderilmek üzere paketlemeye başlamışlar..

Postacı sokağın başında görününce pek önemsememişler komşulardan birine gelmiştir diye ama kendi kapılarından içeri girince kanları donmuş kalakalmışlar..

Buyurun acil telgraf var demiş postacı.. Korkarak açmış bir tanesi okumasıyla bağırması bir olmuş..
--Müjde Agop müjde... Baban ölmüş..

www.muhsinyazici.com

 
Hitler PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:56

Hitler

Hitler ele geçirilen İngiliz, Fransız ve Yahudi üç esire bir şans tanımak istemiş...

- Size birer soru soracağım, bilirseniz sizi bırakacağım! Demiş.

İngiliz’e sormuş:

- Titanik kaç yılında battı?İngiliz hemen yanıt vermiş:

- 1912Hitler, İngiliz’i göndermiş, Fransız sormuş bu kez:

- Titanik'te kaç kişi öldü?Fransız yanıt vermiş:

- 1050

Hitler,

-"Tamam, sen de gidebilirsin" diyerek Fransız'ı da bırakmış.

Ve Yahudi ye dönmüş:

- Say lan ölenlerin isimlerini!!!

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:28 )
 
Hitler Eline Geçse... PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:56

Hitler Eline Geçse...

İki yahudi esir kampında hergün işkence, ağır çalışma ve hakarete mağruz kalıyorlarmış.

Biri diğerine sormuş:

- Şimdi, Hitler eline geçse ne yapardın?İkincisi:

- Hemen boğazlardım! demiş...

Ya sen ne yapardın?İlki cevap vermiş:

- 50 santimlik demir çubuğun bir tarafını kızdırır, soğuk tarafını Hitler'in k...çına sokardım!

İkincisi:

- Neden soğuk tarafı... diye sormuş.

İlki:

- Neden olacak? Tutup çıkaramasın diye!...

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:30 )
 
İyi Kazanıyorum PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:55

İyi Kazanıyorum

Salamon'un isleri kötü gidiyor, oturup Amerika'daki arkadaşı Mison'a mektup yazıp akıl danışıyor. Aldığı mektupta:- Elinde ne var ne yoksa sat, Amerika'ya gel! diyormuş Mison.

Salamon neyi varsa satmış. Tek oda bir dükkânı varmış, her ihtimale karşı bu kalsın demiş. Karısı Rebecca'yı bırakıp üç beş kuruş da harçlık verip, Amerika’nın yolunu tutmuş. Aylar geçmiş Salamon'dan nihayet bir mektup gelmiş. Şöyle diyor:

- Kuzum Rebecca, Çoktandır yazamadım kusura bakma. Benim burada isler çok iyi. Epeyce bir müddet elimdeki parayla ihale kovaladım. Sonunda, Kore savaşından kalma eski don ihalesine girdim. Tanesini bir dolardan alıp, kısalttırdım, 2 dolara mal ettim ve tanesini 10 dolardan sattım. Buradan kazandığım parayla bu defa Vietnam savaşından kalan eski yatak ihalesine girdim. Eski yatakların tanesini 5 dolardan aldım, üzerine yeni yüz kaplattım, 10 dolara mal ettim tanesini 100 dolardan sattım. Kuzum Rebecca, durum simdi çok iyi, dükkânı sat acele yanıma gel!

Rebecca yanıt vermiş:

- Kuzum Salamon, sen orada, yatak ve don ihalelerinden çok para kazandığını yazorsun. Ben, burada bir tek yatak ile ve de donsuz olarak senden çok kazanorum!!!

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:33 )
 
Amaç Kazanmaksa PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:54

Amaç Kazanmaksa

Salamon, Moiz'e uğrayıp; "İşler nasıl gidiyor?" diye sormuş.

Moiz:

- Bir miktar ayakkabı buldum, satıyorum. Sana da 100 çift vereyim, satıp kazanırsın.

Salamon memnun olmuş, ayakkabı kutularını otomobile yükleyip işyerine gelmiş. Kutulardan birini açtığında ne görsün; ayakkabıların altı yok.

Moiz'i aramış:

- Yahu, bana verdiğin bu ayakkabıların altları yok!

Moiz:

- İlahi Salamon! demiş. Sen o ayakkabıları satmak için mi aldın, giymek için mi?!...

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:41 )
 
Anlaşmanın Sırrı PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:53

Anlaşmanın Sırrı

Birkaç yüzyıl önce Papa bütün Yahudiler ‘in Roma'yı terk etmeleri gerektiğine karar verir. Doğal olarak Yahudi toplumundan büyük bir tepki gelir. Bunun üzerine Papa, Yahudi toplumundan önde gelen birisinin kendisiyle karşılıklı dini bir müzakere yapmasını önerir.

Yahudiler kazanırsa kalacaklar, Papa kazanırsa gidecekler. Yahudiler çaresiz kabul eder ve temsilci olarak Moiz'i seçerler. Ancak Moiz’in Papa ile aynı dili konuşamaması nedeniyle müzakere de konuşmak yerine sadece işaret dilinin kullanılmasını teklif ederler. Papa kabul eder. Müzakere günü geldiğinde iki taraf karşılıklı yerlerini alırlar ve karşılıklı olarak bir sure bakıştıktan sonra:- Papa elini kaldırarak 3 parmağını gösterir.

- Buna karşılık Moiz tek parmağını kaldırır.

- Papa parmaklarını sallayarak basının etrafında çevirir.

- Moiz ise parmağıyla yeri işaret ederek oturduğu yeri gösterir.

- Papa yanındaki çantadan bir parça ekmek ve şarap çıkartınca...

- Moiz de bir elma çıkartır.Bunun üzerine Papa ayağa kalkarak:

- Ben pes ediyorum, Yahudiler kalabilirler, der.Müzakere sonrasında Papa'nın etrafına toplanan kardinaller Papa'ya ne olduğunu sorduklarında Papa:

- Ben önce 3 parmağımı gösterip Kutsal Üçlüyü işaret ettim, buna karşılık o bana tek parmağını gösterip her iki dinin de tek Tanrı'yı tanıdığını söyledi. Ben parmaklarımı sallayıp başımın etrafında çevirerek Tanrı'nın bizim etrafımızda olduğunu gösterdiğimde, o da oturduğu yeri işaret ederek Tanrı'nın onların durduğu yerde de olduğunu işaret etti. Ben kutsal ekmek ve şarap çıkartıp tanrının bizim günahlarımızı bağışladığını göstermek istediğim zaman da hemen bir elma çıkartıp bana ilk günahı hatırlattı. Adamın her şeye bir cevabı var. Ne yapabilirdim ki?Aynı sırada Yahudi cemaati de Moiz'in etrafını sarmış ona nasıl başardığını soruyorlardı

Moiz:

- Önce bana 3 parmağını gösterip 3 gün içinde burayı terk etmemizi istedi, ben de ona bir tekimizin bile ayrılmayacağımızı söyledim. Sonra bütün şehrin Yahudiler'den temizleneceğini söyledi, ben de, hiç bir yere gitmeyip olduğumuz yerde kalacağımızı söyledim!"

Sonra ne oldu?" diye kalabalık heyecanla sormuş.

- Vallahi, sonrasını ben de pek anlamadım. Adam biraz hiddetlendi ve öğle yemeğini çıkarttı. Bunun üzerine ben de benimkini çıkarttım. Hepsi bu!

www.muhsinyazici.com 

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:44 )
 
İlahi Eleni... PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:50

İlahi Eleni...

Agop ile Eleni evlenirler. Cicim ayları bittikten sonra Agop; eve gelip koltuğuna kurulur kurulmaz gazeteyi yüzüne çekip Eleni'yle hiç ilgilenmez olmuş. G

ünlerden bir gün Eleni Agop'tan ilgi beklentisi ile;

- Bre Agop! Mutfağın penceresi bozuldu... Yaparsın?

Agop, gazeteyi yüzünden indirmiş, gayet sinirli bir şekilde;

- İlahi Eleni, ben pencereci?

Ertesi gün Eleni yine ilgi görmek umuduyla;

- Bre Agop, mutfakın musluğu bozuldu yaparsın?

Agop;

- İlahi Eleni, ben muslukçi?

Bir sonraki gün;

- Bre Agop, tuvaletin sifon bozuldu, yaparsiinn?

- İlahi Eleni, ben tamirci?

Ertesi gün eve gelen Agop bir bakar ki her şey tamir edilmiş.

- Kuzum Eleni bunları sen yaptın?

Eleni:

- Hayri! Komsumuz Salamon'a rica etmişim o yapmış.

Agop:

- O çıkarcı herif bunların karşılığında ne istedi peki?

Eleni:-

Ya bana bir pasta yaparsın ya da birlikte yatacağız!

Agop merak içinde sorar:

- Pastasını yaptın, değil?

Eleni:

- İlahi Agop, ben pastacı?

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:47 )
 
Salı PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:49

Salı

Bir Yahudi, bir Hristiyan ve bir Müslüman kimin daha çok dindar olduğuna dair tartışıyorlarmış.

-"Çölün ortasında devemin üzerinde gidiyordum" demiş

Müslüman.

-"Aniden, nereden geldiği belli olmayan çok büyük bir kum fırtınası koptu. Devemin yanına uzandım, deveyle birlikte kumlara daha çok gömüldükçe, gerçekten sonumun geldiğini düşündüm. Ama, Allah'a inancımı yitirmedim. Dua ettim, dua ettim ve aniden etrafımdaki on millik alanda fırtına durdu ve ben köyüme dönebildim."

Hristiyan ,

-"Bir gün okyanusta küçük bir kayıkta balık tutarken, dev bir fırtına koptu. 2 metre boyunda dalgalar! Gerçekten sonumun geldiğini sandım. Tanrı'ya dua ettim, dua ettim ve sonra etrafımdaki on millik alanda fırtına dindi, ben karaya çıkabildim."

Yahudi anlatmaya başlamış.

-"New York şehrinin ortasındayken, yerde siyah bir çanta gördüm. Çantanın içine bakınca parayla dolu olduğunu gördüm. Cumartesi günü olduğundan ve bizim bu kutsal günümüzde paraya el sürmemiz yasak olduğu için, gerçekten sonumun geldiğini düşündüm. Ama inancımı yitirmedim. Dua ettim, dua ettim ve aniden, etrafımdaki on millik alanda "Salı" oldu."

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:49 )
 
2. Dünya Savaşı PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:49

2. Dünya Savaşı

2. Dünya Savaşında 2 Yahudi, Almanlara esir olmuştur. Bunlardan biri diğerine kendilerini ne yapacaklarını sorar.

O da başlar anlatmaya:

-2 ihtimal var ya bizi öldürürler ya da esir kampına yollarlar. Öldürürlerse sorun yok, kampa gidersek 2 ihtimal var ya kurşuna diziliriz ya da gaz odasında öldürülürüz.

Kurşuna dizilirsek sorun yok, gaz odasına gidersek 2 ihtimal var bizden ya sabun yaparlar ya da kâğıt.

Sabun yaparlarsa sorun yok, kâğıt yaparlarsa 2 ihtimal var ya gazete kâğıdı oluruz ya da tuvalet kâğıdı. Gazete kâğıdı olursak sorun yok, tuvalet kâğıdı olursak işte o zaman b...ku yedik.

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:50 )
 
Dua Etme! PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:48

Dua Etme!

Küçük İzhak koşarak sinagoga gelmiş fakat tam girecekken kapıda haham İzhak'ı çevirmiş:

- Giriş 10 şekel!

- Yanımda hiç param yok sayın haham.

- O zaman giremezsin!

- Ama ben sadece ağabeyimin içeride olup olmadığına bakacağım!

- İyi peki gir o zaman... Ama sakın dua etme!

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:56 )
 
Kim Bakıyor? PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:47

Kim Bakıyor?

İzhak ölüm döşeğindedir. Zorlukla etrafında hazır bulunan akrabalarına seslenir:

- Moiz burada mı?

- Burada baba!

- Ya Rebeka?

- Burada!

- Levi?

- Buradayım baba!

- Salamon?

- Ben de buradayım baba!

- Yahu o zaman dükkana kim bakoooor?..

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:57 )
 
Ya Kazanırsak PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:47

Ya Kazanırsak

İsrail parlamentosunda bir savaş ilanı oylamaya konulacakmış.

Bu duruma göre ABD'ye savaş açılacak, savaş kaybedilecek ve Japonya örneğinde olduğu gibi askeri masraf yapılmayarak kısa sürede zengin olunması planlanıyormuş.

Tam oylamaya geçileceği sırada bir parlamenter sormuş:

- Peki, ya savaşı kazanırsak?

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:54 )
 
Müsrif PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:46

Müsrif

Salamon be! Benim hanım çok müsrif, para yetişmiyor. İnanamazsın, Pazar günü benden 200 frank istedi, Pazartesi 300, Salı 400, Çarşamba 500, Perşembe 800, dün de 1000 frank!...

- Acıdım sana be Mison. Nereye harcıyor bu kadar parayı?

- Ne bileyim ben, verdiğim yok ki!...

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:54 )
 
Koy Yerine PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:45

Koy Yerine

Salomon tatile çıkmış, ortağını arıyor:

- İşler nasıl? Her şey gayet iyi, ancak sana kötü haberlerim var.

- Ne oldu?

- Soyulduk!..

- Saçmalama Mison, aldıklarını yerine koy!!!

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:56 )
 
İhbar PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:43

İhbar

KGB karargâhındaki telefon çalmış:

- Alo?.. Komşum Salamon bir devlet düşmanı.. Odunluğunda deklare edilmemiş elmaslar saklıyor!

- Not edildi, merak etmeyin.

Ertesi gün KGB Salamon'un evini basmış. Odunluğa dalmışlar. Tüm odunları kırmışlar, içlerine bakmışlar. Bir tek elmas bile bulamamışlar. Salamon'a sövmüşler ve gitmişler.

Akşamüzeri Salamon'un telefonu çalmış:

- Alo... Ben Moşe... KGB geldi mi?..

- Geldi!

- Kışlık odunlarını kırdı mı?..

- Kırdı...

- O zaman telefon etme sırası sende... Sebze tarlamın ekim için çapalanması gerek...

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:55 )
 
Zam PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:42

Zam

Kalabalık bir İETT otobüsünde Haykanuş arkasındaki adama:

-"Noolorus bre habire arakamdan yüklenooorsun" der...

Genç adam gayet sakin:

-"Otobüs hanımcığım, fren yapınca yani şey pardon." der.

Az sonra kadın yine uyarmak zorunda kalır:

-"Bre yüklenip duroorsun!"

Genç adam yine sakin sakin:

-"Madam fren, otobüs fren yapınca..." derken, kadın sözünü keser:

-"İyi de o pantolunundaki sertlik noolooor?"

Bizimki yine yüzsüz yüzsüz:

-"Madam maaşımı yeni aldım onlar para tomarı" diye yanıt verir.

Haykanuş da boş durmaz:

-"Bre bu nasıl maaştır, Taksim'den beri her frende zam gelorrrrrr!"

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:59 )
 
Yanlışlıkla PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:42

Yanlışlıkla

Eczacı Levi alı al moru mor İzhak'ın kapısını çalmış. 

İzhak:

- Ne oluyor Levi, nedir bu telaş?

Levi:

- Sorma İzhak! Ben bugün sana mide ilacı veriyorum diye zehir vermişim!

İzhak:

- Eyvah!.. Ne olacak şimdi?

Levi:

- Ne mi olacak? 5 lira daha vereceksin!!!

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 07:02 )
 
Bulana PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:41

Bulana

Moiz alı al moru mor kafeye girmiş ve:

- Cüzdanım kayboldu. Bulana 10 şekel vereceğim!

Kalabalıktan bir ses yükselmiş:

- Benden 20!

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 07:03 )
 
Telaviv Radyosu PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:41

Telaviv Radyosu

Merhaba burası orta dalga Telaviv radyosu.

Yayınlarımızı Fm bandı 88.00 khz'den de alabilirsiniz, haaadiiii 86.5 olsun, soooon 85, şimdi haberler.

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 07:04 )
 
Paylaşalım PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:40

Paylaşalım

İzhak sürekli edebiyat dersinden kötü not almaktadır.

Sonunda babası onu motive etmek için yeni bir yol bulur ve İzhak'a:

- Bundan sonra alacağın her iyi not için sana 100 dolar vereceğim! Der.

Ertesi gün İzhak gider ve edebiyat öğretmenine:

- Yazılı başına 50 dolar kazanmak hoşunuza gider mi?

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 07:50 )
 
Spekülatör PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:38

Spekülatör

Spekülatör Salamon gazete okurken, karısına dönerek:

- Venezüella’da volkan patlamış!

Karısı:

- Bu bizim için iyi mi?

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 07:51 )
 
İtiraflar PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:36

İtiraflar

Moiz ölüm döşeğinde ortağı Salomon'u yanına çağırır:

- Sana itiraf etmek istediklerim var! 20 sene evvel kasadan paraları alan, depodan mallar çalıp kendi hesabıma satan, karını ayartan hep bendim.

Salamon:

- Üzülme Moiz artık hepsi bitiyor. Bu arada makarnana zehiri koyan da bendim!!!

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 07:51 )
 
Anlayış Farkı PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:35

Anlayış Farkı

Hans bir gün eve gelmiş ve ailesi yemek masasındayken:

- Ben bir karar aldım ve Salomon'la evlenmeye karar verdim!

Bunu duyan aile şaşkınlık içinde ve hep bir ağızdan:

- Ne?! Ama o bir Yahudi?!

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 07:52 )
 
Yahudi Kanı PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:33

Yahudi Kanı

Zengin bir Arap kalp ameliyatı geçirecekmiş doktorlar ameliyat sırasında bir tedbir olarak bir miktar kan depolamak istemişler ama bu Arap'ın kanı çok nadir bir kan imiş.

Bütün Dünya’yı arayıp taramışlar ve sonunda Kudüs'te yaşayan bir Yahudi'de bu kanın olduğu anlaşılmış.

Yahudi kanı vermeyi kabul etmiş ve ameliyat yapılmış.

Ameliyattan hemen sonra zengin Arap, kendisine kan veren Yahudi'ye teşekkürleri ile beraber müthiş bir otomobil ve bir milyon dolar para göndermiş.

Bir süre sonra Arap'ın bir kere daha ameliye olması icap etmiş. Doktorlar yine Yahudi'yi aramışlar ve Yahudi de tekrar kan vereceğini söylemiş. Arap yine ameliyat edilmiş. Ancak bu defa kendisine kan veren Yahudi'ye bir teşekkür notu ile bir kutu Şam baklavası yollamış.

Çok daha kıymetli hediyeler ve para bekleyen Yahudi bu işe çok bozulmuş.

Kan verdiği Arap zenginine bir telefon açıp, neden bu kadar cimri davrandığını sormuş. Arap kahkahalar atarak şu yanıtı vermiş:

- Ya habibi, gözümün nuru. Artık damarlarımda Yahudi kanı dolaşıyor!

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 07:06 )
 
Ahlak PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:32

Ahlak

Küçük Salamon, okuldan iki gözü iki çeşme dönmüştü.

Babası, niye ağladığını sorunca hıçkıra hıçkıra yanıt verdi:

- Öğretmen ahlak nedir? Diye sordu. Bilemediğim için bana sıfır verdi.

- İyi etmiş. Öğrenseydin, dedi babası. Gel sana anlatayım, dinle. Mesela, bir müşteri geldi dükkâna, mal aldı. Giderken de içi para dolu cüzdanını unuttu. İşte ahlak burada başlar. Bu cüzdanı ne yapacağım? Yalnız kendime mi saklayacağım yoksa ortağımla mı paylaşacağım?

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:53 )
 
Hristiyan ve Yahudi PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:31

Hristiyan ve Yahudi

Roma'da dünyaca ünlü San Pietro Kilisesi'nde büyük bir pazar ayini...

Görkemli bir dinsel tören. Papa bile katılıyor. Koskoca meydan mahşer yeri gibi. Kilisenin içi de dışı da tıklım tıklım. Bu arada kilise kapısında iki adam özellikle dikkati çekiyor. İkisinin de boynunda kocaman birer levha asılı.

Birinde

-"Ben koyu bir Hristiyan’ım, lütfen bana yardım ediniz" yazılı.

Ötekinde ise sadece

-"Ben koyu bir Yahudi’yim" yazıyor. Tabii ki kiliseden çıkanlar Hristiyan olduğunu ifade eden adama yanaşıyorlar ve ellerini ceplerine atıp cömertçe bir şeyler veriyorlar.

Yahudi olduğunu ifade eden adamda ise siftah yok. Bu arada kiliseden çıkan iyi niyetli biri "Yahudi’yim" yazısı taşıyana sokuluyor:

- Bana bak kardeş... diyor; dürüstlük iyi bir şey, ama binlerce Hristiyan kiliseden çıkarken, senin Yahudi olduğunu böyle aleni olarak ifade etmen kanımca hiç de akıllıca bir hareket değil. Bak kimse sana para da vermiyor zaten. Bence çıkar o yazıyı boynundan, sen de şu Hristiyan gibi...

Deyince... Boynunda "Yahudi’yim" yazılı adam "Hristiyan’ım" yazılı olana dönüp sesleniyor:

- Heey! Salomon! Herife bak be! Gelmiş bize ticaret öğretiyor!...

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:52 )
 
İnce Hesap PDF Yazdır e-Posta
  
Pazar, 02 Ekim 2011 17:30

İnce Hesap

Yakışıklı bir genç ve yaşlı bir Yahudi uzun bir tren yolculuğunda aynı kompartımanı paylaşırlar. İhtiyar biner binmez, genç adam saati sorar, ancak yanıt almaz. Tüm gece süren yolculuk boyunca da hiç konuşmazlar. Ertesi sabah, varış¸ istasyonuna gelmeden önce, ihtiyar:

- Şimdi saat 8.30 oldu! Der.

Genç, şaşkınlıkla:

-Niye ancak şimdi yanıt verdiniz ki?

Diye sorar.

- Bakınız, genç adam; size dün akşam saati söylemiş olsaydım, sohbete başlayacaktık. Bana muhtemelen, benim de gittiğim kente yolculuk ettiğinizi ve belki de oraya ilk kez gittiğinizi söyleyecektiniz. Ben de, iyi bir insan olduğum için, sizi evime davet edecektim. Orada kızım ile tanışacaktınız. Çok güzel bir kız olduğu için, onu kesinlikle beğenecektiniz. Eh, siz de çirkin sayılmazsınız o da sizi beğenecekti. Kuvvetle ihtimaldir ki, bu iş evliliğe kadar gidecekti. Ben de düşündüm:

- "Saati bile olmayan meteliksiz bir damatla, benim ne işim var!..."

www.muhsinyazici.com

Son Güncelleme ( Pazartesi, 03 Ekim 2011 06:51 )
 


mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün206
mod_vvisit_counterDün1138
mod_vvisit_counterBu Hafta3775
mod_vvisit_counterBu Ay32262
mod_vvisit_counter6 Aralık 2008'den Beri2210202
Üyeler : 893
İçerik : 19903
Web Bağlantıları : 6
İçerik Tıklama Görünümü : 6665854

Anket..

Sitemizde en çok hangi bölüm ilginizi çekiyor?
 

Anket...

Ben bir...
 
internet haftasi
e-okul